Beşiktaş’lı taraftarları ise benim kadar şansız değil idi. Gerçek bir Beşiktaş’lı kalemin bir elin parmakları kadar bile olmadığı su basın dünyasında, onların Kazım Abi’leri vardı. Beşiktaş’ın saçının teline bile zarar gelmesini içine sindiremezdi, hemen suçluyu bulup, açık açık herkese söylerdi. Kimseden çekinmezdi, şu konuda böyle bir fikrim var ama söylersem acaba yanlış anlaşılır mı diye düşünmezdi, aklından ne geçiyorsa bire bir dile getirebilirdi. Eğitimli idi, kültürlü idi, kanser hastalarının umudu, üçkâğıtçıların ve eyyamcıların korkulu rüyası idi.
Neden bizi bırakıp gidiyorsun Kazım Abi? Bizlerin ve Beşiktaş’ın sana ihtiyacı vardı, keşke bu seneki şampiyonluğu görebilseydin Kazım Ağabey, ama şu kesin ki artık hastalığın seni engelleyemeyecek, Beşiktaş’ın nerde maçı olursa olsun, sen orada olacaksın ve Beşiktaş’ını izliyor olacaksın.
Seni Unutmayacağız Kazım Abi…
Beşiktaş’ın ve Beşiktaş’lıların gerçek “Cesur Kalbi” sendin…