PARMAK KALDIRIN!
Evet evet önce siz kaldırın, zamanında Beşiktaş formasını giyenler ya giymese de Beşiktaş yazarı olarak geçinenler, sonra da sırasıyla siz kaldırın ey tetikçi kalemler, eyyamcı yazarlar, belli yerlerin kukla spor yorumcuları… Hepiniz tek tek parmak kaldırın, Beşiktaş’ın her puan kaybında ortaya çıkıp felaket senaryoları yazanlar… Oynadığı futbol ile Turkcell Süper Ligi’nin kat ve kat üstünde olan bu Beşiktaş’ı yerden yere vuranlar, utanın ve parmak kaldırın, biz ettik siz etmeyin diye af dileyin.
Çok zorlu bir maçlar virajını belki biraz formsuzluk ama daha çok şansızlık etkisiyle ufak tefek puan kayıpları ile geçen Beşiktaş puan olarak olmasa da futbol olarak ligimizde açık ara lider durumdadır. Geçen hafta gelen puan kaybını fırsat bilip Beşiktaş’ı hor görenler, hele hele 17 kornerden bir gol bile atılamaz mı diye konuşup Mustafa Denizli’yi yerden yere vuranlar, daha iki gün öncesine kadar 5 maçta toplam 17 korner atamayan Beşiktaş’ın nasıl bir değişime girip, ligin zor deplasmanlarından birinde rakibini ezdiğini göremeyenler, hepiniz artık benim gözümde kötü niyetlisiniz. Beşiktaş düşmanısınız…
Beşiktaş bu gece Galatasaray’a dört gol atan, 10 kişilik takımla Fenerbahçe’ye boyun eğmeyen Rıza Çalımbay’ın Eskişehirspor’u ile karşılaştı ve zirvedeki rakiplerinin puan kaybettiği bu haftada Eskişehirspor’a top göstermeden maçı rahat bir şekilde kazandı. Teknik detaylara gerek yok bu maç için, istek , arzu ve büyük takım gibi oynayan Beşiktaş artık kendi evinde çok zor puan kaybeder.
Kendi evi demişken, Beşiktaş’ın geçtiğimiz sezonlarda kendi sahasındaki puan kayıplarından trajikomik bir şekilde muhteşem seyircisi sorumlu tutulurdu. Seyircinin takım üzerinde baskı oluşturduğundan bahsedilir ama ne takımın yetersizliği ne de teknik adamların basiretsizliğinden bahsedilmezdi. Çünkü herkes bu şekilde mutlu idi, Beşiktaş kendi evinde komik puan kayıpları yaşayacak, rakiplerin ekmeğine yağ sürülecekti. Mustafa Denizli’nin gelmesinin ardından, sene başında kurulan ligimiz için yeterli kadro ile artık bu puan kayıplarını görmek mazide kalacak. Sahaya kazanmak için çıkan Beşiktaş hem rakiplerini dize getirecek hem de oynadığı futbol ile keyif alırken , izleyenlere de (kötü niyetliler hariç) keyif verecek.
Önümüzdeki hafta Fenerbahçe ile deplasmanda karşılaşacak olan Beşiktaş rakiplerinin puan olarak da bir hayli önünde olmasının verdiği (bence dezavantaj) matematiksel avantaj ile sahaya çıkacak Bu maçın sonucu ne olursa olsun, sahaya Beşiktaş formasının bilincinde çıkıp, seyircisini futbol olarak (kötü futbol bile olabilir ) tatmin edecek bir Beşiktaş’ı ben şimdiden beğeneceğimi söylemek istiyorum. Beşiktaş’ın bu saldırgan ve benliğinin bilincindeki futbolunun altına sonuç ne olursa olsun ben imzamı atarım.