İbrahim'i delirttiler!

Son günlerde Sergen Yalçın ve Tayfur Havutçu ile birlikte takımı sabote ediyor denilen İbrahim Üzülmez patladı.  Söylentilere oldukça sinirlenen İbrahim: "Bizler bu takımın üç kaptanıyız. Takım için her şeyimizi vermeye hazırız. Anlamıyorum, nasıl bir iftira bu böyle" dedi ve kendisi ile ilgi merak edilen bir çok soruya dobra dobra cevap verdi. İşte İbrahim Üzülmez'in açıklamaları; 

* Evde sakatlanıp uzun süre sahalardan ayrı kaldın. İyileştin, ama yine ortalıkta yoksun. Neden?

Doğru, kendimi bulamadım. Kampta bir idman bile kaçırmadım, ama her şey biraz da takımın gidişatıyla ilgili. İstikrar meselesi yani. Zamanla düzelirim.

* Şans bulduğun maçlarda bu ışığı niye gösteremedin?

Bazen oynadım, bazen 18’e giremedim. Ama oynadığım maçlarda kötü değildim. Sonuçta takım kötüydü ve ben de negatif etkilendim.

* Bence fiziki açıdan değil, kafa olarak hazır değilsin.

İki maç üst üste oynamadım. Bu da kafa olarak beni etkilemiş olabilir.

* Rıza hoca ile bunları konuşmuyor musun?

İlk zamanlar sürekli konuşuyorduk. Sonra konuşma falan olmadı. Yapacak bir şey yok. Daha fazla çalışacak, şans bekleyeceğiz. Başka ne desem yalan olur.

* Endişeli misin?

Hayır. Daha ligin başındayız, köprünün altından çok sular geçer. İnsan, şansını kendisi yaratır, yaratacağız.

* Geçen yıl büyük bir çıkış, bu sezon aynı oranda düşüş. Ne değişti?

Takım aynı değil. Çok oyuncu geldi.

* Sonuçta kadro daha da güçlenmedi mi?

İstikrar çok önemli. Hoca herkese şans verdi. Ligde en fazla futbolcu oynatan takım Beşiktaş. Belki değerlendiremedik, belki günümüzde değildik. Hoca hatasız, biz hatayı kendimizde aramalıyız. Çok basit goller yiyoruz. Şampiyonluk istiyorsak; Tita, Tuncay ve Anelka’nın gollerini yememeliyiz.

* Çalımbay, “Söylediklerim soyunma odasında kalıyor” diyor. Haksız mı?

Çok doğru, işin özeti bu.

* Sen ve Adem dururken, sol kanatta stoper Çağdaş oynuyor.

Bizim için handikap, ama biz de şansı iyi kullanamadık. Görev aldığım maçlarda kötü oynamadım, ama bir gün sonra da kadroya giremedim. Elbette demorolize oluyor insan. Bugün Çağdaş oynuyor, yarın biz oynarız.

* 18’e giremeyince idmanlarda çalışmadığın iddia ediliyor.

Çalışmıyor diyen, gelsin idman izlesin. Öyle dışarıdan atıp tutmakla olmaz. Kadroya giremediğimde sevinecek halim yok elbette. Öyle soyadım gibi değilim yani! Ancak forma inancım bitmez. Biterse, Beşiktaş’tan ayrılırım zaten.

* Böyle bir his oldu mu hiç?

Yok, daha 7 maç geride kaldı. Şansım sürüyor yani!

* Geçen yıl Bosque, şimdi Çalımbay... Takım içinde revizyon söylentileri... Bu; günü kurtarmak mı, yoksa gerekli yaptırımlar mı?

Türk Futbolu’nun en büyük kanayan yarası bu. Bir kaç kötü sonuçta futbolcuları kadro dışı bırak, hocayı gönder.. Oysa ki, bu daha çok kaosa sürüklüyor kulübü. Önemli olan birilerini suçlamak değil, sorunların çözüm yollarını bulmak.

* N’olacak şu yan toplar?

Geçen sene Tita’dan aynı golü yemiştik. Bu sezonki maç öncesi hoca, bu konuyu hatırlattı, “Dikkatli olun” dedi. Ama aynı adam aynı golü attı yine. Sahanın en kısa adamı hem de. Burada iğnenin nereye batırılacağı belli!

* Batırdınız mı hiç?

Bazen, ama sonuçta üç puan gitti işte.

* Liderle aranızda 11 puan fark var. Şampiyonluk kaçtı mı?

Dezavantajımız büyük, ama Beşiktaş ligi asla bırakmaz. Biz, bu sistemde 11 puan öndeyken, lig sonunda 4-5 puan geriye düştük. Sonuçta Trabzonspor da hala yarışta. Kredimiz bitti, ama bir seri yakalarsak şansımız sürer.

