Bu haberi yazdır
BEŞİKTAŞ ŞAMPİ…
 
Son sezonlarda Beşiktaş’ı hep beğenmeyen taraf olduk. Takım geçen sene son haftalara lider girdiğinde bile şampiyonluk bu sene Beşiktaş’a çok uzak diyorduk, bunları derken de sizlerden çok yoğun eleştiriler alıyorduk, ama şimdi daha sezon başlamadan tüm olumsuz etkilere rağmen çok rahatlıkla diyebilirim ki; bu sene Beşiktaş büyük ihtimal ile şampiyondur.

Şampiyonluğa ulaşmak için bazı dinamikler vardır, hem sizin takım olarak bunları yerine getirmeniz gerekir, hem de rakiplerinizin durumunu göz önünde bulundurmanız gerekir. Sizin takım halinde çok iyi olmanız yeterli ve önemli değildir, takım olarak diğerlerinden daha iyi olmanız sizi şampiyonluğa taşır. 1987-1988 sezonunda Ali Gültiken’in başına geldiği gibi 30 gol atıp gol kralı olamazken, yeri gelir 17 gol atıp, sezonun gol kralı oluverirsiniz. Şampiyonluk da aynen bunun gibidir, mühim olan çok iyi olmak değildir, rakiplerinden iyi olmak şampiyonluğa ulaşmak için yeterlidir.

Beşiktaş şampiyon olacak derken de, Beşiktaş’da her şey yoluna girdi, her şey çok iyi gidiyor demiyorum. Sadece, Beşiktaş rakipleri Fenerbahçe ve Galatasaray’dan daha avantajlı durumda diyorum. Peki, nedir bu avantajlar?

-Yeni Yabancı Hocalar

Her iki takım da bu sezon takımlarını Türkiye’yi hiç tanımayan, Türk futbolunun iç dinamiklerini bilmeyen hocalara teslim ettiler. Bu teknik adamlar iyi ya da kötü olmalarından ziyade Türkiye’ye uyum sağlama süreçleri ile ön plana çıkacaklar. Her ne kadar çabuk uyum sağlasalar da, bir adaptasyon devresi mutlaka olacak ve bu süreçte yapılan tüm kayıplar belki de ileride onarılamayacaktır. Bu durumda Beşiktaş, rakiplerine oranla lige bir adım daha önde başlayacaktır.

-Kadro Yapıları

Önceki sezon takımın en önemli ve takımı ateşleyen oyuncusu Tuncay’ı kaybeden Fenerbahçe şampiyonluğu da kaçırdı. Belki “Tuncay yok, şampiyonluk gitti” kulağa çok düz bir mantık gibi gelebilir ama ligin son haftalarında, pamuk ipliğine bağlı olan maçlarda, takıma bir kıvılcım gerektiği anlarda, Tuncay Fenerbahçe’de olsa idi, ligin görünümü kesinlikle çok daha değişik olurdu. Aynı mantıktan yola çıkarsak Fenerbahçe son senelerde takımın bel kemiği olan Aurelio’yu da kaybetti. Onun yerine kim gelirse gelsin, asla onun kadar verimli olamayacaktır. Geçen sezon Cisse’ye rağmen dökülen Beşiktaş defansının göbeğinin görüntüsünü, bu sene Aurelio’suz dağılacak olan Edu ve Lugano ikilisi alacaktır. Avrupa’nın önde gelen kulüplerinden teklifler alan ve Aurelio’nun varlığıyla desteklenen bu ikili bu senenin hayal kırıklığı olacaktır. Kadrosunu en azından adı duyulmuş, yıldız oyuncular ile güçlendirmeye çalışan Galatasaray ise tam bir yamalı bohça gibi oldu. Takımda bir uyum yakalanması sorun olacaktır. Yaşı oldukça ilerlemiş bir 11 ile savaşacak olan Galatasaray’ın gol yollarında yaşayacağı sorunlar da problemlerine tuz biber ekecektir. Rakiplerinin bu durumlarına karşı Beşiktaş, eksik gördüğü yerlere gerekli transferleri yapmış, forvet hattındaki zenginliğini bozmadan, defans ve orta sahasını güçlendirmiş, yeni sezona rakiplerine oranla çok daha hazır bir hale gelmiştir.

Bu saydığımız iki büyük ve önemli avantajın yanında Beşiktaş camia olarak şampiyonluğa susamış durumda, sezona iyi başlaması durumunda tüm iç ve dış dinamikler bir anda Beşiktaş’ın lehine dönecektir. Bu saydıklarımız eğer başka bir zamanda olsa idi, Beşiktaş şampiyon dememiz çok daha kolay olurdu ama maalesef Beşiktaş’ın yönetim ayağı çok eksik ve hiçbir şekilde uyum içinde çalışamıyor. Diğer taraftan şampiyonluk kupasına dokunmamış Ertuğrul Sağlam da Beşiktaş’ın dezavantajı olacaktır. Beşiktaş adına Beşiktaş seyircisi için dileğimiz;  geçen seneden ders almış bir Ertuğrul Sağlam ve işleyen sistemi en azından bozmayan bir yönetim olacaktır.

Karakartal mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Bizi Takip Edin
Karakartal Facebook Page Karakartal İphone Karakartal Mobil
En çok okunan haberler
AVRUPA'DAN FUTBOL
En çok yorumlanan haberler