"Bu cezalandırma, adalete müdahaledir!"

Beşiktaş ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Fikret Orman, Kulüpler Birliği'nden yapılan açıklamayla ilgili flaş açıklamalar yaptı.

Beşiktaş ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Fikret Orman, Beyaz TV'de yayınlanan Derin Futbol programına konuştu. Fikret Orman, Kulüpler Birliği imzası taşıyan açıklama hakkında değerlendirmelerde bulundu.

İşte Fikret Orman'ın yaptığı açıklama:

"Tansiyonu yüksek bir derbiydi. Çok kısmetsiz bir haftaya geldi bu derbi. Kulüpler Birliği yapmış olduğumuz bir açıklama var. Ona da açıklık getirmek istiyorum. Maçın önüne geçecekti o açıklamalar. Onun için de biraz sessiz kaldım. Maçın oynanması, sahadaki futbolun konuşulmasını tercih ettiğim için yorum yapmadım. Pazartesi maçlar bitti. Ona açıklık getirmek istiyorum.

Stresi yüksek bir maçtı, her Beşiktaş Galatasaray maçı gibi. Fatih Hoca'nın sahada olmaması gibi olumsuz noktalar vardı. Fakat, maç bizim için mutlu bitti. Camiamıza mensup insanlar işlerine mutlu gittiler, mutlu bir gün yaşadılar."

"SAĞLIK VE ADALET HERKESE BİR GÜN LAZIM OLUR"

"Kim yazdıyı konuşmak yersiz. Açıklamanın kendisine dönmek lazım. Niçin, neden böyle bir açıklama yapıldı buna bakmak lazım. Sağlık ve adalet herkese bir gün lazım olur. Biz olayı yanlışlığını kişilere ve kurumlara yönelik değildir. Yanlış yanlıştır, doğru doğrudur. Hakemlerle ilgili bir sürü hatalar yapılıyor. VAR sisteminin başındakiler de yapıyor. Futbolun içinde olan şeyler. Camiamıza hitaben isyan ettiğimiz noktalar oluyor bunlara. Bundan sonra da olacak."

"GENEL ADALET DUYGUSUNA ZARAR VERİR"

"Hakemlere ceza vermenin genel teamülleri zaman. Hakem yanlış yaptığı zaman, puanı düşük olduğu zaman dinlendirilme yapıyor. Bunlar kamuoyuna açık yapılan şeyler değil. Ödüllendirme, cezalandırma sistemleri var. İyi yönetene daha iyi maçlar veriyor, daha iyisine FIFA kokartı veriyorlar gibi. Galatasaray camiası için söylüyorum, bir Beşiktaş maçından sonra, "Hakemin düdüğü asılsın." gibi bir karar verildiği zaman bu genel adalet duygusuna zarar verir."

"BU CEZALANDIRILMA, ADALETE MÜDAHALEDİR"

"Bir kulüp için bir hakemi kamuoyuna duyurarak hakemi cezalandırırsanız, o hakem hür iradesiyle o takımın maçlarına karar vermekte zorlanır. Bir hakem kamuoyunun önüne atılarak cezalandırılırsa, bu futbolun adaletine bir müdahaledir. Daha önce de ceza veriyordunuz, şimdi kamuoyu önünde paylaşmak bir güç gösterisidir. Bu Galatasaray yaptığı zaman mubah, Beşiktaş başka değil. Bu yanlış. Kulüpler'de de bununla alakalı bir rahatsızlık oluştu. Ali Dürüst'ün gitmesi, geri gelmesi, açıklamaları da tuz biber ekti."

"HAKEMLER, O KULÜBÜN ALEYHİNE NASIL KARAR VERECEK?"

