Veysel yeni bir sayfa açtı!

Geçtiğimiz sezon Gençlerbirliği’nden transfer edilen ancak fazla forma şansı bulamayan Veysel, kötü günler geride kaldı dedi. İlk yılında büyük kulüpte oynamanın zorluklarını yaşadığını ve bu nedenle pek forma şansı bulamadığını dile getiren Veysel, artık kötü günlerin kendisi için geride kaldığını söyledi.

Kayıp yılı telafi edeceğim
"Beşiktaş’taki ilk yılımda, büyük takımda oynamanın gerçekten de çok farklı olduğunu gördüm. Anadolu ile karşılaştırdığımda arada büyük fark vardı. Bunun zorluklarını elbette yaşadım. Öyle ki, iyi olduğum dönemlerde bile forma şansı bulamadığım oldu. Bu durum, elbette hocanın tercih hakkıydı. Ben, şans bulduğum maçlarda iyi oynadım. Buna karşın geçen yıl benim açımdan kayıptı. Yeni sezonda düşüncelerimi gerçekleştireceğim."

Sadece yetenek yetmiyor
"Zorluklar neler mi? Mesela, Anadolu Kulübü’nde basın yok! Ancak burada var. Bütün bunları kafa olarak aşmak zorundasınız. İyi olduğunuz dönemlerde de, kötü günler geçirdiğiniz anlarda da, gelişmelerden fazla etkilenmemek zorundasınız. Bir diğeri, taraftar... Seyirci, futbolcunun üzerinde büyük baskı oluşturuyor. Beşiktaş’ta her hafta kazanma mecburiyetiniz olduğunu hissediyorsunuz. İşte bütün bunları kaldırabilmek için sadece yetenek yeterli olmuyor. Her açıdan belli bir seviyeye çıkmanız gerekiyor. İmzayı attığım gün ile şu anki bakışım, bu nedenlerle çok daha farklı.

Forma almak değil, vermemek önemli
"Bir bina düşünün... Ben şu ana kadar sadece temel attım ve bir kat çıktım. Şimdi o katın üstüne katlar çıkmak daha da kolay. Büyük kulüplerde rekabetin olacağını biliyordum. Her sezon yeni birileri geliyor ve gelmeye de devam edecek. Fakat şu da bir gerçek; öyle ya da böyle, muhakkak forma şansı buluyorsun. Önemli olan az da olsa yakaladığın şansı iyi değerlendirmek. Formayı kaptığın an, geri vermemek için daha da fazla çalışmak gerekiyor. Çünkü formayı almak kadar, bırakmamak da önemli. Başka bir deyişle; istikrar, başarının en önemli unsuru."

Moral bozmuyor diyemem
"Bir oyuncu kadroya giremediği zaman elbette üzülür. Her ne kadar ‘moralim bozulmuyor’ dese de, bu imkansızdır. Çünkü her futbolcu oynamak ister. Ben, belli oranda bu durumu aştım. Görev almadığım zamanlarda şunu anladım ki, daha fazla çalışmak gerekiyor. Bunu da ancak çok daha iyi durumda olarak aşabilirsin. İşi bırakırsan, zaten olayı da bitirmiş olursun. O zaman herkes ‘hoca haklıymış, bir şey veremiyor’ der. Ve sen, bu sözleri söyleyenleri haklı çıkartırsın."

Yeniler başarılı olur
"Yerli teknik adamla çalışmak her zaman avantajdır. Hele bir de hocanın sana güvendiğini biliyorsan... Fakat çok kritik bir nokta var burada; ‘hoca nasılsa güveniyor, nasıl olsa forma verir’ der ve beklersen, intihar etmiş olursun. Ali Tandoğan da Youla da daha önceleri birlikte oynadığım futbolcular. Hepsinin kaliteleri ortada. Onlara da geldikleri zaman şunu söyledim: Kafa olarak buraya uyum sağlarsanız, yetenek olarak zaten sorun yaşamayıp çok başarılı olursunuz."

Santrfor demek gol demek değil
"Oynadığım mevkii itibariyle taraftarlar devamlı gol atmamı istiyor. Ancak bana göre bu konu, sadece Türkiye’de böyle biliniyor. En azından benim oyun felsefemde, bir santrforun görevi sadece gol atmak değildir. Sahada iyi mücadele etmek, arkadan gelen kişileri gol pozisyonuna sokmak, defansı yormak, arkadaşlarına boş alan yaratmak... Modern futbolda bunlar var. Ayrıca yeri geldiğinde defansa da yardımcı olacaksın. Kısacası, takım oyuncusu olacaksın."

On maç stoper oynadım!
"En büyük özelliğim, hava toplarındaki hakimiyetim... Ben, komple bir takım oyuncusu olmak için çabalıyorum. Bu nedenle de oynadığım her maçta elimden ne geliyorsa sahaya vermeye çalışırım. Denizlispor’da görev yaparken 10’dan fazla maçta stoper olarak görev yaptım. Bunun dışında orta alanda da oynadım. Sonuçta saha içinde sizi yöneten bir hocanız var. O ne derse, onu yapacaksınız."

Tek çıkışımız başarı
"Hayatımın en önemli derslerinden biri şudur: Bir şeyler elde etmek istiyorsanız, acı çekmek zorundasınız. İşte kamp dönemi... Ağır geçiyor, ama iyi gidiyor. Saha içinde hırçın olduğum dönemler de oldu. Fakat öğrendim ki; kontrolsüz sinir, hem kendinize hem de takıma zarar veriyor. Ne kadar istemeseniz de, işler kötü gidince, ailenizdeki huzur da olumsuz yönde etkileniyor. Geçtiğimiz yıl ki düşüşle birlikte kötü günler geçirdik. Ama hepsi geride kaldı. Artık mazeretimiz yok. Tek çıkış yolumuz, başarılı olmak."

Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları