* İlk yarıyı lider bitirdiniz. Nasıl bir performansı vardı
Beşiktaş'ın? Takımdan memnun musunuz?
Tabii ki şu anda birinciyiz. İyi oynadık. Birçok maçı ilk yarıda domine ettik. Geçen seneye göre
daha iyiydik. Başarıda sürekliliği yakaladık. Aslında geçen seneye baktığınızda stresli ama yine çok başarılı bir sezondu. Buna karşın ekibin de tabii
bir gerginliği vardı. Ama biz ekibi aynı seviyede tutmayı başardık ve aynı seviyede devam ettik. Bu çok önemliydi.
* İlk yarının
performansına bakarak "Bu sene de kesinlikle şampiyon oluruz" diyebiliyor musunuz?
Hayır. Bunu söylemem çok zor. Çünkü lig çok uzun.
Birçok şeye bağlı bu şampiyonluğun gelmesi. Hep söylediğim gibi dengeli olmak bu sonucu getirecektir ve farkı yaratan da odur. Futbolda dengeleri
kurmak çok hassas. 2-3 oyuncumuz sakatlanabilir, cezalı oyuncularımız olabilir... Tabii bu hassaslıkta birkaç maç kaybettiniz mi bu birbiri ardına
devam eder. Unutmayalım ki rakiplerimiz çok istekliler. Onlar da başarıya ulaşmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Bu yüzden ikinci yarı
gerçekten çok çekişmeli olacak. Ve herkesin ufak ekipler diye tabir ettiği ve kolay gördüğü maçlar, diğerlerinden daha önemli. Çünkü bu ekipler iki
misli güç harcayıp ya ligde kalmaya ya da biryerlere gelmeye çalışıyorlar.
* Chelsea'yle oynadığınız 2. maçta Giunti ile sahaya
çıkabilseydiniz, sonuç gerçekten farklı olur muydu sizce?
Giunti olsaydı o maçı kaybetmezdik. Çünkü yüzde 100 konsantre olabiliyor, böyle
maçlarda ayakları yere basabiliyor. Tecrübe işte. Bu seviyede oyuncularda tecrübe çok büyük rol alıyor. Giunti bu sınıfta.
* Peki,
Chelsea maçından sonra son 15 dakika hücuma çıkarak hata yaptığınızı söylemiştiniz. Gerçekten tek hatanın bu olduğunu mu
düşünüyorsunuz?
Bu benim hatamdı evet ama bir kez daha söylüyorum; ben son değişiklikleri yapmaya mecburdum Kaan bana el işareti yapmıştı,
çıkmak istiyordu. Bu değişiklikleri yapmasaydım, olmazdı. Bu stratejik bir konu. Maç, olduğu gibi de kalabilirdi. Değişiklikler kötü değildi.
Değişiklik yapan insanların hatası değil bu, sadece böyle değişiklikler yaptığınızda oyuncular "Değişiklik oldu, hücuma yönelik oynamalıyız" diye
düşünüyor. Chelsea bizim bıraktığımız boşlukları değerlendirdi. O andan itibaren yaptıkları kontrataklar çok tehlikeli oldu ve gol buldular. Rakip
defans da hiçbir risk almadı. 3 fizikli savunma oyuncusuyla defansta açık bile bırakmadılar. Üçlünün bir tanesi Sergen'in üzerine öyle çıkıyordu ki,
her seferinde durduruyordu. Sergen'in maçtan sonra ayağı balon gibi şişmişti... 3 tane oyuncumuz Makalele topla dönmeye çalıştığında durdurmaya
çalıştı. Bizim üç oyuncumuz yerdeydi, Makalele döndü gitti. O yüzden 20 milyon dolar alıyor. Geremi de çok güçlü bir oyuncu. Gronkjaer ve Hasselbaink
çok koştu. Teknik direktör Ranieri bizim çok tehlikeli olduğumuzun farkına vardı. Öyle bir ekip koydu ki sahaya. Fizik gücü kuvvetli, savaşan bir
ekip. Çok faul yaptılar. Rakip tarafından yapılan faulleri de hakem kabul etti. İsveç sonuçta İngiltere'nin yandaşı. Faulleri görmeyince bizimkiler
doğal olarak çöktüler. Oyunda organizasyonlarını kaybettiler. Biz oyunu iyi kilitledik. Ama kalan 12 dakika bunu yapamadık. Beceremedik.
* Ama ilk golü ne hücum ederken, ne hakem yüzünden yediniz. Orta sahada top dolaştırırken topu kaptırdınız...
Orta sahada
oynayan bir oyuncu topla dönemez ve yan pas yapamaz. Makalele akılcı bir şekilde Yasin'in üzerine gitti ve biraz teknik bir hataya zorladı. Sonra Duff
aldı topu ve oyun koptu. Ben 60 yaşındayım, bana 2 metre ver, ne olduğuna bakabilmem için de 2 saniye ver, topu nereye istersem oraya atarım. Bu