"Bana Kulüpler Birliği başkanı olarak telefon açtılar. Büyük kulüpler de vardı, diğer kulüpler de. Kendi başkan yardımcılarımla konuştum bu durumu. "Bu rahatsız edici bir durum, özellikle Anadolu kulüplerini" dedim. Anadolu Kulüplerinin maçlarında ne hakem olayları olmasına rağmen ceza verilmiyor. Beşiktaş'a olduğu zaman yapabiliyorsunuz, Sivas'a, Erzurum'a, Alanya'ya, Akhisar'a olduğu zaman yapabiliyor musunuz, yapamıyor musunuz?

Yazıyı kim yazmış, o mu yazmıştan daha önemlisi ortada bir yanlış var. Hakem hata yapmıştır, yapmamıştır. Ben hakem yorumcusu değilim, bunu konuşmak benim haddime değil. Bir ceza verilecekse MHK bunu değerlendirir. Ama çıkıp açıklama yapınca bir takım lehine veya aleyhine karar vermiş oluyorsunuz. Ama kamuoyunun önünde MHK hakem hakkında karar verince hakemleri zora sokuyorsunuz. Hakemler, sezonun devamında o kulübün aleyhine nasıl dürüst bir karar verebilir."

"ALİ DÜRÜST'ÜN YAPTIĞI TALİHSİZ AÇIKLAMA"

"TFF'ye giden herkes, kulüp şapkasını çıkartıp, Türk futboluna hizmet eder. Böyle bir şey olursa, Malatya'ya kim hizmet edecek? Alanya'ya, Göztepe'ye kim hizmet edecek? Ali Dürüst'ün yaptığı talihsiz bir açıklama."

"MUSTAFA CENGİZ'İ ARAMAM LAZIMDI"

"O günün ortamı itibarıyla talihsiz bir açıklama oldu, art niyet aramamak lazım ama konunun özü, ortadaki yanlışlık. Yaptığımız hata da şu: Galatasaray kulübüyle konuşmam lazımdı. Bir iletişimsizlik oldu aramızda. Normalde Mustafa Cengiz başkanımızın haklı olduğu konu, bu açıklamayı yapmadan evvel ona iletmemiz lazımdı. Hatamız varsa budur ama bu yanlışı ortadan kaldırmaz.

Ben Trabzonspor'la konuştum, Bursaspor'la konuştum, zaten Başakşehir ve Fenerbahçe ile konuşmuştuk. Bir de Sivasspor'la konuştuk. Diğerleriyle açıp konuşmadım."

"İKİ HAKEMİN KULAĞINI ÇEKER GİBİ CEZALANDIRIRSAK..."

"Bizim yaptığımız açıklama, Galatasaray aleyhine yapılmış bir açıklama değildir. Bizim rahatsızlığımız, bir kulübün maçından sonra iki tane hakemi kamuoyu önünde kulağını çeker gibi cezalandırırsak, o hakem sonra o takımın maçına hangi özgür iradesi ile gelebilir?

"YAPILAN AÇIKLAMA, SONUNA KADAR DOĞRU"

"Bu açıklama, sonuna kadar doğru bir açıklamadır!  Yapılan açıklama doğru bir açıklama... Beşiktaş için, Fenerbahçe için de olsa doğru açıklamadır."

"HABERİMİZ YOKTU DİYEN KULÜPLERLE..."

"Ankaragücü başkanı demiş ki benim haberim yok. Böyle hatalar Ankaragücü aleyhine yapılırken böyle kararlar ne zaman alınmıştır. 'Haberimiz yoktu' diyen kulüplerle ben kimlerin konuştuğunu biliyorum. 'Haberimiz yoktu' diyorlarsa da biz arkadaşlara söyleriz, onlar da çıkar o kulüplerden kimlerle konuştuklarını açıklarlar."

"AÇIKLAMA, GALATASARAY'IN MAÇINA ENGEL Mİ?"

"O günün gündeminde bunun açıklanması lazımdı. Bir gün önce veya sonra... Ne fark eder? Bu açıklama Galatasaray'ın maçına engel mi? Sahaya çıkan futbolcu bu açıklamadan mı etkilenecek? Mesela kaleci Muslera maça çıkacakken, 'Kulüpler Birliği açıklama yapmış, ben şimdi nasıl oynayacağım' mı diyecek? Buna çocuklar bile inanmaz."


