Kara Kartal'ın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. 2003-2004 sezonunun ikinci yarısından itibaren başlayan inanılmaz düşüş, bu sezon aynen devam ediyor. Oysa ne ummuştuk... Olağanüstü Kongre'de işbaşına gelen Yıldırım Demirören yönetimi "bomba" transferler yapmış ve ortalığı ayağa kaldırmıştı. Takımın başına ise dünyaca ünlü bir teknik adamı, Real Madrid'le inanılmaz başarıları yaşamış Vicente Del Bosque'yi getirmişti. Hedeflenen bir dünya kulübü olmaktı. Nereden nereye... Sezonun ilk 7 haftasına gelindiğinde şanlı tarihimize yakışmayan arka arkaya alınan başarısız sonuçlar, eksi 1 averaj, liderle aradaki 13 puan fark, takımda bir menajerin olmamasının yarattığı huzursuzluk, kaçmak üzere olan şampiyonluk treni... Sabır taşı çatladı... Tatlı rüya kabusa dönüştü... Demirören yönetimi Del Bosque'yi gönderme kararı aldı.
Oysa daha geçen hafta Demirören gazetecilerin karşısına geçmiş Del Bosque'nin sonuna kadar arkasında olduğunu vurgulamıştı. Camiadan giderek yükselen eleştirilere set çekmek istemiş, ancak gergin olduğunu da fazlasıyla hissettirmişti. "Kimse benden kelle istemesin. Ben görevde kaldığım sürece Del Bosque ve ekibi iki yıl Beşiktaş’ın başında kalacak. Yeniçeri gibi kelle istemesinler!" deyip tavrını net biçimde ortaya koymuştu.
Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor maçında alınan yenilgi gösterdi ki kazanan "yeniçeriler" olmak üzere... "Yeniçeriler" amaçlarına ulaştı mı? Demirören yönetimi ağır bir yara aldı mı? Kopup giden ise Del Bosque'nin kellesi mi olacak? Hep beraber göreceğiz...