Bu haberi yazdır
Ali Naibi: 'Sergen Yalçın bir süre daha kalmalıydı'
Bir dönem Beşiktaş'ın da sportif direktörlüğünü yapan Ali Naibi Sergen Yalçın için, "Bana göre kalmalıydı. Çok iyi planlanmamış bir kadroyla çok büyük bir başarı elde etti. O dönem Türk medyası için Sergen Yalçın en iyisiydi." ifadelerini kullandı.  
Ali Naibi: 'Sergen Yalçın bir süre daha kalmalıydı'

Beşiktaş'ta da bir dönem sportif direktörlük görevini yapan Ali Naibi, Sergen Yalçın'ın gönderilmesi ve birçok konu hakkında görüşlerini paylaştı.

Ali Naibi sportif direktörlük kavramını ve Türkiye’de tam olarak neden bu kavramın oturamadığını açıkladı.

Bu konu her yerde çok konuşuluyor ve bir türlü Türkiye’de kabullenemediğimiz bir pozisyon. Çünkü biz genelde ülkemizde kısa vadeli şekilde, teknik adamları da, sportif direktörleri de, yöneticileri de değerlendiriyoruz.

Burada uzun vadede başarıları göremiyoruz, orta vadeye bile süre tanımıyoruz. Sportif direktör bir kulübün başında bulunan yetkili kişidir. Kararları alan, kadro planlamasını yapan daha sonra bu kontratlar ilgilenen, doğru bir teknik kadro ile çalışılmasını destekleyen ve kulüp yöneticilerini bu konularla ilgili bilgilendiren, yönlendiren kişidir.

Biz çoğu zaman sportif direktörlerin teknik konulara çok karıştığı söyleniyor. Aslında bana göre teknik kadro ve sportif direktörün işi farklıdır. Kısa vade planlar olduğu için Türkiye’de bu kavram maalesef çok oturmuyor.

BEŞİKTAŞ'TAN AYRILIŞ SÜRECİNİ ANLATTI

Beşiktaş'ta toplam 8 sene çalıştım. Türkiye'de genelde yönetim değişiklikleri komple organizasyonu değiştirmeye sebep oluyor. Bu konuda da güzel anılarım var. Oynadığımız Liverpool maçından sonra masörlerin, çimle ilgilenen kişilerin 30 senedir orada olduğu konuşulmuştu. Yabancı kulüpler belli hafızaları tutmaya çalışıyor. Biz de ise organizasyon hemen kabuk değiştirmeye çalışıyor ve sanki eskilerle çalışanlar yenilerle çalışmamalı gibi bir şey düşünülüyor. Ayrılık sebeplerimden biri buydu. Kendimi eskisi kadar iyi hissetmedim. Bu sebeple de ayrılmaya karar verdim.

Sportif direktör Ali Naibi, geçtiğimiz aylarda Şenol Güneş ile ilgili yaptığı fotoğraf paylaşımının perde arkasını anlattı:

Atıfta bulunduğumuz bir durum yok. Şenol hoca ile sık sık görüşüyoruz. Beşiktaş'ta bir teknik direktör değişikliğinin olacağı zaman Şenol Güneş’in adının geçmesi çok normal. Çünkü son 20-25 senedeki en başarılı sezonların yaşandığı hoca. Tosic İstanbul’a gelmişti. Eski çalışma arkadaşlarıyla buluşmak istemişti. Bu sebeple bir araya gelmiştik. Altında hiçbir mesaj aranacak bir fotoğraf değildi. Şenol hocanın Beşiktaş’a geri dönmesini isterim ancak benim planlarım arasında şu an dönmek yok.

Naibi, o dönem Beşiktaş’a gelen yıldız oyuncuların transfer hikayelerini de anlattı:

Gerçekleşirken bizi en çok zorlayan transfer Barcelona’dan Adriano’ydu. Geliş hikayesinde zorlanmıştık. Adriano tam gelecekken havalimanında bir patlama yaşanmıştı. Ertesi gün gelecektik. Eşi bu konunun kapandığını ve kesinlikle gitmeyeceklerini söyledi. Biz 1 hafta daha kaldık orada kendisini ikna etmeye çabaladık. Uzun süren görüşmelerin sonunda gelmişti. Hatta ilk defa bir oyuncuyu imza atmadan getirmiştik. 1.5 gün süre istemişti güvende olduğunu hissetmek için ama geldikten 5-6 saat sonra imzayı atmıştı.

