Beşiktaş şansızdı, çok gol kaçtı ya da Martinez çok iyi idi gibi yorumları yapanlar yine çıkacaktır ama Martinez gibi bir kaleciye gol atmak için, dün girdiğiniz gol pozisyonlarının en az üç katına girmeniz gerekir, ama son altı maçta sadece bir puan almış rakibinize karşı bile kendi sahanıza, öncelikli görevi defans yapmak olan yedi tane oyuncu ile çıkarsanız, bırakın golü bulmayı ilk yarıda olduğu gibi rakip kaleciyi göremezsiniz bile. Kabul etmek gerekir ki sakatlıklar ile boğuşan Beşiktaş'da, hücum bölgesinde oynamayıp rakip kaleyi düşünen tek oyuncusu olan Burak cezalı olduğu için yoktu ama onun eksikliğini hücuma yatkın olan bir oyuncu ile kapatmak yerine defansif bir oyuncu olan Fahri'nin seçilmesi Tigana'nın futbol mantığını özetliyordu.
Ricardinho ve İbrahim Akın'nın girmesiyle, Beşiktaş 10 kişi kalan rakibinin kalesine şuursuzca yüklendi ama eksik kalan Sakarya iyice kendi sahasına gömülünce, Beşiktaş pozisyona girmekte zorlandı. Belki Sakarya 11 kişi ile mücadelesini sürdürse, Beşiktaş'ın üzerine gelecek ve Beşiktaş rakibi karşısında istediği pozisyonlara girebilecekti ama bunlarda sadece günü kurtarmaktan öteye geçmeyecekti.
Böyle bir maçın teknik analizi çok fazla olmaz ama şunu söyleyelim, Tigana ile Beşiktaş hücuma çıkmayı unutan bir takım oldu. Alternatif hucüm varyasyonlarına takımınızı alıştırmasanız, bu gece gibi kapanan takımlar karşısında hüsranı yaşarsınız. Takımda kimse atağa çıkarken ne yapacağını bilmiyor, kimse nereye koşacağını bilmiyor, hatta durum o kadar vahim ki sakatlanan Nobre'nin yerine oyuna giren Gökhan Güleç'e hangi bölgede oynayacağı bile söylenilmeyi unutulmuş. Gökhan oyuna giriyor ve şaşkın bir şekilde yedek kulübesine doğru geri koşuyor ve oynayacağı bölgeyi soruyor. Bu tip trajikomik olaylar daha önceki maçlarda da yaşanmıştı. Penaltıyı, frikiği kimin atacağı saha içinde futbolcuların belirlediği bir takım oldu Beşiktaş.
Bu listeyi uzatmak mümkün, ama sahadaki Beşiktaş atak disiplininden o kadar uzak ki, Tigana oyuncuların defanstaki görevlerini dağıtmakla uğraşmaktan, takımın hücuma çıkarken ne yapması gerektiğini söylemeye vakti kalmıyor herhalde. Daha önce testi kırılmadan uyaralım Beşiktaş iyi günler beklemiyor demiştik ama testi çatladı, su kaçırmaya başladı bile eğer acil olarak müdahale edilmez ise hem testi hem de testiyi taşıyanlar parçalanıp gidecek.
Bu gece taraftarların isyanını doğal karşılamak gerekir, sezonun başından beri oynanan kötü futbola, oynanan tüm büyük maçların kaybedilmesine rağmen, her maçta tribünleri doldurdular, takımlarını sahadaki futbolu beğenmeseler bile hiç homurdanmadan desteklediler ama herkesin sabrının sınırı olduğu gibi, seyircinin de sabrı tükendi ve Tigana'yı ve yönetimi istifaya davet ettiler. Şampiyonluğa oynayan bir takımın hocası kapasitesi taşımayan Tigana'ya arka çıkmaya çalışan yönetim de bu dalgalanma ile alabora olabilir. Yaklaşan kongre öncesi, Beşiktaş yönetimi en azından kendi koltuklarını düşünerek gerekli müdahaleyi belki artık yapar.