konular çok önemli. Bir futbol ekibinin kuvvetli olabilmesi için çok hassas bağlantılar olması lâzım. Yani baktığınızda o ekibin tamamında oyun
dengesini güçlendirecek hassas bağlantılardan bir tanesi olmazsa ekip çok acı çekiyor. Ben oyuncularımı teknik olarak daha güçlü yapamam, daha süratli
olmalarını, daha güçlü olmalarını sağlayamam. Ben sadece kafada her şeyi gösteririm. Son zamanlarda Beşiktaş'ın sürekli kazanmasının da nedeni
kafalarını değiştirmesidir. Ama çok büyük ekiplerin seviyesine henüz gelemedik. O seviyeye gelmeyi deniyoruz. Profesyonel eğitim eksikliği... 10-12-14
yaşın profesyonel eğitim eksikliği var. Çünkü Türk oyuncuları fizik olarak, agresiflik olarak her şeylerini veriyorlar sahaya çıktıkları zaman. Eksik
olan disiplin, davranış, profesyonel eğitim. Bunların eksikliği oyunu organize etmek için bize sorun doğuruyor.
Lazio hala çok
güçlü!
* Siz genelde rakibi güçlü bulursanız kolay açıklıyorsunuz. Lazio'yu çok övmüştünüz. Grupta 4. oldu. Lazio'yu değerlendirirken hata
yaptınız mı?
Bir Şampiyonlar Ligi maçına hazırlanırken tamamen bir analiz çıkartıyorum. Rakibi tanımadan sahaya çıkmak kadar yanlış birşey olamaz.
Sun Tzu diye ünlü bir Çin generali vardı. Sun Tzu'nun, 'Kendi gücünü ve rakibin gücünü biliyorsan, savaşlarında her şeyi kazanabilirsin' diye bir sözü
vardır Savaş Sanatı adlı kitabında. "Kendi gücünü biliyorsan ama rakibin gücünü bilmiyorsan, bazen kazanır, bazen kaybedersin. Kendi gücünü bilmeyip,
bir de rakibin gücünü bilmiyorsan asla şansın olmaz." Bu felsefeye inanıyorum. İlk oynadığımız maçta Lazio o anda grubun en kuvvetli ekibiydi. Ama
mesela Chelsea maçında 4-5 önemli oyuncusu oynamadı. Sun Tzu'nun sözünü futbolda söylememiz biraz zor oluyor. Ama ben hâlâ Lazio'nun çok kuvvetli
olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden futbol harika bir oyun. Çünkü her zaman en iyi ekipler kazanmıyor. Bizim ekibimiz gurubun en iyi ekibiydi. Çünkü hemen
hemen bütün maçlarda oyunun hakimiydik. Ama bu yaratıcılığımızın dışında, bir o kadar da hata yaptık. Bakın 3. Lig oyuncusuyla 1. Lig oyuncusunun
arasındaki fark nedir? Sadece kafa. Çünkü büyük oyuncular hata yapmıyor ve hata yapsa bile yüzde 100 oyuna konsantre olmuş oluyor. Ve biz de böyle
konsantre olunca hata yapmıyoruz. G.Saray UEFA Kupası'nı kazandığı zaman inanılmaz bir dikkat ve konsantrasyon vardı. Ve çok tecrübeli ve yüksek
seviyede kazanmaya alışmış oyuncular vardı. Popescu, Hagi, Taffarel gibi. Bunu görmek gerek.
Sun Tzu kimdir?
MÖ 544-496
yılları arasında yaşamış olan Çinli general Sun Tzu tarihte, askeri taktikler ve asker yetiştirme yöntemlerini öğreten ilk kitap olan "Savaş
Sanatı"nın yazan. Sun Tzu, MÖ 506'da Ho-Lu'nun ordularını komuta ederek Chu, Chi ve Chin eyaletlerini ele geçirerek Çin'i merkezi yönetime
kavuşturmuştu. Hakkında sıkça anlatılan bir hikayeye göre kitapta bahsettiği ordu yaratma yöntemlerinin herkes için geçerli olup olmadığını ispatlamak
için sarayda çalışan 180 kadını sadece bir günlük eğitimle disiplinli bir birliğe dönüştürmüştür.
Kaynak: Vatan Gazetesi

Manchester City'de hedef Enzo Fernandez

İtalyan futbolunda yeni skandal: fuhuş

Premier Lig'de hoca kıyımı!

Atletico Madrid'de Griezmann yerine Brandt

Athletic Bilbao'da Terzic ile sözlü anlaşma!

Barcelona'da Lamine Yamal sezonu kapattı

Arda Güler sakatlandı: Dünya Kupası tehlikesi

Barcelona kazandı ama Yamal'ı kaybetti!

Manchester City lider oldu, Burnley küme düştü!

PSG'den ligde rahat galibiyet!



















