Bu haberi yazdır
BENİM MİLLİ TAKIMIM…
 
Milli takımımız alınan yönetimsel kararlar sonucunda dibe vurmuş bir şekilde duruyor. Takımların başındaki kişiler sadece ben yaptım oldu demek adına her istediklerini yapıyorlar, sonra da başarısız olunca o görevden alınıyorlar. Peki, her şey bu kadar basit mi, yani bu takımın asıl sahiplerinin hiç söz hakkı yok mu?

Milli takımımın şu anki teknik direktörü Fatih Terim, sanki teknik adam değilmiş de, Chelsea kulübünün sahibi Rus milyoner Abramovich gibi, bu takım benim, her istediğimi yaparım havasında, hepimizin takımı olan milli takımımıza zarara veriyor. Kendi takımlarında kadroya giremeyen oyuncuları milli maçlarda kurtarıcı olarak kullanmaya çalışıyor, 10 gün önce kendi seyircisine dönüp hareket çeken oyuncusunu cezalandıracağı yerde, onu kaptan yaparak, Emre’nin yaptığı hareketin daha okkalısını ben de çekiyorum diye mesaj gönderiyor. Tüm bunlar olurken de takımımız, dünyada adı sanı anılmayan, herkesin averaj takımı gözü ile baktığı takımlara puan kaybetmeye devam ediyor.

Peki, Fatih Terim kim oluyor da, kendinde bunları yapma gücü buluyor? Bizim medyamız değil mi ki, saç tıraşını beğenmediği Şenol Güneş’i dalga geçerek gönderen, daha bir turnuvayı bile bitirmesine izin vermeden Ersun Yanal’ı kovalayarak gönderen… Peki, nasıl oluyor da, yerden yere vurulması gereken Fatih Terim’e en ufak bir eleştiri geldiği anda, milli takım kampları basına kapatabiliyor, herkesin milli takımı olması gereken takımımızı bizden uzaklaştırıyor ve bize düşman yapıyor.

Etrafımda acaba milli takım bu maçı kazanamasa da, bu adamalar bir ders mi alsa diyen insanların sayısı çoğalmaya başladı, ne oluyor, nereye gidiyoruz, buna dur diyecek kişiler nerede? Diğer taraftan yarın öbür gün, bize iki beden ufak olan bu gruptan çıkarsak, büyük bir başarı(!) sağlamış olan Fatih Terim ve ekibinin tüm bu yaptıkları doğru hareketler mi olacak?

Bu takım hepimizin, bu forma bizim, asla kimsenin tapulu malı değil. Kimse kabadayı ağızları ile sadece ben yaptım oldu diyerek bu tip işleri yapamaz. İki gün sonra Yunanistan maçımız var, hala federasyon yetkilileri çıkıp, aman taşkınlık yapmayın, aman sahaya bir şey atmayın diye seyirciyi uyarıyor. Şunu unutuyorlar ki bu takımın tüm dünyaya rezil olmasını sağlayan, bu takımın o kadar maç ceza almasına neden olan kişiler, maaşları veya primleri federasyon tarafından verilen Fatih Terim ve ekibidir. Uyarılması ve “ders verilmesi” gereken kişiler kapılarının önünde duruyor. Benden hatırlatması…

Not: Bu olaylar olurken federasyonumuz yine üç maymunu oynuyor. Peki, şimdi buradan soruyorum, yarın öbür ligimizde bir futbolcu kardeşimiz attığı bir gol sonrası tribünlere dönüp, mili takım kaptanını örnek alıp(!), aynı el kol hareketlerini yaparsa, acaba buna federasyonumuz bir ceza verebilecek mi? Yoksa bu hareketler futbolun içinde olan, ama bizim bilmediğimiz tarzda hareketler olduğu için cezasız mı kalacak?

“Fikri gelişmeye olduğu gibi, bedeni gelişmeye de önem vermek ve özellikle milli karakteri derin tarihimizin ilham ettiği yüksek derecelere çıkarmak lazımdır. Başarılı olmak için her türlü yardımdan çok bütün milletçe sporun esasını, değerini anlamak ve ona kalpten sevgi göstermek, onu vatani vazife saymak lazımdır.

BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK VE AYNI ZAMANDA AHLAKLISINI SEVERİM.”

M.KEMAL ATATÜRK

Karakartal mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Bizi Takip Edin
Karakartal Twitter Karakartal Facebook Page Karakartal RSS Karakartal İphone Karakartal Mobil
En çok okunan haberler
AVRUPA'DAN FUTBOL
En çok yorumlanan haberler