Beşiktaş’ın son senelerdeki sağlam kalan tek kalesi de bu gece düştü. Çoğu Beşiktaş’lı için tek gurur kaynağı olan tribünler bölündü. Tüm Beşiktaş camiasının göz bebeği olan Çarşı grubu ile diğer tribünler arasında yaşanan gerginlik, eminim tüm gerçek Beşiktaş’lıların canını yakmıştır. Peki, neydi Beşiktaş’ın en kötü günlerinde omuz omuza olan bu seyirciyi bölünmeye iten nedenler?
Sorunun ilk ve en yalın cevabı yıllardır süre gelen başarı hasreti olsa gerek. Gerçi bu camia daha uzun süreli başarısızlıklar da bile bu tip sorunlar yaşamamış, Beşiktaş’lılık çizgisinden asla kopmamıştı. Beşiktaş’lı duruşu o zamanlar kulübün en tepesinden başlar, tesislerin bekçisine kadar aynı çizgide devam ederdi. Beşiktaşlılık demek zor gündeki dostunun her zaman yanında olmak demekti, Beşiktaş’lılık demek herkesin gıpta ile baktığı bir aşk demekti. Ne olduysa Seba’dan sonraki dönemlerde olanlar oldu, kulübü yönetenlerin basına verdiği demeçlerden utanan, kulüp içi çekişmelerden rahatsız olan bir camia oldu Beşiktaş. Yönetim istifa demeyi aklından geçirmeyen seyirci artık yönetim istifa diye bağırmayanları satılmış olmakla suçlamaya başladı.
Her sene başarısızlıklara komik gerekçeler bulundu, hiç kimse hatayı kendinde aramadı. Geçen sene başarısızlığın faturası seyirciye kesilmiş, onlardan gelen müthiş destek, takım üzerinde bir stres(!) oluşturmuş ve onlarca maç kaybedilmişti. Ama çok ilginçtir ki bu inanılmaz “KARTAL GOL GOL GOL” tezahüratı bir sene sonra UEFA’dan övgü dolu bir yazı ile resmi olarak kutlanacaktı. Bu sene ise yine fatura bir başka tezahürata kesildi, hem de kulübün en tepedeki ismi olan Yıldırım Demirören’in de başını çektiği bir grup, yapılan “Bu sevdadan vazgeçersek, Allah belamızı versin” bestesi suçlu olarak ilan etti ve tüm sorunlar yine çözülmüş(!) oldu.
Hemen tüm rakip oyuncuların ve seyircilerin gıpta ile izlediği tribünlerdi suçlu olan, ne yönetim, ne teknik heyet ne de futbolcular hata yoktu. Futbolcular demişken hemen bir parantez açalım onlar için de; bu geceki puan kaybının en büyük sorumlusu onlar. Ama sürekli kendilerini suçlayan Tigana’dan sıkılan bu grup, bence takımına zarar vermeyi bile göze alarak, artık Tigana’dan kurtulma planlarını yapmışlar ve Tigana’yı göndermeyi kafalarına koymuşlar.
Peki, Tigana mı tek sorumlu? Tigana bu takımı yönetmek için yönetime başvurmadı, yönetim gitti aradı, yarım sezon denedi ve Tigana’yı çok başarılı bulmuş olacaklar ki bu sezon başında da sözleşmesini de uzattılar. Eğer siz bir karar verip altına imza atarsanız, iş ahlakı gereği, eğer sonuçlar kötü olursa işin sorumlusu siz olursunuz. Tıpkı Runje gibi, halı saha maçlarında bile oynatmayacağınız bir kaleciyi bulup getiren Tigana ve yönetim gibi.
Bir kulübü oluşturan öğeleri incelemeye devam edelim, futbolculara baktık, seyirciye baktık, sarışın(!) Tigana’ya baktık, sıra geldi yönetime. İyi niyetinden ve Beşiktaş’lığından adım kadar emin olduğum Yıldırım Demirören ve arkadaşları bu işi beceremiyorlar. İyi niyetleri, maddi, manevi verdikleri tüm ödünlere rağmen bir türlü başarı gelmiyor. Sakın yanlış anlaşılmasın, başarı derken salt şampiyonluktan bahsetmiyorum. Beşiktaş camiası için başarı demek, başarıya ulaşmak için çabalamak için savaşmak demek, sonuç inanın hiç önemli değil onlar için. Bunun en güzel ispatını yıllar önce Galatasaray’a avaraj ile kaptırılan şampiyonluk sonrasında, İnönü stadında takımı ve yönetimi bir şampiyon gibi bağırlarına basarak zaten göstermediler mi zaten hepimize?
Zaman su gibi geçiyor, başarıya ulaşmak için savaşan bir takım ve teknik ekip hala kurulamadı, değişmeyen tek grup yönetim kaldı, sanırız artık “Beşiktaş bizim canımız, ama biz bu işi yapamadık” diyip, devir teslim töreni yapmak en büyük Beşiktaş’lılıktır.
Son sözümüz tüm Beşiktaş seyircisinin ağabeyi, kardeşi, babası gibi sevdiği Çarşı’nın ve Beşiktaş’ın lideri Alen’e. Bir hareketi ile 30bin kişiyi susturan, bir hareketi ile gök gürültüsünü andıran tezahüratları başlatan Alen, şimdi seni en büyük ve en önemli görevin bekliyor. Beşiktaş camiasını en kısa zamanda tekrar bir çatı altında toplamak ve “en kötü günde omuz omuzayız” bestesinde olduğu gibi bir yumruk olmak ve dosta düşmana gövde gösterisi yapmanı bekliyor tüm Beşiktaş’lılar.
Karakartal mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Milan, Ramos için PSG'ye teklif yaptı

City'den rekor hamle: Anderson için dev bonservis

Barcelona yıldızı Pedri'den Julian Alvarez itirafı!

Manchester United'dan Nmecha atağı! Dev kulüpler sıraya girdi

Atletico Madrid'de anlaşma tamam: Le-Kang in

Ajax'tan Marc-Andre ter Stegen hamlesi

Real Madrid'den Nico Paz kararı: Geri alma maddesi devrede

Arsenal, Hincapie'nin tapusunu aldı

Tottenham'dan kaleye 37'lik takviye

Jose Mourinho'dan Barcelona açıklaması!



















