İtalya'dan Türkiye'ye gelirken başarılı olacağı konusunda kuşku taşımadığını söyleyen Brezilyalı oyuncu, "Faydalı olacağımı biliyordum. Çünkü gerçek anlamda profesyonel yaşayan bir oyuncuyum. Bu benim işim ve benim için çok önemli. Beşiktaş'ta herkesle çok iyi anlaşıyorum. İtalya'dan gelirken, tek isteğim buydu. Takımdaki bütün arkadaşlarımla çok iyi bir grup oluşturmak istiyordum. Bu çok kısa zamanda gerçekleşti. Baktım ki hepsi benim arkadaşım, dostum oldu. Anlaşamadığım bir kişi bile yok. Teknik heyet de zaten çok iyi. Beni Beşiktaş'ta en çok mutlu eden olay da bu" diye konuştu.
İstanbul'a geldikten sonra hiçbir anda uyum sorunu yaşamadığını belirten Zago, "Avrupa'dan gelen futbolcular, kendi yaşam biçimlerini burada yakalayacaklarını zannediyorlar. Bu tamamen yanlış. İnsanlar gittikleri yerlere uyum sağlamalı. Biz aile olarak Türkiye'de giyim tarzından, yaşam tarzına kadar herşeye uyum sağlamak için çaba gösteriyoruz. Ben hiç zorluk yaşamadım. Çünkü yönetim, takım arkadaşlarım ve kulüp personeli bana çok yardımcı oldu. Sanki yeni bir oyuncu değil de, 10 yıllık Beşiktaşlı gibiyim" yorumunu yaptı.
Sahada her zaman en yüksek limitte oynamayı hedeflediğini belirten tecrübeli oyuncu, "Bunun içinde futbolum sert gözükebilir. Ama bana göre bütün futbolcular kardeştir. Aynı mesleği yapıyoruz. Kimseye zarar vermek istemem" derken, İtalya'daki yüksek sosyete ile olan ilişkileri için de "Aslında orada, fakir insanlarla da arkadaşlık yaptım. Fakat Türkiye'de yüksek mertebedeki insanlarla olan ilişkim konuşuldu sadece. Benim insanlar arasında ayrım yapmak gibi bir düşüncem asla olamaz. Benim için önemli olan insanların mertebeleri değil, kalpleridir. İyi olan herkesle dost olabilirim" şeklinde konuştu.
Zago, sahadaki en önemli üç özelliği ile ilgili soruya "Öncelikle sahaya çıktığımda sadece kazanmayı düşünürüm. Zaten bu bir futbolcunun en baştaki ideali olmalı. Oldukça soğukkanlı ve tecrübeliyim. Futbolu yüzde yirmi ayaklarımla, yüzde seksen beynimle oynarım. Bu da bence başarılı olmanın önemli bir yolu" yanıtını verdi. Brezilyalı oyuncu, Beşiktaş formasıyla ilk golünü de şöyle anlattı "Defans oyuncusuyum ama gol atmak için her maçta ileri çıkıyorum. Denizlispor maçında attığım gol, benim ve o karşılaşmanın ilk golü olduğu için biraz fazla sevindim. Her maçta en yüksek limitte oynamak istediğim için gol atmak beni çok mutlu etti."
Başarılı savunma oyuncusu, "Dünyanın birçok ülkesindeki taraftarları gördün. Beşiktaş taraftarıyla ilgili değerlendirmen nedir?" sorusunu da "Ben 5 yıl boyunca İtalya'da oynadım. Roma seyircisinin üstüne de seyirci olamayacağını düşünüyordum. Ama burada Beşiktaş taraftarını görünce Romalılar sönük kaldı. Beşiktaşlılar'ın dünyanın en büyük taraftarı olduğunu anladım. Beni en çok heyecanlandıran ise, maçlardan önce tribünlere çağırıldığım an. O anda coşkum en yüksek noktasına çıkıyor" diye yanıtladı.
Brezilyalı oyuncu gelecekle ilgili planları için de "Beşiktaş'la 1 yıl daha sözleşmem var. Burada çok mutluyum. Futbol hayatımın Beşiktaş'ta bitmesini istiyorum. Ama bu kadar da değil. Futbolu bıraktıktan sonra da yaşantımı Türkiye'de devam ettirmek gibi planlarım var. Ama bu konuda kesin kararımı vermiş değilim. Bakalım bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini zaman gösterecek" ifadesini kullandı.
Beşiktaş'a gelmeden önce Türk futbolu hakkında fazla bilgiye sahip olmadığını belirten Brezilyalı oyuncu, "Fakat teknik direktörümüz Lucescu ile görüştükten sonra görüşmeme bile gerek kalmadı. Çünkü kendisi çok inandığım ve güvendiğim bir insandır. Bana, 'Ben de yeni bir takıma gidiyorum. Beşiktaş çok köklü ve büyük bir kulüp. Bu sezon 100. yıllarını kutlayacaklar ve çok büyük hedefleri var. Seni de takımımda görmek istiyorum' dedi. Ben de kabul edip geldim" diye konuştu.