Karakartal.com yazarlarından Eray Erdal, son günlerde kulüp içerisinde yaşanan huzursuzluklara dikkat çekti...
Bugün 10 Kasım; Saat 09.05’de Yine hayat durdu tüm Türkiye’de; Gözlerde özledik diye haykıran İki damla gözyaşı ile; Gururla andık Ata’mızı… Onu unutturmaya çalışan Tüm güçlere inat, Sadece bugün değil, Her gün Her saniye onu İçimizde yaşatıp Onu anlamaya çalışıyoruz…
Mustafa Kemal’den başladık bugün, Onu unutturmaya çalışanlara inat Unutmayacağız dedik… Keşke aynısını Beşiktaş’ımız için de söyleyebilsek, Guti’nin ipini çektik gönderdik, Şimdi sıra Q7 ve Fernandes’e geldi. Hemen her gün, Renkli basında onlarca istatistik ve haber görüyorsunuz Q7 ve Fernandes hakkında, Yok bu kadar maçta, şu kadar asist yapmış Yok, gol atamıyormuş Yok, şuymuş, buymuş… Önce güzel bir söz ile cevap verelim Bu budalalara, “İstatistik mini etek gibidir, Çok şeyi gösterir Ama asıl görülmesi gerekeni Göstermez” diye. Kimilerine göre Sir Alex Ferguson’un, Kimilerine göre Danimarkalı teknik adam Ebbe Skovdahl’ın sözü Aslında çok şeyi anlatıyor. Q7 öyle bir oyuncu ki, Onu öyle iki rakam ile Anlayamaz Anlatamazsınız… Q7 sahada ise; Rakip takım ister istemez Bir adım geriye atar kendini, Onun oynadığı kanatta Ekstra savunma önlemi alınır Yani rakip defansın kimyası bozulur, Q7 oyuna matematik olarak bir katkı sağlayamadığı Maçlarda bile, Sahadaki varlığı ile Beşiktaş’ı öne çıkartır. Buradaki esas problem, Q7’nin durgun olduğu ya da İkili , üçlü sıkıştırmalar ile kilitlendiği anlarda Dengesi bozulan rakip defansın Zaaflarından yararlanacak diğer oyuncuların Ortaya bir şey koyamamasıdır. Bilmem hiç dikkatinizi çekiyor mu ama Basının çok kötü diye üstüne gittiği Q7’nin Karşı kanadın da Simao’nun can sıkıcı Formu nedense gözümüze sokulmuyor. Çünkü renkli basın çok iyi biliyor ki; Beşiktaş’ın en etkili silahı Quaresma’dır, Ve duygusal bir futbolcu olan Q7’nin eğer tribün ile olan İlişki bir şekilde kesilir ise; Tamamen oyuna küser Renklilerin duaları kabul olur. Ayrıca diğer önemli bir konu ise Q7 yapılan futbol dışı sertlikler; Türkiye sınırları(!) içinde Büyük futbolcu olan Alex, Yanına bir rakip Yarım metreden biraz fazla Yaklaşınca faul çalan, Alex’e dokunulduğu anda Kartını kullanan hakemlerimiz Q7’ye yapılan insanlık dışı faullerde bile Bırakın kartını, Ağızlarındaki düdüğü bile Kullanmak kaçınıyorlar. Q7’nin topu ayağına aldığı her an Eğer hakemler tarafından Alex muamelesi görürse %95’i faul ile sonuçlanır. Bu durumda topun başına geçecek olan Duran top ustası Fernandes’in maç içinde kullanacağı Duran toplardan oluşacak tehlikelerin Bir bölümü de gol ile sonuçlanır. Zaten sezon başında Yıllardır en zayıf yönümüz olan Duran toplardan golleri bulma nedenimiz Sadece ve sadece Fernandes etkisidir. Neyse, canım çok sıkkın, Uzun uzun sizlerin de aslında bildiği şeyleri Tekrar yazmak istemiyorum Ama ciğeri iki para etmeyecek İki,üç magazinci parçasına Yem edilen Fernandes Nasıl bu takımda oynamaz Anlayamıyorum. Twitter hesabımdan defalarca söyledim, Futbol bir sistem oyunu değildir, Yani her taktik simetrik olmak zorunda değil, Yani Ernst-Necip-Aurello-Veli Dörtlüsünden üçünün yanına Simao kontenjanından Fernandes’i koyarsın, Top rakipteyken Q7’nin olmadığı kanata yakın oynatırsın Top bizde iken de, Serbest bırakacağın Fernandes Hem diğer kanadı kullanır Hem oyunu kurar Hem de en önemlisi Duran topların başına geçer. Bana kalsa aut atışlarının bile Ona yaptırırım, Adamda öyle bir vuruş tarzı var ki, Attığı her top Rakip defans için büyük baş ağrısı, Ve bizim elimizde böyle bir duran top ustası varken Biz hala onu kadroya alamıyoruz. Başında destek verdiğim Carvalhal’a Kızamıyorum bile; Öyle ya balık baştan kokar Kulübümüzün başkanı, Divan Kurul Başkanı bile Böyle saçmalar ise; Carvalhal ne yapsın… Beyler; Kalbi Beşiktaş için çarpanlar Şimdi uyku zamanı değil, Şimdi oyuna gelme zamanı değil, Kadromuz hem Türkiye Hem de Avrupa için fazlası ile yeterli, Kalemizde tecrübesi az olsa da, Gelecekte bir cevher olabilecek olan Cenk, Onların önünde bu senenin kazanımı Cesur yürek Egemen, Yanında neden forma şansı bulamadığını anlamadığım Sidnei var. Sakatlığı geçtiği zaman, Formasını anında kapacak olan Hem zeki hem de hızlı bir Ersan Gülüm var. Orta sahada çoğu takımın Ağzının suyunu akıtacak, Ersnt, Necip ikilisi, Onların önünde Fernandes gibi bir futbol sihirbazı Ve belki de artık yuvadan uçan Yaşayan futbol efsanesi Guti var. Forvet hattını zaten saymaya gerek bile yok Quaresma, Almeida ve formsuz olsa da Simao Dünyanın herhangi bir takımında Direkt oynayabilecek üç adamın var. Yani kısacası iyi işlenir ise son yıllarda kurulmuş En iyi kadro yapılarından biri var. İşte yöneticilik bu tip anlarda ortaya çıkıyor Yönetici olmak demek Sadece bu adamlara para verip Onları antrenmana çıkarmak değildir, Bu kadroyu ve bu renkleri Saha içinde ve en önemlisi Saha dışında korumak ve Yapılan haksızlıklara DUR diyebilmektir. Ama pardon ya, Şimdi Demirören’in de hakkını yemeyelim Öyle ya onun şuan daha önemli işleri var, Başkanı içerde olan Fenerbahçe’nin de koruma ve kollama işleri Kendisi tarafından yapılmak zorunda Bir de bunların yanında Lig TV decorder satış müdürü olarak işe başlamış… Eeee, bunca işinin arasında Adam nasıl zaman bulup da Beşiktaş’ın haklarını korusun kollasın. Ne de olsa o da insan … Siyah Beyaz Aydınlık Günlerde Görüşmek Üzere Twitter’dan bana ulaşmak için ery02 veya erayerdal