Hani bir söz vardır; ‘bir dokun, bin ah işit’ diye.. Gökhan Zan’ın durumu da işte böyle. Genç oyuncu 8 kişilik bir ailenin reisi. Yaşlı dede ile nine. Hasta anne. Biri özürlü, dört kardeş. Kanada’dan gelen eşi.. Bir ayağı Antakya’da, diğeri İstanbul’da.. Ve bunca sorun arasında genç yaşta zirveye çıkan futbol performansı. İşte söz Gökhan Zan’da....
* Beşiktaş’a gelmen de gitmen de neden çok ani oldu?
- Çanakkale’de
oynarken Lucescu beni Galatasaray’a istemişti. Ancak Beşiktaş acele edip transferi gerçekleştirdi. Sonra Lucescu ile birlikte Beşiktaş’ta çalışmak
nasip oldu. Kore’deki hazırlık kampında hoca Datcu aracılığı ile, "Sana çok güveniyorum benim bankom olacaksın" demişti. Çok mutlu olmuş ve iyi
çalışmıştım.
* Ancak ya Lucescu sözünde durmadı, ya da sen işi hafife aldın...
- Ben sadece işimi yapıp çalıştım. İlk başlarda hiç kadroya
almadı. Sonra 20 maç yedek soyundum. Birkaç maçta forma verdi. Nedenini ben de tam olarak bilmiyorum.
* Ortada güvensizlik vardı demek
ki..
- Gençlere pek güvenmiyordu. Çok rahat kazandığımız maçlarda en azından son dakikalarda oyuna sokabilirdi. Ama yapmadı. Saygı duymak lazım.
Ligin son haftasında Rize’de şans verdi, iyi de oynadım. Basın ‘Bu adam niye kenarda tutuldu’ diye eliştiri de yaptı fakat iş işten geçmişti.
*
Ayrılmayı sen mi istedin kulüp mü?
- Kıvanç ağabey, "Seni vermeyi düşünmüyoruz ama İbrahim Toraman’a karşılık kiralık birini vermeyi planlıyoruz,
karar senin" dedi. Ben de gitmeyi kabul ettim. Celal Doğan gibi başkan ve Nurullah Sağlam gibi bir hoca ile çalışmak isterdim elbette. Tecrübe
kazanmam gerekiyordu. Çünkü kaybolan ve boşa geçen bir yılım vardı.
* Belki senin açından kayıp ama ya Beşiktaş?
- Önemli olan burda
Beşiktaş’ın durum tabii. Bizler gelip geçiciyiz. Ama ortada bir de gerçek var. Fenerbahçe; Tuncay, Serhat, Selçuk, Mahmut Hanefi, Volkan gibi bizimle
aynı dönemin oyuncularına sabredip oynattı. O dönem iki yıl şampiyon olamadı ama bugünkü iskelet kadroyu kazanmış oldu. Bizleri de benzer şekilde
kazanabilirlerdi.
* Antep ile İstanbul arasındaki farklar neler?
- Beşiktaş büyük camia büyük. Taraftarı çok farklı. Nereye gitseniz
arkanızda destek var. Medya hep yanınızda. Sürekli göz önündesiniz. Her türlü imkanın olduğu bir kenttesiniz. Daha ne olsun ki.
* Bu kez son
ayrılışın olacağına gerçekten inanıyor musun?
- Bizler sıradan oyuncular değiliz. Belli bir yere kadar geldik. Artık Beşiktaş’ta kalıcı olmak
istiyorum. Bu yönde en küçük bir endişem yok. Zago ve Ronaldo ile birlikte oynasaydım daha çok şey kazanırdım. 23 yaşındayım ve en küçük korkum yok.
Rekabetten çekinmiyorum. Sonuna kadar varım. Bu da başarıyı getirir.
* Karşısında çok zorlandığın forvet kim oldu?
- Diyarbakırspor maçında
Sinan beni çok zorladı. Gerçi maç berabere bitti ama büyük mücadele vardı. Hatta hakem Sinan’a yaptığım penaltıyı da vermedi. Gerçi çok profesyonelce
yapılmış bir fauldü. Carew, Hakan ve Fatih’e karşı da oynadım ama Sinan gibi kimse beni yormadı.
* Bir yıl zorunlu ayrılış ve Antep’deki
performansın sonrası yeniden Beşiktaş’a dönüş. Ya bundan sonrası...
- Antep’te yakaladığım başarıyı burada daha da ileri götürüp, Beşiktaşlı Gökhan
olarak yıldızlaşıp futbolu da bu takımda bırakmak istiyorum. En büyük amacım milli formaya ulaşmak. Olmazsa da Beşiktaş terbiyesi altında yaşamış biri
olarak yerimi bilmek.
* Sezon öncesi evlilik yapman biraz zamansız olmadı mı?
- Bekar hayatım hiç olmadı zaten. Ailemin tanıdığı biriydi.
Antakyalı ama Kanada doğumlu. Daha 19 yaşında. Sadece bir karı koca olayı değil benimkisi. Arkadaş, sevgili, derdini paylaşacak, herşeyiyle ortak
olabilecek biri. Ama zamanla çocuklarımın annesi olacak biri diye baktım ve karar verdim.
* Kanada’dan gelip senin ortamına adapte olması
herhalde, senin Çanakkale’den gelip Beşiktaş’a uyum sağlamanla eş değer de..
- Valla çok haklısın. O da buraya uyum sağlama sorunu yaşıyor. Onu da
motive etmeye çalışıyorum. Kanada kültürü almış. Ailesinden ayrı kalmış. Mutlu etmeye çalışacağım. Diana’nın benim başarıma katkısı olacağını
düşünüyorum.
* Nasıl bir aile hayatın var?
- Futbol benim işim. Siz de biliyorsunuz, babam 2 yıl önce vefat etti. Annem rahatsız. Bir
kardeşim özürlü. Babalık, ağabeylik, kardeşlik, son olarak kocalık gibi farklı görevlerim var. Büyük bir sorumluluk altındayım. Ama hayatın akışı bu.
Belki özürlü kardeşim sayesinde büyük paralar kazanıyorum. Onlara bakmak zorundayım. 5 kardeşiz. Dedemler de bizimle birlikte yaşıyor. 8 kişilik bir
aileye bakmak zorundayım. En büyükleri ben olduğum için aile reisiyim. Ama sahada herşeyi unutuyorum. Sosyal hayatım yok bu nedenle. Fakat çok
mutluyum. Futbol, yaşamak ve de Beşiktaşlılığımdan zevk alıyorum.

Serie A'ya yükselen 2. takım Frosinone

Hull City, Millwall ile yenişemedi: Turu ikinci maça bıraktı

Juventus'tan Reijnders hamlesi!

Real Madrid, Valverde ile Tchouameni'ye verilen cezayı açıkladı

Real Madrid ve Jose Mourinho arasında ilk görüşme!

Alex Jimenez, skandal iddia sonrası kadro dışı!

Paulo Dybala'dan geleceği için karar

Bayern Münih'te ana hedef Bradley Barcola

PSG'den Şampiyonlar Ligi finali için büyük jest!

Roma'dan yeniden Zeki Çelik hamlesi

















