BEŞİKTAŞ’IN BAŞKANLIĞINA BEN ADAYIM !

Beşiktaş camiası tarihinin en kötü günleri yaşamaya devam ediyor. Uluslar arası arenada devam eden yüz kızartıcı davalara, bir de bu geceki yüz kızartıcı sonuç eklendi. Yıldırım Demirören göreve başladığı zaman Beşiktaş’ın adını ve markası tüm dünyanın ezberleyeceğini söylemişti. Dediğini kupaları müzesine koyarak değil, sağa sola vermediği paralar ile bu gece aldığı şampiyonlar ligi tarihine geçen mağlubiyet ile sağladı. Teşekkürler Sayın Demirören; sayenizde artık tüm dünya Beşiktaş’ın adını ezbere bilecek !!!

Eğer geçen seçimlerde olduğu gibi kimse aday olmaz ise, başkanlık için resmi aday olma hakkını kazanmış bir Beşiktaş kongre üyesi olarak Beşiktaş’ın başkanlığına adayım. Beşiktaş ne bu kadar sahipsiz kalmalı, ne de bu kadar kötü yönetilmelidir.

Bu geceki bu utanç gecesinden sonra neler olacak? Ben size hemen söyleyeyim; önce yönetim Ertuğrul Sağlam’ın arkasında duracak. Sonra gazetelerde onlarca teknik adamın adı geçecek. Ara transfer döneminde Beşiktaş’a Ronaldinho, Messi, Lampard kalitesinde adamların transfer dedikoduları çıkacak ama hepsinin ya son anda karısı izin vermeyecek ya da çocuklarının okul sorunu çıkacak. İbrahim Akın, Burak Yılmaz , Ricardinho gibi oyunculara fatura kesilip takımdan uzaklaştırılacak. Gordon Milne PAF takımının başına getirilecek. Metin – Ali – Feyyaz üçlüsü menajer olacak. Sonra tüm bu çileleri en son damlasına kadar çeken Beşiktaş seyircinin yaptığı bazı tezahüratlar ya uğursuz bulunacak ya da takım üzerinde stres oluşturuyor diye söylenmesi yasaklanacak. Önümüzdeki maçlara baka baka sezonun sonunun gelmesi beklenecek. Takımın tüm gücü Türkiye kupasını alması için seferber edilecek. Kazanılan kupanın ardından başkan iki damla gözyaşı dökecek ve yeni sezona şampiyonluk parolası ile hazırlanacak. Bu masal böyle devam edip gidecek, kimse kusura bakmasın ama Beşiktaş camiasının artık uyanma zamanı geldi , geçiyor bile. Ağızlara doladıkları iki büyük yaratılmaya çalışıyor teorisi gerçeğe dönmek üzere ama buradaki anahtar kişi maalesef ama maalesef Beşiktaş kulübünün kendi başkanı…

Gelelim diğer sorumlulara; Beşiktaş’lı oyuncular artık o kadar usta oldular ki; meşhur 5 kırmızı kartlı maçtan beri onlarda asla hata olmuyor. Bir şekilde olayın içinden sıyrılıp, kenara geçip, faturanın birine kesilmesini bekliyor ve hepsi sütten çıkmış ak kaşık oluveriyor. Ya teknik adam gidiyor, ya menajer gidiyor, hiç biri olmaz ise bir sezonda en fazla 3-5 maç oynamış oyuncunun kellesi gidiyor ama asıl sorumlular o formayı giymeye devam ediyor. Kabul ediyorum futbolda her sonuç vardır ama siz böyle bir sonuçla eve dönerseniz ya geçen günlerde S.Prag’ın yaptığı gibi takım halinde seyircinizin önüne gidip diz çöküp özür dilersiniz, ya benden futbolcu olmaz diyip formanızı asarsınız ya da….

Sırada Ertuğrul Sağlam var. Elindeki takım Liverpool’u daha 15 gün önce alt etmeyi başarmış bir takım. Yani sokaktan topladığın 11 tane adamı sahaya sürmüyorsun. Ne oldu da; bu 15 gün içinde bir takım uzaydan gelmiş gibi top oynarken, Beşiktaş’lı oyuncular mahalle topçusuna dönüşüverdi. Yoksa bu Galatasaray, Marsilya hatta Fenerbahçe deplasman maçlarında da gördüğümüz rakip sahada kompleksi olmasın. Ertuğrul Sağlam takımın başına geldiğinde, büyük takımın hocası olmak ayrı bir şey, iyi hoca olmak ayrı bir şey demiştim. Hedefsiz bir takımda 3 maç arka arakaya kazanırsan başarıdır ama hedefi olan bir takımda 10 maç arka arkaya kazan, sonraki 2 maçı kazanama, başarısız olursun diye yazmıştım. Sevgili Ertuğrul burası Kayseri değil, elindeki takımda Kayserispor hiç değil. Eğer sen Marsilya’ya (Marsilya o kadar kötüydü ki teknik adamını Beşiktaş’ı yendiği maçtan sonra değiştirdi), Galatasaray’a sadece deplasman korkundan yeniliyorsan, bu takımda işin yok demektir. Sen elindeki Ricardinho gibi bir adamı kullanamıyorsan, Ülker güzeli Delgado’da ısrar ediyorsan bu takımda işin yok demektir. Aylarca oyalanıp sonra gidip Diatta gibi bir adamı alıyorsan, bu takımda işin yok demektir. Maç 5-0 iken son 15 dakika küfür eder gibi Ricardinho’yu oyuna alıyorsan bu takımda işin yok demektir. İyi insan ya da iyi bir Anadolu takımı hocası olabilirsin ama şampiyonluğa oynayan Beşiktaş hocası olmak için daha çok yolun var sevgili Ertuğrul Sağlam. Ne demişler “cesurlar bir kere, korkaklar bin kere ölür” !!!

Tüm bunlar olup biterken Beşiktaş erimeye devam ediyor. Son 12 yılda 1 kere şampiyon olan Beşiktaş, göz göre göre Trabzonspor gibi tarihte bir büyüktü ama şimdi adı büyük bir takım olmaya gidiyor. Beşiktaş’ın öyle bir camiası var ki, kötü gününde kenetlenir, küllerinden yeniden doğar, bir başkan çıkar bu takımı şahlandırır, eğer o kişi çıkmaz ise bu yönetimin borçlarından dolayı bende başarısız olurum korkusu ile o koltuğa talip olmaz ise buradan açık, net ve ciddi bir şekilde söylüyorum; ERAY ERDAL BEŞİKTAŞ BAŞKANLIĞINA ADAYDIR…


Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları

Şu an okunanlar