Şimdi diyeceksiniz ki, bunları niye anlattım. Beşiktaş o sene beynini kaybetmiş, takım olarak mücadele etmeye çalışmış ama birçok maçta gereksiz puanlar kaybedip, şampiyonluktan uzak kalmıştı. O gün bugündür Beşiktaş sürekli olarak beyinsiz mücadele etti. 100. yılda Sergen yine kontrolü eline aldı ve Beşiktaş şampiyonluğa ulaştı. Aradan yıllar geçti ve Ricardinho geldi. Sezonun başında sürekli ikinci plana itildi ve Delgado’nun sakatlanmasıyla beraber takımdaki liderliğini ilan etti.
Artık Beşiktaş’lı oyuncuların sıkıştıkları anlarda yapması gereken tek şey, Ricardinho’yu topla buluşturmak. Ricardinho top ile buluştuğu anda topu kaptırması çok zor ve ileri uç elemanları biraz daha kurnaz olursa ve çapraz koşular yapar ise Ricardinho bu koşuların hepsinin hakkını verir. Eskiden Sergen’i “küçük maçların büyük adamı” diye eleştirilirdi ama herkes şunu unuturdu ki şampiyonluk büyük maçlardan değil, küçük maçlardan geçiyor. Ricardinho’nun liderliğindeki Beşiktaş artık daha az puan kaybedecek küçük maçlarda, tabi takımın ve Tigana’nın izin verdiği ölçülerde.
Bir parantezde Serdar için açmak istiyorum. Serdar’ın artık sahada yürüyüşü bile değişti. Artık kendinden emin bir şekilde durmaya başladı, bir sağ tarafa bir sol tarafa yardıma gidiyor, yeri geliyor sıfıra iniyor orta yapıyor, yeri geliyor defanstaki en son adam oluyor. İnanılmaz bir enerji ile sahada mücadele ediyor. Umarım devre arasını da çok iyi değerlendirir ve Beşiktaş’ın büyük kazanımlarından biri olur.
Lig uzun bir maraton ama Beşiktaş şuan ciddi olarak geriye düştü, ama en azından takım ileri için umut veriyor. Beşiktaş seyircisi buna çoktan razı, yeter ki takım oynasın, mücadele etsin. Yönetimin yapması gereken ise bu takıma devre arasında bir kaleci almak. Sakın ola tribünlerden gelen Runje tezahüratları onları yanıltmasın, çünkü Runje kıvrak zekalı Beşiktaş tribünlerinin sadece ufak bir eğlentisi.