* * *
Beşiktaş taraftarına uzaylı gözüyle bakma modasının mucidi Aziz Yıldırım'dır. Tanıtayım size; kendi futbolcusunun kendi tesislerinde dayak yemesine göz yuman, canlı yayın basan, icabında gazeteci tehdit eden, gözdağı veren, özellikle kaybettiği derbilerden sonra gündem saptırmak için her türlü etik kostümlere bürünebilen, devletin koskoca bakanı, başkanı vs. gibi her türlü saygın kılınması gereken mercilerine, tavla arkadaşına seslenir gibi hitap edebilen, kara listeleri ve susturucuları olan, Beşiktaş seyircisinin üzerine kendisine küfür edildiği gerekçesiyle tabancalı korumalarıyla yürüyen, şeref tribününde gazeteci yumruklayan, kameraman kovalayan Türk futbol tarihinin en saygın ve centilmen insanlarından Özhan Canaydın'a küfür edilmesinden haz duyan ve en önemlisi "Ben istersem küfür olur istemezsem olmaz" diyerek koskoca Fenerbahçe'nin koskoca taraftarını emir eri gibi gören bir başkan. Normal; zira kendisi gerçekten 'mutlak ve tek' adam olarak yönettiği kulübü ihtirasla seven çok hırslı çok güçlü bir insan. Fenerbahçe bir 'global kupa' kaldırdığında, ki ben de çok isterim, mutluluktan çocuk gibi ağlayacağından eminim.
* * *
Türkiye'de temiz ve adil bir rekabet olmasını ilk başta yöneticiler istemiyorlar. Gönüllerinden geçiyordur belki ama durum pratik gerektirdiğinde kısa ve kabaca 'popülist' davranıp çelişiveriyorlar. Spor basınında 'temiz ve adil rekabet'i önemseyen, inanan ve periyodik olarak işleyen çok az isim var. Attila Gökçe, Ercan Güven gibi değerli isimlerin dışında, hemen aklıma gelmeyecek kadar az. Bunu da anlamak mümkün. Burada sadece skora dayalı teknik yazılar yazıp teknik direktörcülük oynayan futbol yorumcularına hiç değilse bazı hassas konularda duyarlı olmak gibi önemli bir görev düşüyor.
* * *
Mehmet Demirkol geçen hafta garip bir yazı yazmış ve 'Beşiktaş seyircisi neden kombine alır ki?' diye sormuş. Anlaşılan sezon boyunca seyircinin çok olaylar çıkarıp sahayı kapatacağından emin. Yazdığının açılımı bu. Kombineleri olduğu halde Everton hazırlık maçında içeri alınmayan Fener seyircilerinden falan da bahsedip toparlamaya çalışmış ama iki tespitin birbiriyle ilgisi yok. Yazıda mantık hatası, yazıda çok soyut bir sorgu var 'Neden ben?' kadar cevapsız ve tehlikeli bir soru. Rencide edici... Kinaye dozu kaçmış. Üzerine bir dolu söz söylemeyi ve Beşiktaş taraftarını sanki bu ülkenin insanı değilmiş gibi algılatmak isteyen öcü yaratıcılarına bilmedikleri şeyleri öğretmeyi gereksiz kılacak kadar üzücü ve iştah kaçırıcı bir yazı.. Sevgiyi sorgulamak ağır iş. Sahaya giren, sahaya pet şişe atan seyirci kılıklı birkaç ruh hastası ile kocaman koskocaman bir 'sevdalı korosu'nu aynı safta görmek büyük sorumsuzluk. Aklı selim gibi duran, iyi bir futbolsever olduğu tartışılmaz bir yorumcu ile fanatik bir başkanı aynı safta görmek çok üzücü. Buyrun bu maç siz çok istiyorsunuz diye seyircisiz oynansın, biri diğerini yensin, ne fark eder.
* * *
Bu yazının şarkısı 'Bizimkisi bir aşk hikâyesi, Siyah-Beyaz bir film gibi biraz', türküsü 'Tiridine tiridine bandım, tribüne tribüne yandım.' DJ Mehmet remix. Şarkılarınız susmasın.
Feridun Düzağaç / Radikal

Inter'den haftanın maçında geri dönüş!

Manchester City kan kokusunu aldı!

Stuttgart 4 attı, 3'üncü sıraya yükseldi!

Muriqi tarihe geçti; Mallorca ateş hattından çıktı

Tottenham kabustan uyanamadı!

Vitor Pereira, Nottingham'ı tutmak için savaşıyor!

Napoli, Parma deplasmanında puanları paylaştı!

Real Betis galibiyet hasretine son veremedi!

Ozan Kabak sözleşmesini uzatma kararı aldı!

Acun Ilıcalı'dan Lundstram'a tepki!




















