Bütün bunları niye yazdığımı tahmin etmişsinizdir. Beşiktaş, bu gece Vestel Manisa ile geçen pazar oynadığı o güzel maçın aynısını oynamak için sahaya çıktı. Hafta başında Tigana’nın verdiği demeçler beni korkutsa da, Tigana zorunlu pozisyonların dışında değişiklik yapmayarak, aynı kurgu ile takımı sahaya sürdü. Aynı kurgu ise Tigana’yı mahcup etmeyerek, hafta sonu sergilenen oyundan daha güzel bir oyun sahneye koydu.
Tüm Beşiktaş’lılar oldukça memnunlar hallerinden, ama hepsinin kafasında ortak bir soru var, acaba bu bahar sahte bir bahar mı, bir atımlık bir barut mu, eğer değil ise nereye kadar devam edecek…
Gerçekte Beşiktaş mı çok iyi oynadı yoksa Vestel mi çok plansız oynadı tartışması asla bitmez, beni ilgilendiren kısmı Beşiktaş’ın ve diğer büyük takımların puan ya da puanlar kaybettiği Vestel’i, Beşiktaş dört günde yedi gol atarak evine gönderdi. Kaçan goller ise atılan gollerin en az iki katı kadardı, buna karşı yenilen gol sayısı sadece birde kaldı.
Bu sene İnönü’de Beşiktaş’ı öyle hallerde gördük ki, küme düşmeme mücadelesi veren, nerdeyse 90 dakika 10 kişi oynayan Sakarya’ya gol atamayan, kendi evinde Trabzonspor gibi ligde hemen hemen herkese puan kaybeden bir takımdan 3 gol birden yiyip tarihi farktan kurtulan bir takımdı Beşiktaş. Bugün ise taraflı tarafsız herkesin alkışladığı, rakiplerin korku ve gıpta ile seyredilen bir takım vardı sahada.
Hepberaber seyredip göreceğiz ama Tigana eğer indirdiği bu el frenini tekrar çekmez ise, belki bu sistem bazı garip maçlarda puanlar kaybedebilir, hatta bazı maçlarda bol gol bile yiyebilir ama artık Beşiktaş seyircisi ve rakip takımlar şunu bilecek ki, Beşiktaş karşısında 2-0 ya da 3-0 öne geçmen bir şey ifade etmiyor, bu Beşiktaş 10 dakika içinde 4 gol birden atabilir. İşte işin keyifli olan ve her türlü riske değecek kısmı da bu.
Tigana’nın el freni hariç, bu takımı durduracak ikinci bir sebep ise vizyonsuz yöneticiler olabilir. Yanlış anlaşılmasın kimseye, hele daha ikinci gününde vizyonsuz demiyorum ama eğer biri ya da birileri çıkıp alınan bu (matematiksel olarak sadece kazanılan 3 puan + geçilen bir tur) galibiyetlerden sonra çıkıp, zafer çığlıkları atıp, bu takım görevini tamamladı imajını verirse, işte o zaman her şey tersine döner. Bu nerden mi çıktı; daha geçen sene Beşiktaş Fenerbahçe’yi yendi diye, her şey unutulmuş, gönderilmesi gereken oyuncular kahraman yapılmıştı. Eğer yine aynı oyun sergilenir ise, Beşiktaş için işler iyi gitmez. Yarış ve şampiyonluk tecrübesi çok az olan bu takım bir anda misyonlarını tamamladıkları düşünüp, formalarını teker teker asmaya başlarlar, bizden söylemesi…