En heyecanlandığım transfer Pepe, Mario Gomez ve Medel’di. Hepsi de öyle böyle Beşiktaş’a faydalarda bulundu. Pepe transferinde de zorluklar olmuştu. O dönem uzun süre sonra Real Madrid’ten ayrılacaktı ve talipleri çoktu. Bunların arasında Paris Saint Germain’de vardı. Ancak Pepe karakter olarak, bir yere gidip de rotasyon oyuncusu olmayı kabul etmeyecek bir karakterdi. O yüzden en başından beri bize çok sıcak baktı. Ekonomik şartlar da iyi olunca değerlendirdi.

Aboubakar transferinde de ısrarcı olduk. Aboubakar çok çalışkan bir karakter ve vücuduna çok iyi bakan bir oyuncu. İlk başlarda hiç gol atamamıştı bizi korkutmuştu. Sonra açıldı. Çok düzgün bir karakter. Çalışması keyifli bir oyuncuydu.

Talisca bize geldiği dönemde çok gençti. O zamanlar takımın içinde bebek gibiydi. Çok başarılı oldu burada. Şimdi Arabistan’da çok yüksek bir ücreti var. Rakamlarda büyük fedakarlıklar yapması lazım tekrar gelmesi için. Zamanı geldiğinde tekrar Türkiye’ye geleceğini düşünüyorum.

Son anda gerçekleşmemiş bir Ospina transferi vardı. Ospina'nın kendisi ile her şartta anlaşmıştık ancak kulübü Arsenal ile bonservis konusunda anlaşamamıştık. En sonunda Ospina ile konuşurken dedik ki bundan sonraki toplantıyı evinde gerçekleştirelim. Arsenal'in futbol direktörü ben ve Ospina. Evine gittiğimizde güzel bir şey yapmıştı. Tüm bavullarını hazırlamıştı sanki İstanbul’a seyahat etmeye hazır gibi. Arsenal'in futbol direktörü Raul’ü o zaman. Raul içeri girdiğinde direkt bize döndü ve dedi ki bu numaralarla beni kandıramazsınız istediğimiz rakamı vermeden oyuncuyu bırakmayacağım dedi. Orada kaldı transfer. Ospina'da gelmek için epey çabalamıştı.

Opare ilk geldiğinde komik bir anımız olmuştu. Geldi tesisleri gösterdik. Sonra kendisine yaşayacağı ev ve arabasını verecektik. Araba da Audi markaydı. Opare döndü, ben Daniel Opare’yim. Real Madrid’te, Porto’da oynadım. Buna mı bineceğim, buna siz binin dedi. Bir anda şok olmuştuk. Alıştıktan sonra çok sempatik birisi ancak.

"SERGEN YALÇIN BİR SÜRE DAHA KALMALIYDI"

Bana göre kalmalıydı. Çok iyi planlanmamış bir kadroyla çok büyük bir başarı elde etti. O dönem Türk medyası için Sergen Yalçın en iyisiydi. İspanya'ya gitmeliydi. Aradan 3 ay geçtikten sonra bambaşka bir senaryo. Sergen Yalçın gitmeli dendi. Bana göre süreç devam etmeliydi. Nasıl ki Giresunspor’da Hakan Keleş devam etti. Plana sadık kalınmalıydı. O planın neticesinde olmuyor denildiği zaman ayrılık olabilir. (Milliyet)

Karakartal mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Bizi Takip Edin
Karakartal Twitter Karakartal Facebook Page Karakartal RSS Karakartal İphone Karakartal Mobil
En çok okunan haberler
AVRUPA'DAN FUTBOL
En çok yorumlanan haberler