Alen Markaryan TFF’ye sert tepki!

Alen Markaryan Beşiktaş maçının oynandığı gün, saat ve hava koşu ile ilgili fikirlerini çarpıcı bir üslupla kaleme aldı.

Alen Markaryan Beşiktaş maçının oynandığı gün, saat ve hava koşu ile ilgili fikirlerini çarpıcı bir üslupla Akşam Gazetesi'nde kaleme aldı.
 
İşte Alen Markaryan'ın yazısı:
 
İÇİNDE YAŞADIĞIN TOPLUMLA AYNI HAVAYI SOLUMAK ZORUNASIN
 
Hava muhalefetinin İstanbul'u esir aldığı, insanların soğuk havadan dolayı kendini eve kapattığı, "Arabalarınızı çıkarmayın, evden çıkmayın" uyarılarının yapıldığı şu son üç günde federasyon kendini bu maçla eleştirmemişse konuşacak hiçbir şey yok...
 
Temsil edip yönlendirdiğin spor ahalisiyle aynı havayı solumuyorsan, vallahi konuşacak bir şey yok... Şu maçı pazar öğlene alıp otorite kuramıyorsan, harbi biz neyi tartışıyoruz ki... Yok!
 
İnsanlara zulüm edeceğiz diyorlar ısrarla... Başka açıklaması yok bende... Ben kendi yönetimime de söylüyorum, içinde yaşadığın toplumla aynı şeyleri düşünemiyorsan liderlik edemezsin... Nettir, tartışma kabulüm değildir... Şu havada insanların çektiği işkenceye bak.
 
Haliyle stadın dörtte üçü boş. Sonra marka değerinden bahsedelim, olur mu? Pekiiiiii!!!! Federasyon kulağının üzerine yatıyor. Bizim kulüp, federasyonu doğru yönlendirmek adına çaba sarf ediyor mu?
 
Ortalık zemheri, millet sokağa çıkamıyor; gelin maçı pazar öğlene alın, birbirimizi azat edelim diyor mu mesela? Dedin, yapmadı mı!? Taraftarınla paylaş bunu... Beraber strateji üretelim...
 
İnsanlar uğraştığınızı bilsin, çaba sarf ettiğinizi görsün... Bir de buradan deneyin, inanın ki zarar etmezsiniz... Taraftarın istifa bağırması bir ikazdı bence. "Sözlerinizi tutun, işinizi yapın" ikazı...
 
Defalarca seyrettiğim bir anı geçişi... İkazı doğru algılarsan ikaz iyidir. çinde yaşadığın toplumla aynı havayı solumak zorundasın...
 
BABA TARAFINDAN KARDEŞ ÇOCUKLARI
 
Keçiörengücü maçında oyuna girer girmez rakip oyuncunun Jota Silva'ya bodoslama, tekme tokat dalışı var... Orta hakemin topçunun yanına gelip kırmızı kartı ağzının içine sokması lazım. Tartışmasız...
 
PFDK da ibret-i âlem olsun diye bir maç da ekstra ceza kesmesi lazım. Öyle bir faul, anlayın gayrı... Hele Sergen Hoca'nın dördüncü hakemin yanına "Bu kırmızı hoca!" diye gidişi var ki, sormayın...
 
Zaten VAR evlere şenlik. Beşiktaş'a aslan kesilir onlar!!!! Oradaki fecaati gördükten sonra Galatasaray – Gaziantep maçında Barış Alper'in adamın ayağındaki bütün nasırları alı şına denk gelip kimsenin ses çıkarmaması doğal geliyor bize...
 
Jota'ya yapılan oscarlık kırmızıyla Barış'ın yaptığı hareket baba tarafından kardeş çocukları!!! Eee! Göz yumanlar da babaları!!!!!! Yeter ki ikaz enkaz olmasın...
 
AİLE ŞİRKETİ Mİ BURASI!
 
Van Persie Beşiktaş'a gelemeyince "Hayaller Van Persie, bizimkisi tam tersi" diye millet çekiştirip durmuştu bir ara... O olmayınca Gomez geldi, eyvallah; ama hikâye Van Persie ile başlamıştı...
 
Şimdi durup dururken Van Persie nereden geldi aklına diyeceksiniz ama mesele şu... Van Persie şu an Feyenoord'un başında... Kendi öz oğlu da takımda...
 
Son hafta 3-1 mağlupken oğlunu oyuna alıyor. Çocuk bıyıkları yeni terlemiş daha; biri topukla, biri röveşatayla iki gol atıyor ve dünya bir dakikalığına güzelleşiyor...
 
Düşünsenize büyük takımlardan birinin teknik direktörünün oğlunu takıma aldığını... Anaaaaammm!!! İlk vasat oyununda, "Anneni de kaleye al, babanı sola koy, aile şirketi mi burası..." Bitmez gıybetler, bitmez girdaplar... Sıfır tahammül, sıfır sabır...
 
Öyle olunca vatandaşın (!) Trabzon'da attığı gollere bakıp birbirimizi çekiştiririz işte... Herkes çok bilirse böyle olur... Kalite ayrı, performans ayrı şeydir... Karakter ise apayrıdır!!!
 
Amaç bayadır hedef olmadı bizde. Hep hedefe giden yolu katletmekle uğraşıyoruz zira...
Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları