FARKLI(!) KAZANMAK

Beşiktaş, son iki haftadır ligde belki de kendisinden en fazla nefret eden iki camiadan aldığı çok önemli 6 puan ile savaşına devam ediyor. Bursa deplasmanından sonra, Bursa’nın kardeş(!) takımı Ankaragücü’nden alınan puanlar her ne kadar oynanan oyunun karşılığı değil ise de, puan puandır ve Beşiktaş’ın hanesine yazılmıştır.

Bu gece İnönü’de ilklerin gecesi de yaşandı. Beşiktaş ilk defa bir lig maçında iki farklı öne geçti ve maçın sonunda da tabelada da iki farklı galibiyet vardı. Sezonun başından beri rahat bir maç seyredemeyen Beşiktaş seyircisinin aklında hep böyle farklı(!) bir galibiyetin hayali vardı. Sonunda istenen oldu ama Beşiktaş oynanan futbol ile yine sınıfta kaldı.

Tello’nun muhteşem frikiği ve Delgado’nun sert şutu futbolun görsel keyfinin doruk noktaları ama futbolun futbol yönüne baktığımızda kalite, yaratıcılık ve savaşma açısından içler acısı bir takım seyrettik. Sahada geriden oyun kurmaya aciz, top rakipteyken rakibini rahatsız edemeyen, organize bir atağa çıkamayan bir Beşiktaş vardı.

Ankaragücü kadrosunun gücü bakımından sahada elinden geleni yansıtmaya çalıştı ama genç yetenek diye adlandırılan kalecileri Serkan takımını yarı yolda bıraktı. Ertuğrul Sağlam tarafından yine orta sahanın göbek kısmına çekilen Tello oyunun içinde kayboldu gitti. Nobre formsuz olan Bobo’nun yanında daha da göze çarptı ve devre arasında gidecek bir oyuncu varsa bu ilk ben olmalıyım diye bağırdı.

Sonuç olarak bence Türkiye Ligleri’nin en kalitesiz hakeminin yönettiği bu maçta Beşiktaş ilk kez farklı(!) bir galibiyete uzanmasını bildi. Sahada Beşiktaş adına goller hariç olumlu bir şey göremedik. Hele bir de maçın son bölümünde, iki farklı galibiyetini korumak adına, forvetini teke düşürüp, oyuna defansif bir orta saha daha almak  Beşiktaş’a ne kadar yakıştı, bence tüm Beşiktaş’lıların sorması gereken soru bu olsa gerek… 

Not: Dikkat ediyor musunuz Beşiktaş’ta son 10 gündür sorun yaşanmıyor. Şampiyonlar liginden elenilmesine rağmen ortada suni bir sorun yok. Yok, çünkü Beşiktaş yönetimi susma kararı aldı. Belki de bu yüzden bugüne kadar en başarılı(!) günlerini geçiriyorlar. Liverpool maçı sonrası Beşiktaş’ın sahipsiz olmadığını söylemiş ve eğer aday çıkmaz ise Beşiktaş’ın başkanlığına adaylığımı açıklamıştım. Okurlardan gelen destek e-maillerine binlerce teşekkürler. Hatta içlerinden bazıları günün modasına uyup facebook adlı internet sitesinde bir sayfa açmışlar. ( http://www.facebook.com/group.php?gid=6211628044 ) Onların da ellerine sağlık. Tekrar şunu hatırlatmak istiyorum, bizim sıkıntımız Beşiktaş’a başkan olmak değil, bizim sıkıntımız Beşiktaş’ımız bu kadar kötü yönetilmesine rağmen bir tane bile muhalefet sesi duyamamak…

Hakemlere Özel Ders :

Benim özel ilgi alanıma giren Demirlenk yine kendine yakışan şekilde çok kötü bir yönetim gösterdi. Beşiktaş’ın hakkını yedi ya da yemedi değil, kuralları ve futbolu bilmediğini gösterdi. Maçın ilk yarısında Nobre’nin yere indirildiği pozisyonu ancak hayatında futbol topuna değmemiş bir insan kaçırabilir. Buradan tüm hakemlere ricam, eğer futbola bu kadar uzak iseniz, hafta içi dizi seyredeceğinize oturun biraz Avrupa’dan futbol seyredin.

Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları

Şu an okunanlar