"FATİH HOCA'YA BU KADAR CEZASI VERİLMESİNİ DOĞRU BULMAM"

"Fatih Hoca çok sevdiğimiz bir spor adamı. Onun ceza almasıyla ne ilgimiz var ne bir şey. Arda'ya verilen 16 maç ceza için fazla demiştim. Fatih Hoca'ya bu kadar ceza verilmesini genel itibari ile doğru bulmam. Ama neden verildiğinin detayını da bilmiyorum. Bir disiplin suçları vardır, detayını ben bilmiyorum. Sevinmiyorum, futbolun güzellikler içinde devam etmesi açısından üzücü şeyler."

"ANKARAGÜCÜ BAŞKANI, G.SARAY BAŞKANI'NI NEDEN ARIYOR"

"Ankaragücü maçının Kayseri'ye alınması... Ankaragücü Başkanı, Galatasaray Başkanı'nı neden arıyor anlamadım. Tanıdığım bir insan kendisi... Konuyla ilgili federasyondan bir kişiyi aramış olsun, hemen yarın görevi bırakırım. Sanki biz dedik de alındı.

Bizim sahamızın çimi bozuktu. Kulüplerden izin aldık federasyona sunduk, kabul edilmedi. Biz maçın başka sahaya alındığını o an öğrendik. Yok Beşiktaş'ın maçı Kayseri'ye niye alınmış? Bana niye soruyorsunuz, gidin federasyona sorun. Beni ilgilendiren bir şey değil."

"VAR'I YÖNETEN İNSANLARIN EĞİTİME İHTİYACI VAR"

"VAR ile ilgili hiçbir zaman güvensizliğim olmadı. Bunları yönetenler insan. Hatayı bilgisayar sistemi yapmaz, hatayı insan yapar. VAR'ı yönetenlerin de sahadakilerin de zamana ve eğitime ihtiyacı var. Yoksa VAR kendi başına çalışan bir şey değil. Kamera sistemi var. Hakemler bakıp karar veriyorlar. Hatalı karar veriyorlarsa eğitime başvurulmalıdır. VAR'ı hep savundum."

"HAKEM DANIŞMAN ALALIM DEDİK, G.SARAY 'İSTEMİYORUZ' DEDİ"

"Kulüpler Birliği'ne bir hakem danışman alalım diye konuştuk. Markus Merk'in adı geçti. Bazı kulüpler olabilir dediler. Bu geçen toplantıda oldu. Önümüzdeki günlerde karar aşamasına taşıyacağız. İki, üç kulüp istemiyoruz demiş. Bunlardan biri Galatasaray."

"F.BAHÇE İLE İLGİLİ YORUM YAPMAM HADDİME DEĞİL"

"Beşiktaş başkanı olarak, benim Fenerbahçe'nin puan durumuyla alakalı yorum yapmam haddime değil. İyi günler kötü günler olur. Türk takımlarının Avrupa'ya gitmemesi hiç hoş değildir. Ali Bey onu sadece bu kadar radikal olmalıyız manasında söyledi."

KULÜPLER BİRLİĞİ VAKFI TARAFINDAN YAPILAN O AÇIKLAMA

"Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Komitesi tarafından dün sabah saatlerinde yapılan basın açıklamasında, Galatasaray-Konyaspor müsabakası orta hakemi Hüseyin Göcek ve VAR Hakemi Halis Özkahya'nın performanslarının yetersiz olduğu gerekçesiyle ikinci bir değerlendirmeye kadar "müsabaka hakemliği ve VAR görevlerine verilmemelerinin uygun bulunduğu" bildirilmiştir.

