Spor Yazarı Güntekin Onay, Beşiktaş'ın ihtiyacı olan hoca profilini çizdi.
"Başarı için karizmatik, esnek, egolarla baş edebilecek, hem
Q7 hem Atınç'la diyalog kurabilecek biri olmalı. Yönetim artık kulübün organizasyonunu ve prensiplerini de oturtmalı."
Bir kulüp teknik
direktör seçerken bir çok faktörü göz önünde bulundurmalı. Kulüp hedefleri, takım yapısı, ülke şartları, oyun felsefesi ve kadro kalitesi gibi
unsurlar bunlardan bazıları. Örneğin uluslararası oyuncularınız varsa getireceğiniz teknik adam da bu düzeyde olmalı. Genç ve deneyimsiz oyuncularınız
varsa tercih farklı olmalı..Yabancı sayısı, yabancıların hangi ülkelerden oldukları, yerli oyuncuların takım üzerindeki etkisi ve ağırlığı bile
önemli. Ve tabii ki de bütçeniz...
Beşiktaş yıllarca farklı modeller ile farklı arayışlara gitti. Tigana'sından Del Bosque'sine,
Denizli'sinden Schuster'ine Carvalhal'ından Rıza Çalımbay'ına Ertuğrul Sağlam'ına... Hiçbiri uzun süre çalışma şansı bulamadı, hepsi farklı ekollerden
farklı fikirlerlerle futbola bakan teknik adamlardı.
Kısa vadede başarı hedefleniyorsa Mustafa Denizli gibi pragmatik ve deneyimli bir teknik
adam şart. Beşiktaş'ın teknik adamdan önce çözmesi gereken önemli sorunları var. Mali ve idari sorunlardan söz etmiyorum. Önce kulübün organizasyonu,
prensipleri ve ilkeleri oturmalı. Bu vizyon, akıl ve bilgi ile çözülecek bir sorun. İbrahim Altınsay bu sorunu çözebilir.
Sonra Futbol
takımını disipline edecek, hedefe odaklayacak, oyuncu grubuna, medyaya ve taraftara güven verecek bilgili, çalışkan ve deneyimli biri olmalı teknik
adam. İnanan ve inandıran, karizmatik, egolarla baş edebilecek, esnek ve uyumlu biri. Liderlik vasıfları olan, yönetebilen hem Quaresma ile hem de
Atınç ile diyalog kurabilecek biri olmalı.. 4-4-2, 4-3-3'den önce bunlar hesaba katılmalı.
Slaven Biliç cazibesi olan genç bir teknik adam.
Hırvat milli takımındaki çizgisiyle hep dikkat çekti. Split'li olduğu için bir Akdenizli, Hırvat olduğu için de bir Avrupalı..Hukuk mezunu, 4 dil
konuşuyor. Almanya ve İngiltere'de futbol oynadı. Hırslı ve gelişmek isteyen bir teknik adam. Kendisi ile ilgili hep pozitif şeyler duyduk, gördük ve
okuduk. Hatta adı Redknapp'den sonraki teknik direktör adayı olarak Tottenham için geçiyor. Buraya kadar herşey iyi. Ancak Hırvat milli takımı dışında
önemli bir kulüp deneyimi yok.Milli takım ve kulüp takımı çalıştırmak çok farklı şeyler. Hajduk Split'deki kısa süreli görevi saymazsak -ki kendi
kulübüydü- bu önemli bir soru işareti. Bunun dışında Türkiye'de oynanan futbolun yapısı yabancı teknik adamları zorluyor. Son dönemde sadece savunma
profesörü olarak bilinen çok tecrübeli Hector Cuper başarılı oldu. Türkiye'de farklı bir futbol felsefesini adapte etmek zor ve zaman istiyor. Ayrıca
kadro yapısı farklı kültürlerden oyuncuları barındırıyor. Mesela Portekizli oyuncular problemli. Kendi dillerini konuşan aynı menacerin getirdiği
Carlos ile bile geçinemediler.
Tüm bunların dışında yabancı-yerli teknik adam tartışmasına katılmıyorum. Doğru-yanlış, iyi-kötü veya
yeterli-yetersiz tartışması yapılabilir.

Milan, ligde tek golle kazandı

Vitor Pereira, ateş hattından çıkardı!

Cremonese - Torino maçı başladığı gibi bitti

Roma, Olimpico'da 1 puanı kurtardı

Leipzig, Frankfurt engelini de aştı!

Napoli yenildi; Inter geri sayıma geçti!

Marsilya'ya Lorient darbesi; ilk 4 tehlikede

Hull City nazara geldi, kazanamıyor!

Leeds United'dan dev adım!

Bournemouth'a yan bakılmıyor



















