Geçen sezonun sonunda, Sivasspor bence üçüncü olmalıydı gibi hiçbir desteği olmayan, garip bir savı Uğur Meleke ortaya atmış, sonra arkasına yaslanıp olanları keyif ile seyretmişti, ya yaptığı işe saygısı yoktu, ya hiçbir kural kitabını okumamıştı ya da amacı sadece herkesin söylediğinin tersini söyleyip biraz reyting kazanmaktı. Amacı ne olursa olsun komik duruma düşmesi sanırım umurunda bile değildi.
Mehmet Demirkol'un yazılarından birini bir okurum bana göndermiş ve okumamı istemişti. Yazısını okurken yazıyı sonuna kadar okumak içimden gelmiyordu ama okurumu kıramadım ve zorla da olsa yazıyı sonuna kadar okudum. Yazısının ortalarında Hıncal Uluç'a sataşmaya çalışmış, yine klasik taktiğini deneyip reyting avına çıkmıştı. Belki de onun NTV'de sunduğu programda sürekli olarak onu baskı altına alan ve programdan uzaklaştırılmasını sağlayan Hıncal Uluç'tan bir intikam alma peşinde idi. Ne için ve neden böyle bir saldırıda bulunduğu beni pek ilgilendirmiyor, beni asıl ilgilendiren kısmı ise yazısının son bölümü…
Yazının son bölümünde belki de herkesten çok benim eleştirdiğim Beşiktaş yönetimine yükleniyor, onları sürekli olarak laflarını yemek ile suçluyordu. Bir spor yazarı, hele hele Fenerbahçe'li spor yazarı olarak bu işe soyunan Demirkol, bu tip yorumlar yaparken önce kendi kapısının önüne bakmayı öğrenecek. Yönetime yaptığı eleştirilerin belki de kat kat fazlasını ben yapmışımdır ama dışarıdan birisi olarak Beşiktaş'ı eleştirirken, insan bir yazacak on düşünecek. Neden mi düşünecek? Sözünden dönmenin öncülüğünü yapan Fenerbahçe yönetimini düşünecek. 2006 yılında Fortis Türkiye Kupası finalinde Beşiktaş'a kaybeden Fenerbahçe yönetimi, o günden sonraki tüm kupa maçlarına PAF takımları ile çıkacaklarını açıklamışlardı. Tabi sonraki senelerde yine as takımları ile maçlara çıktılar ve ile yıllardır alamadıkları kupayı almaya çalıştılar ama henüz o başarıya ulaşamadılar. Bu konuya parmak basan ne bir yazar var ne de dürüstlüğün ve araştırmacı gazeteciliğin öncüsü(!) Demirkol'un bir yazısı var. Konu Beşiktaş ve yönetimin yaptığı PAF takımı açıklaması olunca, aradan aylar geçse bile Demirkol bu konuyu bir türlü aklından çıkartamıyor. Unutmadan aynı kupa maçında Fenerbahçe yönetimi ve futbolcuları kazananı tebrik etmek şöyle dursun, sporun ruhuna aykırı bir şekilde ikincilik ödüllerini almadan stadı terk etmişlerdi. Mehmet Demirkol bu konu ile ilgili o ertesi günkü maç yazısında ne mi yazmış? Siz yorulmayın ben sizin yerinize şöyle bir araştırdım, maalesef sporun ruhunun koruyucusu(!) Sayın Demirkol bu noktaları görememiş olsa gerek ki, bu konular ile ilgili yazısında tek bir kelime bile yok.
Beşiktaş yönetimi kötüdür, eksiktir, şöyledir böyledir… Herkes ağzına geleni söylemekte tabi ki serbest, ama konu Beşiktaş'ın önünü kesmek olunca tüm yazarlar sanki sözleşmiş gibi konuşması, Beşiktaş köşelerinde yazan yazarların ise bu olaylar karşısında pısırık bir tutum izlemeleri inanılır gibi değil. Dün gibi aklımda, bir firma İnönü Stadı'na sponsor olmak için başvurmuş, maddi yönden Beşiktaş'ı rahatlatacak olan bu girişime herkes karşı çıkmış, hatta ayıplamıştı. Şimdi Galatasaray kulübünün kurucusu olan, Ali Sami Yen ismini statlarından bir şark kurnazlığı ile atan, yeni statlarına uyduruk Aslantepe gibi komik bir isim takıp, sonra da o komik ismi bir sponsora satanlara kimse çıkıp da bir laf etmiyor.
Takım yazarlığını asla savunmuyorum ama eğer ben takımlar üstü bir yazarım diyorsanız, ona göre davranmanız gerekiyor. Sadece işinize gelenleri görüp, işinize gelmeyenleri görmezden gelirseniz, bırakın takımlar üstü bir spor yazarı olmayı, komik bir yazar olmaktan öteye geçemezsiniz. Eğer çıkıp ben reyting için her türlü rezilliği yaparım diyorsanız, o zaman sizin yolunuz açık olsun AMA misyonunuz ne olursa olsun kimse Beşiktaş adı ve tarihi ile dalga geçemez. Kimse sebebi ne olursa olsun, Türkiye'nin en eski ve en büyük kulübü Beşiktaş'a “Basiretsizlik Jimnastik Kulübü” diyemez, ama ben dedim oldu derse de, hak ettiği cevabı en ağır şekilde alır.
Son sözüm : “Herkes haddini
bilecek!”

Barcelona'da Frenkie De Jong şoku!

Bayern Münih'te Kim Min Jae kararı

Liverpool'dan Inter'e Jones şoku!

Acun Ilıcalı'dan transfer açıklaması

Roma, Dybala ile nikah tazeledi!

Ferran Torres için 50 milyon euro

Acun Ilıcalı'nın yeni hedefi Nestory Irankunda

Paulo Dybala, Roma'ya imzayı atıyor

Juventus'ta hedef Fikayo Tomori

Hull City'den anlaşma: Elliot Stroud