Ligimizde her daim hakem hataları olmuştur ve olacaktır. Çünkü insanın var olduğu her yerde hata da işin bir parçasıdır. Dünyanın birçok liginde de hakemlerin performansına bağlı uygulamalar mevcuttur. Kişisel yetersizlik gibi çok olağan ve beşeri gerekçelerle alınmış gözüken bu karar, ilk anda ilgili Kurulun görev ve yetki sınırlarında olağan bir uygulama zannedilebilir. Ancak özellikle Anadolu kulüplerine karşı yapılan çok daha fahiş hakem hataları karşısında Türkiye Futbol Federasyonu'nun bu defakine benzer refleks göstermediği ve benzeri kararlar almadığı herkesin malumudur.

Öte yandan bu tasarrufun zamanlaması ve uygulama biçimi de dikkate alındığında, yetki kapsamında masum bir karar olduğuna inanmak ve bunu savunmak, bu şartlarda mümkün değildir. Zira ilgili müsabakadan bir gün sonra istifasını açıklayan TFF Başkanvekili ve Milli Takımlar Sorumlusu Sn. Ali Dürüst'ün, müteakip 48 saat içinde bilinmeyen nedenlerle 'Galatasaray'a daha iyi hizmet edebilmek için' açıklamasıyla bu kararından vazgeçmesi ve daha bu geri dönüşün üzerinden 24 saat bile geçmemişken MHK'nın almış olduğu karar, sadece rastlantı ile izah edilemeyecek bir durum olmakla birlikte, kamuoyunda "birilerine belirli taahhütler verildiği" algısı yaratmıştır.

Kamuoyunda oluşan bu algı Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Komitesi ile birlikte maalesef Türk futboluna da çok büyük zarar vermektedir.

Türkiye Futbol Federasyonu'nda görev alan hiçbir yönetici daha önce yöneticisi olduğu kulübün haklarını savunmak için Federasyon yönetiminde olamaz. Bu durum her takıma eşit mesafede ve adilce yönetilmesi gereken Türk futbolu için asla kabul edilemez.

Daha önce örneği ve uygulaması olmayan bu olaylar zinciri karşısında TFF ve özellikle MHK'nın bağımsız ve tarafsız hareket ettiğine inanmak ya da bu baskı altında bırakılan değerli hakemlerimizin, özellikle söz konusu takımın müsabakalarında bundan sonra bağımsız kararlar verebileceğine, adaleti istikrarlı bir şekilde sağlayabileceklerine inanmak mümkün değildir. Yıllarca, belli takımların maçlarına verilemeyen hakemler konusu gündemdeyken son yapılan uygulama sıkıntıyı daha ileri boyutlara taşımıştır.

Güven ve itimat duygusunun her türlü ilişkinin temelinde yattığını önemle hatırlatarak, Türk futbolunda güven, hakkaniyet ve adil rekabeti tesis etmede bir numaralı sorumlu olan Türkiye Futbol Federasyonu'nun sergilediği bu tutum ile güven müessesesine çok ciddi zarar verdiğini üzülerek görüyoruz.

Son olarak belirtmeliyiz ki; bir camianın adalet değil ayrıcalık talep etmesi Türk futbolunun hak ettiği adil yönetim ve eşit şartlarda mücadele etme fırsatı karşısındaki en büyük tehlikedir. Türk futbol ailesi olarak; bu gibi ayrıcalık taleplerinde bulunanın da, buna müsaade edenin de karşısında durulmalı ve tüm platformlarda gerekli şekilde mücadele edilmelidir.

Kulüpler Birliği Vakfı olarak Süper Lig'deki 17 takımın görüş birliğiyle hakemlerle ilgili alınan ve tek bir kulübün gövde gösterisi anlamına gelecek taraflı bu kararlardan derhal geri adım atılmasını beklediğimizi ve geri adım atılmadığı takdirde de Süper Lig Kulüpleri olağan üstü toplanıp Türk futbolunun adil yönetilmesi için hep birlikte ortak bir adım atacağımızı belirtiriz.

Saygılarımızla,

Kulüpler Birliği Vakfı"

Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları