Bu haberi yazdır
"İpi biz göğüsleriz!" Beşiktaş'ın süper starı Sergen Yalçın, Süper Lig'in falına baktı
 
İpi biz göğüsleriz! Beşiktaş'ın süper starı Sergen Yalçın, Süper Lig'in falına baktı
Kimine göre süper solak. Kimine göre futbolun dahisi. Kimine göre ise onu seyretmek ayrı bir zevk, ayrı bir tat... Beşiktaş’ta parladı, İstanbulspor, Trabzonspor, F.Bahçe ve G.Saray maceralarından sonra 4 büyükte oynayan futbolcu olarak tarihe geçti Sergen Yalçın. Çok sevdiği siyah beyazlı kulübe döndü, anlamlı olan 100. yılda takımının şampiyonluk ipini göğüslemesinde başrolü üstlendi.

Kariyeri başarılarla dolu olan ve futbola başlayacakların gözdesi olan yeşil sahaların yıldızı, bugüne kadar transfer sezonlarında yöneticilerle 5 kuruşluk pazarlık yapmamasıyla da her zaman istenilen futbolcu oldu.

Sergen, Avusturya ve Almanya kampını değerlendiriken, F.Bahçe ve G.Saray’a gönderme yaptı, özel hayatıyla ilgili olarak sürpriz bir açıklama yaptı. Beşiktaşlıların gözdesi bakın neler söyledi: ‘Bir gün Avrupa’nın Türkiye’ye akacağını söylemiştim. Ve dediklerim çıktı. Türkiye’de güçlü yönetimler olduğu sürece dünyada transfer edemeyeceğiniz oyuncu ve teknik adam olmaz.

Bakın Del Bosque ve Carew gibi dünyaca ünlü ve birçok kulübün peşinde koştuğu bu iki insan, Beşiktaş’a geldi. Demek ki, Beşiktaş dünya takımı olurken, kabuk da değiştirdi.

Kamp yaptığımız Almanya’nın Bad Wörishofen Kasabası’nda 40 yaşlarında bir baba elinde çocuğu ile imza almak istiyordu. Antrenmanda ayağıma darbe aldığım için seke seke yürüyordum. Güvenlik görevlimizin de yardımı ile yanıma geldiler. Güler yüzlü baba, bana dönerek, ‘Futbolu severim ama seni tanıdıktan sonra daha çok sevdim. Bir topu, bir takımı bu kadar iyi yöneten adam tanımadım. Bu nedenle oğlumun adını Sergen koydum’ demesi beni oldukça etkiledi. Bu onurun bana ait olması da çok güzel bir duygu. Bakın Avrupa’da kimse çocuğunun adını Beckham ya da Figo koymuyor. Dünyada eşi az rastlanır bir olay.

Sergen’ler takım oyunlarının sergilendiği müddetçe çoğalır. Geçmişe bakın Metin, Ali, Feyyaz ve Rıza’lar, birlik ve beraberliğin en çok yaşandığı dönemde yıldızlaşmıştır.

Del Bosque bir dahi

Çalıştığım tüm teknik adamların bende ayrı yeri var. Önemli olan kompleksiz bir çalıştırıcı olmak. Del Bosque, Real Madrid’de dünyanın en büyük yıldızları ile çalışmış bir hoca. Ama onun kafasında Real Madrid ile Beşiktaş arasında fark yok. Futbolcularından en iyi sonucu almak için savaşıyor. Benim için ‘kilolu, yavaş’ gibi olumsuz terimler kullananlar antrenmanları takip etmeyenler, maçları izlemeyenlerdir.

Del Bosque geldiği 1,5 ay içerisinde tüm antrenmanlarına sakatlığım olmasına rağmen katıldım. Del Bosque’nin ilginç bir çalışma sistemi var. İnanılmaz bir antrenman temposu var. Yoruluyor muyuz, eğleniyor muyuz, anlamıyoruz. Hatta izin verdiği pazar ve perşembe günlerini iptal ettirip antrenman yaptırmasını istiyoruz. Del Bosque zeki, futbolcu psikolojisini bilen, taktik açıdan dahi bir insan. Yeni sistem çok takımın canını yakacak.

Carew’e ihtiyaç vardı

Fenerbahçe geçen yıl bizim önümüzün kesilmesi ile şampiyon oldu. Onlar bile şampiyon olduklarına şaşırdılar. Galatasaray’ın 100’üncü yılı önemli. Ona göre de transfer yaptılar. Fakat Beşiktaş bu sistem ve hırsı ile her iki büyük takımın da önünde ligi açık farkla önde bitirir. Çünkü Beşiktaş’ın oturmuş kadrosuna önemli takviyeler yapıldı.

Carew gibi süper bir golcüye ihtiyacımız vardı. Valencia ve Roma gibi takımların formasını başarıyla giymiş bir oyuncu. Hava hakimiyeti süper. UEFA Kupası’nda ve Türkiye Ligi’nde zaferler kazandıracak bir oyuncu. Forvette Ferdinand ve Nouma’dan sonra sorunları giderecek önemli bir oyuncu. Carew’in atmasa bile gol attıran asist yönü de var.

‘Futbol tekniğimin farkındayım. Bugüne kadar sürekli eleştirildim ya da neden yurt dışına gitmediğim konuşuldu. Ben ülkemden başka hiçbir yerde oynamam. Menajer Mithat Halis şahittir. Ünlü Alman kulübü B.Münih 1 hafta kapıda bekledi. Beşiktaş’ı ve beni seyretmek isteyenler Türkiye’ye gelsin dedim ve büyük teklifi reddettim. Türkiye’de top koşturmak Avrupa’da top oynamaktan daha rahat.

‘İstanbulspor, G.Saray, Trabzon, F.Bahçe gibi Türkiye’nin büyük takımlarında top koşturdum. Türkiye’de futbolun keyfini yaşadım. Keyif derken yanlış anlaşılmasın. Gittiğim her takımda başarılı oldum. Her takımın tribünlerini doldurdum. Türk futbolunun gönüllü askerliğini yaparak Türkiye’de futbolun sevilmesinde katkım olduğuna inanıyorum.’

‘100’üncü yılın ardından geçen yıl kaybedilen şampiyonluğun suçlusunu biz de arıyoruz. Kimse teknik direktör Lucescu’yu suçlamasın. 8 puan farkın kapanmasında inanılmaz hakem hataları vardı. Maç kasetlerini izlesinler karar versinler. Geçmişi konuşmakla bir yere varılmaz. Artık gelecekte bu tür hataların yaşanmamasına bakalım.’ 
 

Karakartal mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Bizi Takip Edin
Karakartal Twitter Karakartal Facebook Page Karakartal RSS Karakartal İphone Karakartal Mobil
En çok okunan haberler
AVRUPA'DAN FUTBOL
En çok yorumlanan haberler