Bosque’den hiç duymadıklarınız...

Beşiktaş’ın tecrübeli teknik direktörü Vicente del Bosque, sempatikliğinin yanı sıra açık sözlülüğü ile de dikkatleri çekmekte. Türk medyası ile yabancı spor adamları arasında sıkça rastlanan ‘yanlış anlaşılma’ olayı ile erken tanıştı. Ama o seçimini, temelden reddetmek yerine, konuya açıklık getirmekten yana kullandı ve “Daum’u tanımıyorum” sözlerinin altında yatan gerçeği dile getirdi. Galatasaray’a transfer olan eski öğrencisi Concieçao’dan Emre Belözoğlu’na, Real Madrid’den küskün ayrılmasından Sergen Yalçın’ın performansına kadar her konuya dosdoğru değindi. Pascalseverleri incitme pahasına da olsa kendi doğrularını ifade etti:

Ne umdunuz, ne buldunuz?
Açıkçası böylesine hazır bir takım ve böylesine iyi bir yönetim şekli beklemiyordum. Çok olumlu tablolarla karşılaştım.

Neden Beşiktaş?
Evet, haklısınız, pek çok teklif aldığım doğru. Ancak İspanya’da Real Madrid’i çalıştırdıktan sonra başka bir İspanyol kulübünde olmam olanaksızdı. Ve Beşiktaş’ta savaşçı bir ruh var, başarıları elde etme ruhu var. Başarıya tam doymuş değil, aç takım...

Daum konusuna gelelim?
‘Daum’u tanımadığım’ şeklindeki yorum yanlış anlaşıldı. Hagi’nin arkasından bu soru geldi, Gheorghe Hagi ile aynı binayı paylaştık, Daum ile böyle bir yakınlığım olmadığını söylemek istedim. Hatta Bayer Leverkusen’in başında iken rakip bile olmuştuk. Dünya futbolunda önemli bir yeri ve ismi var.

Peki ya Real Madrid?
Real Madrid’e kırgınım... Çünkü 35 yılımı verdiğim bir kulüp. 16 yaşında iken küçük bir kasabadan futbolcu olmak için çıkan ve birinci ligin en önemli takımlarından birinde top oynadıktan sonra, o takımın antrenörü olmak benim için çok önemliydi. Orada çok önemli olduğumu hissettim. Ancak ayrılırken bana gösterilen soğukluğu haketmedim. Bu nedenle giderken kendimi oraya ait olarak hissetmedim. Beşiktaş’ın Real Madrid’den hiç bir farkı yok. Futbol uluslararası bir kavramdır, antrenmanlar, futbolcular fazla değişmez sadece isimler değişir. Beşiktaş da, tıpkı Real Madrid gibi başkanına direkt olarak bağlı bir kulüp. Real Madrid’de de başkan, Beşiktaş’ta olduğu gibi birinci sıradadır, yani futbolun içindedir.

Ya Pascal Nouma?
Pascal’ı biliyorum, burada yaptıklarını da anlattılar. Ancak şu anda elimde bulunan kadroda ona yer yok. Kadrom da yeterli. Olması gereken de bu zaten. Takımın büyükleri, yıldızları, küçüklere hep örnek olmalıdır. Ve profesyonelliği onlara en iyi şekilde anlatmalılar. Sergen de, doğrusu bunu çok iyi yapıyor.

Tümer iyi yapıyor mu?
Saha içindeki yaptığı son olay büyük hataydı. Bu tip olaylardan sadece Tümer’in değil, herkesin dersler çıkarması gerekir. Unutulmamalı ki, bizim düşmanımız hakemler değil, tam tersi rakipler olmalıdır. ‘Düşman’ derken sakın ola yanlış anlaşılmasın, bizim mücadele edeceğimiz tek bir hedef var, o da rakip takımlardır.

Flavio Conceiçao?
Real Madrid’deyken Deportivo’dan transfer ettiğimiz bir isimdi. Makelele ile orta alanda beraber çalışmaları için almıştım. Makelele ile iyi bir ikili olurlar diye almıştık. Ben ayrıldıktan sonra sistem içinde yararlı olamayacağını anlayınca, yaşadığı sorunları da gözönüne alarak transferini istedi. Umarım Conceiçao için iyi olur. Çünkü iyi bir insan ve de iyi futbolcu.

Türkçe ile aranız nasıl?
Şu anda sadece futbol terimlerini kullanıyorum. Örneğin ‘yavaş’, ‘bas’, ‘pres’, ‘beyaz’, ‘siyah’, ‘yeşil’, ‘hızlı’ gibi... Çevremdeki insanların Türkçe olarak selam vermeleri halinde onlara sadece günaydın ve iyi akşamlar diyebiliyorum. Çevremdeki insanlar, yabancılık çekmemem için ellerinden geleni yapıyor.

Emre Belözoğlu?
Emre’nin Avrupa’daki işi henüz bitmedi. İlk geldiği günden bu yana çok yol katetti. Kadro genişliği nedeniyle eğer orada oynama fırsatı bulamazsa ve Beşiktaş’a gelmek isterse, kollarımızı açar, bekleriz. Çünkü Emre, kendi bölgesinde Avrupa’nın en iyileri arasında.
 

Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları