KUPA CEPTE, SIRA LİGDE…

Hem kupada, hem ligde zirveyi kovalan iki takımın mücadelesi futbol açısından oldukça fakir olsada, kendi seyircisi önünde Beşiktaş alması gerekeni aldı ve İnönüde’ki galibiyet serisine devam etti.

Bu tip iki ayaklı maçlarda, ilk maç sonrası, sonuç çok farklı bile olsa konuşmak tehlikelidir, ama son zamanlardaki form durumlarına ve Beşiktaş’ın defans yapmayı öğrenmesine bakarak Beşiktaş final biletini cebine koydu diyebiliriz, eğer sıra dışı bir durum olmaz ise Beşiktaş’lı oyuncular, bugün futbol açısından beğenmediğim ama mücadelesini alkışladığım oyunu ile oynarsalar, Kadıköy’den de an azından bir beraberlik ile dönebilirler.

Maça Bobo’nun sakatlığından dolayı, tek forvet Nobre ile başlayan Tigana, ikinci yarının ortası itibari ile oyuna Bobo’yu aldı. Bobo’nun oyuna girdiği dakikalarda top daha çok Fenerbahçe’li oyuncuların ayağında olduğu için, o dakikalarda etkisiz gözüken Bobo, kendine atılan ilk topu, çok olumlu değerlendirdi ve görevini tamamladı. Burak geçen maça göre, maça çok daha iyi motive olmuştu, futbol adına pek bir şey yapamasa da, en azından aklı bu sefer sahadaydı. Defansın göbeği sezonun başından beri olması gereken gibi Toraman, Zan ikilisi olduğu için, kanatlar ne kadar sorunlu olasada, bu ikili tehlikeleri büyümeden önleyip, cılız Fenerbahçe ataklarını kesmesini bildiler.

Beşiktaş’ın gol orucunun başkahramanları ne Runje, ne Toraman ne de Gökhan Zan. Orta sahada ve defansın önünde canla başla savaşan Serdar ve Koray ikilisi bu serinin başrol oyuncuları. Bu ikili yıllardır Beşiktaş seyircisinin özlediği Giunti, Tayfur ikilisinin uyumuna yaklaşmış durumda. Rakibe nefes aldırmamalarının yanında, topu ofansif yönde kullanma katsayıları da olumlu yönde artmaya devam ediyor.

Futbol açısından sıkıcı geçen gecenin bence parlayan yıldızı Beşiktaş seyircisi oldu. Elleri avuşturup, ağızlarından salya akıtarak, Beşiktaş seyircisinin Tümer’e küfredip, ceza alması için hazır bekleyen tetikçi bazı kalemler için kabus gibi bir gece oldu ama bizler gibi futbolseverler için, tansiyonun iki tarafın yöneticileri tarafından iyice yükseldiği bu günlerde bile, çiçeklerle karşılan rakiplerine, maç boyunca hiç küfür etmeden, rakip takım ve seyircisine hiç bulaşmadan maçı bitiren 30 bin cesur yürek maçın kahramanı oldu. Hem yaptıkları akıl dolu tezahüratlarla Tümer’in oyununu bozdular, hem de bu protestolarını gayet medeni bir şekilde yaptıkları için takımlarını ceza almaktan kurtardılar. 

Bu galibiyet Beşiktaş’a hem kupa final vizesini alma yolunu açmış oldu, hem de ligde zirve mücadelesine girdiği bu dönemde rakibini, yenerek ona karşı, ben senden daha iyiyim mesajını açıkça verdi. Ligde puan olarak olmasada, moral olarak rakibinin önüne geçen Beşiktaş’lı oyuncular, artık rakiplerinin puan kaybetmesini daha büyük bir heyecanla bekleyebilirler.

Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları

Şu an okunanlar