* Sivas’tan başlayıp Beşiktaş’a kadar uzayan futbol maceranı nasıl özetlersin?
- Mahalle aralarında başladım oynamaya. İlkokulum yakındı. Çıkışta saatlerce bahçede oynardım. Beden öğretmeni hocam, “Amatör takıma vereyim seni” dedi. Evde bunu söyleyince babam istemedi, annem destekçi olunca DSİ’ye gittim. 5 yıl burda oynadım. 15-16 yaş grubunda Türkiye ikincisi olduk.
* O dönemde de savunmada mı oynuyordun?
- Hayır; santrfor. Gerçek yerim forvet. Çok da gol attım DSİ’de. Antep o takımdan 4 kişi aldı. Ben, Metin, Kenan ve Ümit. Metin Eskişehir’de, diğer ikisi de Alanya’da oynuyor. Fazla çıkış yapamadılar maalesef.
* Son iki maçta 4 gol atman tesadüf değil yani?
- Öyle tesadüfi atılan goller değildi hiçbiri. Bir sezonda atamadığımı iki maçta attım ama bir işe yaramadı be abi! Umarım Trabzon maçında yarar..
* İstanbul’a erken ya da geç geldim diye düşüncen oldu mu hiç?
- Antep ile sözleşmem vardı biliyorsunuz. Dört büyük kulüpten de teklif gelmişti ama Celal Doğan erken diye bırakmadı. Ancak keşke bıraksaydı İstanbul’a daha önce alışmış olurdum.
* Geç mi kaldın yani..
- Evet geç kaldım, en az iki yıl kaybettim.
* Lucescu’nun kulübü Donetsk’e önündeki masanın üstüne 2 milyon dolar nakit koymasına rağmen niye imza atmadın?
- Evet bu doğru. Üç gün kaldım Ukrayna’da. Tesisleri gezdim, eski maçlarını izledim ama bir türlü ısınamadım. Lucescu’da mutlu olmadığımı fark edip, “Mutsuz duruyorsun” demişti. Benim için tek cazip olan paraydı ama ben Türkiye’de oynayıp daha büyük bir Avrupa kulübüne gitmekte kararlıydım.
* Son tercihinin Beşiktaş olmasının gerçek ve en önemli nedeni neydi?
- 100. yılda gelen şampiyonluk için tüylerim diken diken olmuştu. Aynı şeyi ben de yaşamak istiyordum. Fenerbahçe ile anlaşmak üzereyken tatil için Çeşme’ye gidecektim. İzmir’e uçmak için alana doğru giderken telefon geldi, geri döndüm ve gece yarısında Beşiktaş’a imza attım. Böylece hayalim gerçeğe dönüştü.
* Ancak şampiyonluk hedefin de 2 yıldır sapma oldu...
- Büyük hedefler için geldim. Ama bir türlü başarıyı yakalayamadık. İşler iyi gitmedi. Hal böyle olunca insanların bize karşı bakış açıları da değişiyor.
* Beşiktaş’ın maçlarda pozisyonu çok ama aynı oranda gol yok. Bunu sadece şansa mı bağlıyorsun?
- Güvensizlik olunca ister istemez insan çekiniyor. Takım olarak hava kaybolmuş oluyor. Son haftalarda özellikle gol pozisyonlarında etkili değiliz.
* Peki zor atıp kolay gol yeme gibi bir özellik çıkıyor ortaya. Yeterli motivasyonunuz yok mu?
- Tespitleriniz çok yerinde. Örnek vereyim ama kimseyi suçlamak için değil. Jaba gol attı, onu ben tutamam ki. Benim uzun boyluları tutmam lazım. Onu kısa boylu birinin tutması lazım.
* İki yılda üç ayrı hoca ile çalışmanın ne gibi etkisi oldu?
- Hocaların değişimi etkiliyor ister istemez. Tanıması zaman alıyor. Otomatik olarak zaman kaybı oluyor. Taşlar yerine oturuncaya kadar geri düşmüş oluyorsunuz.
* Çalımbay, “Çalıştıklarımız idmanda, konuştuklarımız soyunma odasında kalıyor” suçlamasında bulunuyordu. Buna katılıyor musun?
- Tigana çok kaliteli bir isim. Daha da önemlisi; psikolojiden anlıyor. Rıza hoca da başarılı olmak için elinden geleni yapamaya çalıştı. Ama sadece çalışmak yeterli olmuyor.
* Tigana ise sizi değil, geçmişi yani Çalımbay’ı suçladı. ‘Takımın bir saatlik kondisyonu var iyi çalışmamış’ diye..
- Tigana ilk maçına Sevilla da çıktı. Çok yüksek tempoda oynadık. Ayaklarımıza kramplar girdi. Kendi adıma ben iyiyim. Çok maç oynadım milli takım ve burada. Ama hocamız üst seviyede biri ve tespitleri doğrudur.
* Galatasaray derbisinde yeni kimliğinizi unuttuğunuz için mi yenildiniz?
- O maçtan önce gerçekten farklı oynuyorduk. Bunu derbiye de yansıtmak istedik. İyi de başladık ardından gol attım. Öne geçtik. Ama hep diyorum ya, ceza alanı içinde bir kısmetsizlik var. Top onca insan arasından Kleberson’a çarpıp Necati’nin önüne düştü.
* Ümit Karan ile eskiden kalan bir hesap mı vardı, yoksa derbi tansiyonu mu aranızı açtı?
- Benim kimse ile bir sorunum olmadı. Maç esnasında bu tür şeyler oluyor. Ancak Ümit sürekli küfretti. Hakem duymasına rağmen ses çıkarmadı, ya da çıkaramadı artık yorum size kalmış. Ama ben onu tuttum pozisyona bile giremip kenara alındı. Heralde benim iki gol atmamı hazmedemedi.
* Stoperdeki yerinden memnunsun sanırım..
- Lige ve Avrupa’ya bakıyorum aramızda fark yok. Defans oynamak sanattır derler. Duracağın yeri bilmek, tecrübe kazanmak lazım.
* Bugün Fatih’i tutacaksın, zor alacak galiba..
- Söylediğim gibi maç bitene kadar yakından takip edilmesi gereken tehlikeli bir oyuncu. Ama umarım O, Ümit Karan gibi sinirlenmez!
* Golüm var diyorsun yani..
- İnşallah devrenin son maçında galibeyette payım olsun istiyorum.
* Unutamadığın maç hangisi?
- Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yendiğimiz maç.
* Ahmed Hassan, “Telefona para vermiyorum. Toraman Nokia bayisi gibi” diyor. Niye?
- Hassan ile play station oynadık kaybettim. Ben hemen telefonunu aldım. Rövanş yapalım dedi yaptık bu kez ben kazandım, o almadı. Bir daha oynayalım dedi ve yine ben kaybetim. Bir tane daha borcum var ve alacağım. Abi çok hırslı kendini yiyor. Sahada böyle hırs yapsa gol atar!