Son haftalara oranla Beşiktaşlı oyuncular daha diri ve istekli gözüktüler. Kaybedilen puanlar sonrası, herkesin ağzına sakız ettiği stresin en yüksek olması gereken maçta, oyuncular gayet sakin ve ne yaptıklarını bilir gibi gözüktüler. Tek forvetli sistemin faydası gözle görülür bir şekilde sahaya yansıdı Beşiktaş adına. Ama bitirici vuruşlardaki eksiklikler, olası bir galibiyetin kaçmasına neden oldu.
Oyuncuları tek tek inceleyecek olursak... Delgado maça istekli başladı ama henüz maçın 15. dakikası olmadan oyundan düştü. İbrahim Akın her geçen gün biraz daha iyi oluyor ama artık net olarak bir şeyler yapması ve skor tabelasına gol ya da asist olarak bir şeyler eklemesi lazım. Sahaya kaptan olarak çıkan Nobre, (bu konudaki fikrimi öğrenmek için geçen yazımda üzerinde durduğum Beşiktaşlı duruşundan uzaklaşan camia bölümünü okumanız yeterli) biraz daha dikkatli olsa seyircisinin gözdesi konumundan, gözbebeği konumuna yükselebilirdi. Burak ve Kleberson bugünün Beşiktaş adına hayal kırıklıklarıydı. Genç Serdar Beşiktaş’taki en iyi maçlarından birini çıkardı. İbrahim Üzülmez milli takımdaki performansının verdiği moral ile normalde pek yapamadığı gollük ortalar ile ciddi katkı sağladı takımına. Toraman, Koray ve Gökhan Zan’a fazla iş düşmese de onlar da sahadaki görevlerini olumlu şekilde yerine getirdiler. Runje için maçın önemi çok büyük oldu, ligin başından beri ilk kez bir kaleci olduğunu bizlere gösterip, elleri ile bir top kurtardı. Bu pozisyonun şokunu üzerimizden atamamışken taça gönderdiği aut atışları ile yine Beşiktaş’lıları çileden çıkararak gerçek kimliğine büründü. Oyunun sonralarına doğru takıma giren Ricardinho ise inanılmaz bir fırsatı değerlendiremedi ve günün kaderini belirleyen adam oldu.
Maçın hakemi hakkında fazla yorum yapmayı sevmem, hatta televizyondan pozisyonları izleyip, hakeme atıp tutanlardan biri asla değilim. Maçın genç hakemi benim bu sezonki gözde hakemlerimden biri olmasına rağmen, bu geceki maçta özellikle Lugano’nun futbol dışı hareketlerine göz yumması ile aklıma, acaba bir büyük maçı kaldıracak tecrübeye erişememiş mi soru işaretini getirdi.
Beşiktaş adına beraberlik bir kayıp gibi gözükmese de, ilk yarının sonlarına geldiğimiz bu haftalarda Beşiktaş hem Galatasaray’ın, hem Fenerbahçe’nin gerisine düştü. Tigana ve Beşiktaşlı oyuncular günü kurtardılar. Oysa bu maçta alınabilecek bir galibiyet birçok şeyin düzelmesini sağlayabilirdi ama olmadı. Büyüklerin sürekli puan kaybettiği bu ligde her şey olabilir ama Tigana’yı asla tam yetili olarak tek başına bırakmamak kaydı ile.