Maçtan önceki düşüncemiz, iki takımın hocasından ötürü tam körler sağırlar birbirini ağırlar şeklinde bir maç olacağıydı. Bellediğimiz oldu, bir büyük maça yakışmayacak şekilde kalitesiz bir maç izledik. İki takımda organize olmak adına hiçbir şey yapmadılar, orta alanda rakiplerinden kaptıkları toplar ile tehlikeler geliştirmeye çalıştılar. Aslında bir Türk sporsever olarak baktığımızda dramatik bir maçtı, yani kendi ligimizin en büyük takımlarından ikisi sahada ama sahada futbol ve taktik adına hiçbir şey yoktu.
Genelde orta sahada kör dövüşü şeklinde geçen maçta, rakip sahaya inildiğinde usta ve yetenekleri ayakları daha fazla olan Beşiktaş rakibine bir üstünlük sağladı. Delgado yine kayıpları oynarken, Beşiktaş rakip kalede Ricardinho ve Bobo ile etkili oldu. İkinci yarıda oyuna giren Burak’ı ben futbolu özlemiş olarak gördüm. Delgado’dan daha etkili ve diri gözüktü, hele o ilk maçlarda rakip kaleye dikine gidebilen bir Burak her zaman bu takımda oynar. Delgado’nun çıkması diğer bir faydası ise Ricardinho’nun daha fazla topla buluşması oldu. Bundan sonraki haftalarda maça Burak ile başlayan, sonraları bir itici güç olarak oyuna alınabilecek bir Delgado Beşiktaş’a daha büyük faydalar sağlayabilir.
Orta alanda Koray ve Serdar’ın tutuk gözükmesinin sebebi, Galatasaray’ın belki de ayakta kalan tek bölgesi olan orta alanda Mehmet, Ayhan ve Okan ile üç karşı iki şeklinde savaşmaları oldu. İbrahim Üzülmez son haftalardaki durgun oyununa devam etti, sağ kanatta Mustafa Doğan her zamanki gibi her şeyini sahaya yansıtarak tribünler alkış aldı. Nobre ve Baki hep bildiğimiz gibi, Nobre’nin rakibi yıpratması sayesinde Bobo topla çok rahat bulaşabiliyor, hiçbir şey yapmamış gibi gözüktüğü bu maçta bile Nobre’nin takıma katkısı pozitif oldu. Gelelim Baki’ye, hep söylüyorum ve artık bundan sonra sürekli söyleyeceğim, Baki Beşiktaş’ın oyuncusu değil. İyi niyetli olabilir ama bu takımda asla yeri yok. Duygusal bir seyircisi olan Beşiktaş tribünleri herkesin dalga geçtiği Runje’yi koruyor ve destekliyor gibi gözüküyor ama onlarda biliyor ki Runje’de Beşiktaş’ın oyuncusu değil. İbrahim Toraman bence dün gece Beşiktaş’ın iyisi idi, hatasız oynadı, arkadaşlarının kademesine girdi, aklıma eski günlerde Türkiye’nin en iyi stoperlerinden biri olan Toraman geldi. Tigana biraz izin verirse Toraman takımına katkısı yine çok fazla olacaktır.
Haftalar sonra Tigana oyuna yaptığı değişikler ile müdahale etti, herhalde Galatasaray’ın hocası Gerets’i gözüne kestirmişti. Maçın sonlarına doğru oyuna giren İbrahim Akın’ı durdurmak adına Tomas’ın sağ kanada çekilmesi Beşiktaş’ın ekmeğine yağ sürdü. Bu kadar paralar harcayan, bu kadar büyük taraftar kitlelerinin peşinden koştuğu takımlarınızın bu acemi ve iş bilmez hocalar tarafından bu hallere düşürülmesi beni gerçekten üzüyor. Bu gece kötünün iyisi olan Beşiktaş maçı aldı ve haftalardan beri sürekli arkasında kaldığı Galatasaray’ın önüne geçti, ve uzun süredir uzak kaldığı ikincilik koltuğuna oturmasını bildi. Beşiktaş’ın Tigana ile bu seneki gerçekçi hedefi zaten ikincilik. Deplasman fobisini yenebilen bir Beşiktaş, en azından bu güzel seyircisinin hak ettiği şampiyonlar liginin anahtarını onlara hediye edebilir.
Karakartal mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Atletico Madrid'de Griezmann yerine Brandt

Athletic Bilbao'da Terzic ile sözlü anlaşma!

Barcelona'da Lamine Yamal sezonu kapattı

Arda Güler sakatlandı: Dünya Kupası tehlikesi

Barcelona kazandı ama Yamal'ı kaybetti!

Manchester City lider oldu, Burnley küme düştü!

PSG'den ligde rahat galibiyet!

Chelsea'de 114 yıl sonra kötü tablo: Ayrılık açıklandı!

Tottenham'dan kriz hamlesi: Psikolog aranıyor

Juventus, Alisson Becker'le söz kesti




















