Bu haberi yazdır
Karanlığın ardından
Yusuf Şimşek'ten, bir konudan ötürü özür dilemek istiyorum...  
Kaynak : Bugün
Karanlığın ardından
Tüm Beşiktaşlıların çekinerek baktığı Kocaeli deplasmanı öncesi aslında ben Beşiktaş adına galibiyetten çok emindim ama maçın başlamasıyla beraber yanıldığımı görmüş oldum.

Maça 1-0 geride başlayan Beşiktaş skorun da getirdiği dezavantaj ile erken paniğe kapıldı ve şuursuzca rakibinin üstüne gitmeye başladı. Her iki yarıda nerdeyse Kocaeli’nin sahasında oynayan maçta Beşiktaş hem pozisyon üretemedi hem de kontralarda rakibine ciddi pozisyonlar verdi. İbrahim Toraman’ın eksikliğini ciddi şekilde hisseden Beşiktaş defansı zor anlar yaşarken, hücum hattındaki oyuncular (Yusuf hariç) sanki birbiri ile ilk defa oynuyormuşcasına acemi bir görüntü çizdiler.

Beşiktaş adına futbolun taktik teknik kısmındaki tüm bu olumsuz tabloya rağmen sahada şampiyonluğa yakışan bir takım vardı. Geriye de düşseler, kötü futbol da oynasalar sahadaki takımların adını ve rengini bilmeyen dünyanın en ücra köşesinden tarafsız bir adam gelse çok rahatlıkla, “bu siyah beyaz formalı olan büyük takım” diyebilirdi.

Peki, nasıl oluyor da bu olumsuz tabloya rağmen Beşiktaş sahada büyük takım gibi durabiliyor? Bunun en büyük sebebi Mustafa Denizli’dir. Beşiktaş puan durumunda 6. sıradayken bile çıkıp biz şampiyonluğun en büyük adayıyız diyebildi ve daha önemlisi takımına buna inandırdı. Bunların üzerine bir de Beşiktaşlı oyuncular eski senelerde Beşiktaş’ı başarıya ulaştıran takım ruhunu yakalamış gözüküyorlar. Sahaya ilk 11 çıkanlar, sonradan girenler, kulübede sırasını bekleyenler tek yürek olmuşlar. Gol sevinçlerindeki tablolar aslında her şeyi özetliyor. Oyuncuların verdikleri bu birliktelik gösterisi şampiyonluğa giden takımın doğru yolda olduğunun en büyük göstergesidir.

Bir paragrafta Yusuf Şimşek için açmak istiyorum. Transferinin gerçekleştiği gün Yusuf Şimşek için “Beckham Yusuf” benzetmesi yapmış, Beşiktaşlı taraftarlar tarafından bile eleştiri yağmuruna tutulmuştum. Şimdi Yusuf’tan bir özür dilemek istiyorum, o gün bu transferin ne kadar doğru olduğunu söylemeye çalışırken, az bile söylemişim. Yusuf bu iltifattan çok daha fazlasını hak ediyormuş. Ayağına ve yüreğine sağlık, iyi ki gelmişsin…

Bütün bir sezonu yaşadığımız bir güne benzetecek olursak, şuan şafak vakti öncesi oluşan alacakaranlık vakitlerini yaşıyoruz. Hepiniz çok iyi bilirsiniz ki kurtlar tam bu saatlerde ulamaya başlar. Karanlığa gizlenip saatlerce ulurlar, ama güneşin doğması ile beraber hepsi bir karanlık yer bulup saklanmaya çalışırlar. Ne demek istediğimi bugün için anlamamış olabilirsiniz ama önümüzdeki günlerde bu tip ulumalara sık sık şahit olacaksınız. Benden size küçük bir tavsiye; bu seslere kulak asmayın ve canınızı sıkmayın, unutmayın ki güneş artık yavaş yavaş doğmak üzere ve ilk ışıklar ile beraber bu ulutular kaybolup gidecektir.

Kocaelispor’un başında olan Erhan Altın hocayı da ayakta alkışlamak istiyorum. Takımı için ölüm kalım maçlarından birinde Beşiktaş gibi bir rakip karşısında 75 dakika önde oynayıp tartışılabilecek bir penaltı kararı sonrası maçı kaybetmesine rağmen maç sonrası yaptığı konuşmada bir teknik adamın nasıl olması gerektiği herkese gösterdi. Hele bir de ligimizde Kayserispor’un gibi maddi manevi güçlü bir takımın emanet edildiği Tolunay Kafkas ile Erhan Altın’ı kıyasladığımızda bu tip değerli teknik adamlara ne kadar yazık olduğu görüyoruz. Umarız önümüzdeki sezonlarda Erhan hoca gibi hocaların sayısı artarken Tolunay Kafkas gibi teknik adamların sayısı azalır ve ligimizin kalitesi de artmış olur.

Yazının içinde söylediğimiz gibi güneş artık doğmak üzere ve güneşin ilk ışıkları ile beraber Beşiktaş hak ettiği zirveyi alacak ve çok özlediği şampiyonluğu camiası ile beraber kutlayacaktır.Karakartal mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Bizi Takip Edin
Karakartal Twitter Karakartal Facebook Page Karakartal RSS Karakartal İphone Karakartal Mobil
En çok okunan haberler
AVRUPA'DAN FUTBOL
En çok yorumlanan haberler