“Bu tip maçlar üç açıdan önem taşır... Birincisi tecrübe... İkincisi, görev vermem halinde yedeklerin ne yapabileceklerini gördüm. Üçüncüsü ve en önemlisi de; futbolcularım kendi kendilerini tahlil ettiler. Şimdi sürekli kendilerine, ‘Ben saha kenarında duruyorum, acaba sahada olsam ne yaparım?’ diye soracaklar. Çünkü bazı oyuncularım antrenmanlarda çok iyi olmalarına karşın maçlarda aynı performansı gösteremiyorlar.”
“Beşiktaş şu an Türkiye’deki en şanssız takım. Ligler başlayalı 1 ay oldu. Ama biz hazırlık kamplarından bu yana hâlâ tam kadro çalışamadık. Oyuncularımı elbette tanıyorum, ancak sahada kimin ne yapabileceğini tabii ki bilmiyorum. İdeal kadroyla oynayamadık, hatta idman bile yapamadık. Bu benim için iyi olmayan bir durum. Belki camia kabul etmeyecek, ama sabredin demekten başka yapacak bir şeyimiz yok.”
“Pascal daha hazır değil. Uzun süre idman yapmamış, maç oynamamış. İlhan’ın durumu ortada. Sergen ve Ahmet gibi sonucu direkt etkileyebilecek oyuncularım henüz tam kapasiteye ulaşamadı. Zago ağır bir sakatlık geçirdi. Ayrıca genç ve yeni bir takımız. Bütün bunlar handikap. Ancak biz bunları biliyor ve çözüm arıyoruz. Geride kalan 4 maçta aldığımız 10 puan da hiç kötü sayılmaz tabii ki.”