Sahada ortaya konan futbola baktığımızda, hem teknik direktörlerin, hem de futbolcuların korkarak maça başladıkları görülür. Çünkü, kaybetmeyi göze almadılar ve her türlü önlemi göz önünde tuttular. Risk almadılar, bu da çok doğal... Ancak Galatasaray'ın oldukça fazla efor sarfettiğini de gözardı etmemek lazım. İlk yarıda ortaya koydukları futbolun, ikinci devreye yansıması, iyi yolda olduklarının bir göstergesi... Oyuncular birbirleriyle kaynaşmaya başladı, deneyimi yüksek futbolcuların gücü sahada ortaya çıkıyor. Hagi'nin kendine güveni de arttı. Galatasaray fiziksel ve mental olarak her geçen gün daha da yükseliyor. Yani, bu takımda ışık var.
Beşiktaş ise daha çok fiziğe dayanarak oyunu rakip kaleye yıkmak için çaba gösterdi. Ama şanssızlardı. Hele Tayfun ve Pancu, yakaladığı iki fırsatı kaçırmasa, maçı lehlerine çevirebilirlerdi. Aynı zamanda Ronaldo ve İbrahim Üzülmez'in iyi bir oyun çıkardığını da belirtmek istiyorum.
Sahadaki oyun, bize Türk futbolunun yeniden eski günlerine döndüğünü gösterdi. Üstelik hem oyuncular hem de tribünler arasındaki fair play beni çok mutlu etti.
Beşiktaş tribünlerini yine aynı gördüm. Hele yeni stadlarıyla çok daha muhteşem olmuş. Burada yönetimi tebrik etmek gerekiyor. Stadın büyütülmesi zaten kafamızda olan eski bir projeydi. Az ya da çok bunda benim de bir katkım, emeğim var. Bu nedenle mutluyum.