Olayların önleyemediği ülkelerde futbol kalitesinin gerilediğini, başarılı sonuçların alınamadığını anlatan Bilgili, Hollanda örneğini vererek, şöyle devam etti: "Hatırlarsanız 1974 ve 1978'de Dünya Kupası finali oynayan Hollanda, tribünlerdeki anarşiyi önleyemeyince futbol seviyesini muhafaza edememiş, sıradan bir takım hüviyetine bürünmüştür. Kendine hakim olamayan birkaç seyirci yüzünden maçlara olan ilgi azalmış, hatta bu sporu yapanlar başka dallarda spor yapmayı tercih eder olmuşlardır. Ayrıca bu tür davranışlar cuma günü de görüldüğü gibi en çok taraftarı oldukları kulübe zarar vermektedir. Her taraftarın kendi takımını teşvik etmesi hepimizin beklediği bir durumdur. Ancak bunu yaparken, rakip takım aleyhine yapılan tezahürat hele hele terbiye sınırlarını aştığında tasvip edilmesi beklenemez." Bilgili, siyah-beyazlı taraftarların desteğinin takıma güç verdiğini vurgulayarak, "Ancak bu desteğin centilmence ve fair play ruhu içinde olması en büyük arzumdur. Takımımıza bundan sonraki maçlarında başarılar diler, tüm taraftarlarımıza sevgi ve saygılarımı sunarım" dedi.