* Şu an en yakın hedef UEFA. Ya diğerleri?

Grupta çok iyi takımlar var. Ancak bizim gücümüz de ortada. Bu gruptan çıkacağız. Lig ve kupanın peşini de bırakmayacağız.

* Üç günde bir maç oynayacaksınız. Bunu kaldırabilecek misiniz?

Avrupalı bunu beceriyor. Aramızdaki en büyük fark da bu zaten.

* Neden böyle? Siz yatıyor musunuz?

Demek ki, hala profesyonel olarak bakamıyoruz bazı şeylere.

* Bu, ‘sadece transfer döneminde profesyonelce bakılıyor’ anlamına da gelmiyor mu?

Fiziki problem de olabilir. Demek ki onlar üç günde bir maç yapmaya alıştı, biz alışamadık. Fakat kadromuz geniş. Her maç her oyuncu oynayacak diye bir kural yok.

* ‘Ben de milli takımla Almanya’da olacağım’ diyebiliyor musun?

23 kez milli oldum. İnşallah takımımız finallere gidecek. Ben de Almanya’da olmak isterim. Bu konuda kendime güvenim tam. Kısa sürede ‘Deli İbo’ geri dönecek.

* Şu an deli değil misin, akıllandın mı yani!

6 yıldır buradayım. Kimseye küsecek halim yok. Bu takımda bulunmam gerekiyor. Bunun için de akıllı olmak şart!

* Kaç yıl daha oynarsın?

Futbolu burada bırakmak istiyorum.

* Bak, Tayfur bırakma kararı aldı...

Hani, nerede? Hala idmana çıkıyor. Bizden önce koşmaya başlıyor hatta!

* Sen de Tayfur gibi bir süre biçtin mi kendine?

3-5-2’de benim oynadığım alan büyük efor gerektiriyor. Öyle Tayfur gibi 20 metrelik alanda oynamıyorum ki! Bu sistemle 2 seneyi zor çıkartırım! Bunu başarırsam da öpüp başıma koyarım. (- Ağabey, bi not düş ki, Tayfur ciddiye almasın. Yoksa hırs yapar, benden sonra bırakır valla!)

* “İbo’nun kafası önde, sahada bozuk para arıyor” diyorlar.

Ağabey, futbolun gerektirdiği her şeyi yapsam Real Madrid’de oynarım herhalde! Roberto Carlos diyorlar ya. Orada oynuyor ama, her şeyi yapıyor mu?

* Sergen, Tayfur ve sen... Her kötü dönemde adınız gündeme geliyor?

Bunu ben de çözemedim. Herhalde hiç bir zaman da anlayamayacağım. Her sene 10-15 transfer var, ama kimseye laf yok.

İki maçı biz mi aldık?

* Takımı sabote ettiğiniz bile ileri sürüldü.

Bunu söyleyen de, sabote eden de serefsizdir.

* Ateş olmayan yerden duman çıktı diyorsun yani?

Ağabey, biz bu takımı nasıl sabote ederiz ya. Oda oda gezip kafasına mı girilir oyuncuların? Sahaya çıkanlar profesyonel, arkasından mı çekiyoruz? İşte takım son iki maçı aldı, biz mi aldık? Takım kötü gidince bazı insanlar oturup yazıyor. Kim var eski? Sergen, Tayfur, İbrahim; salla... Biz bu takımın kaptanıyız. Ben Beşiktaşlı Deli İboyum ağabey.

* Peki, bir takım sabote edilemez mi?

Nasıl olacak ki bu? Bunu yapacak kişi en başta takımdan tepki görür. Hocanın kulağına gider, o da gerekeni yapar. Sanki maç satıyoruz ağabey. Bu nasıl iftiradır böyle.

* Taraftarın tepkisini erken mi buluyorsun?

Beklentiler büyük ve bu nedenle taraftar haklı. Başarıda alkış varsa, tersinde de tepki doğal.

* Hakkınızı niye aramıyorsunuz?

3 Nasıl arayalım ki? Allah herkesin niyetine göre versin. İnsanın niyeti neyse, bir şekilde dolaşır, ok gibi kendine saplanır.

* Evliliğin olumsuz etkisi var mı?

Kesinlikle yok...

* Çocuk ne zaman?

Eşim 5 aylık hamile, kız babası olacağız inşallah. Herkes, ‘çocuk olsun, her şeyi unutursun’ diyor. En son Pancu baba oldu, ama onun da durumu ortada! Hayırlısı ağabey.

Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları