"Başladığım işi yarım bırakmam"

Fikret Orman’dan sonra Levent Erdoğan da 25 Ocak’taki kongrede başkan adayı olmayacağını açıkladı. Bu kararı vermesinin nedenini de; “Böyle bir görevi, hakkı ve layıkıyla sürdürebilmek için, ihtiyacı en çok hissedilen olay, zamandır. Şu anda başında bulunduğum hukuk bürosu, uluslararası zincirdeki yerini almak için yoğun kuruluş çalışmaları içindedir. Bu organizasyon tamamlanana kadar, Beşiktaş Başkanlığı için yeterli zaman ayırmam mümkün olmayacaktır” sözleriyle vurguladı. Erdoğan aday olmadı, ama Serdar Bilgili’ye, Beşiktaş camiasına mesaj yollamaktan da geri kalmadı.

“Öncelikle şunu belirtmeliyim; Beşiktaş’ta başkan adayı olmak, doğal bir kongre hareketidir. Halen görevde bulunan ve yararlı işler yaptığına inandığım yönetimin karşısında aday gösterilmem, muhalefet olarak kabul edilmemelidir. Çünkü her Beşiktaşlı’nın kulübü için yapacağı çok işler vardır. İsmimin aday olarak ortaya çıkartılması bile benim için büyük gurur kaynağıydı, ancak özel işlerimdeki yoğunluk nedeniyle bu kongrede aday olmamaya karar verdim.”

“Adaylığı düşündüğüm basına yansıdığında inanılmaz bir tepki aldım. Mevcut yönetim içinden bile benimle çalışmak isteyen arkadaşlar oldu. Ancak ben proje adamıyım. Bir şeye kolay kolay başlamam, başlayınca da yarı yolda bırakmam. Yeteri kadar zaman ayıramayacağımı anladığım için aday olmadım, ama camia içinde canımı sıkan gelişmeler var. Sırf futbol takımı iyi diye ortaya başkan adayı çıkmıyor. Durum tersi olsaydı, 3-4 kişi adaylığını açıklardı. Yani başkanlığı düşünenler takımın başarısızlığını mı bekliyor?”

“Sadece futbol takımında başarılı olmakla bir yerlere varılamaz. Artık Avrupa’daki başarı kalıcıdır. Üstelik hizmetin sınırı yoktur. Örneğin; Beşiktaşlılar’ın oturacağı bir lokal yok. İstanbul’a en az üç tane yapılmalı. Ümraniye’ye tesislerin karşısına bir huzurevi şart. Derneklerin kongreden kongreye ortaya çıkıp ‘Benim şu kadar oyum var’ diyerek pazarlık yapmaktan başka bir özelliği kalmamış. Onları federasyon haline getirmek lazım. İnönü Stadı yıkılıp baştan yapılmalı, üstelik projesi bile hazır zaten.”

“Hiçbir dernek, kişi ya da herhangi bir kuruluşla bağım yok. Herkese eşit mesafede biriyim. Aday olmam olmamam, ya da seçimi kazanıp kazanmamam aslında hiç önemli değildi ki! Önemli olan, Beşiktaş’ın iyi gününde de demokratik bir ortamın sağlanmasıdır. Yoksa rekabetsizlikten kazananlar, aslında yakın bir gelecekte büyük şeyler kaybettirdiklerinin farkına varacaklardır. Elbette muhalefet yapacağım. Ancak bundan önce bazılarının yaptığı gibi belden aşağı vurmak bana yakışmaz...”

“Şu anki mevcut yönetimden neden ayrıldığım biliniyor. Şu da bir gerçek; Yıldırım Demirören’nin futbol şubesindeki görevinden ayrılmasından sonra takım içinde olaylar başladı. Futbolcular arasında kavgalar yaşandı. Ahmet Dursun gibi bir oyuncu harcandı. Bütün bunlar yaşanan olayların sadece birkaçı... Yıldırım takımın bir parçası gibiydi. Çok yazık oldu... Beşiktaş büyük bir değeri şimdilik kaybetti.”

“Başkan Serdar Bilgili, olaylara hep seyirci kaldı. Öyle zamanlar geldi ki, bırakmayı telaffuz etti. Toplantılarda ‘beraber geldik beraber gideriz’ dedi ancak daha süre dolmadan asbaşkan istifa etti. Ya da bazıları şahsi egoları yüzünden silinmek istenip istifaya zorlandı. Ben hep, ‘yönetime girenler verdikleri parayı geri alacaklarsa, bunun bir anlamı yok’ dedim. Bir de öneri getirdim; Bankalardan aldığımız kredilerin faizlerini yönetim kurulu üyeleri kendi aralarında paylaşsın.”

“Şimdi aday olmuyorum, ama şunu da çok iyi biliyorum; Eğer aday olsaydım başta Onursal Başkanımız Süleyman Seba olmak üzere, camianın büyük bir çoğunluğundan destek alırdım. Üstelik yönetim kurulunun da en kralını kurardım. Benim ismimin adaylık için geçmiş olması bile aslında bir çığır açtı. Artık insanlar kulüplerine sahip çıkıp adaylıklarını açıklasınlar. Kormasınlar, korsu versinler.”

Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları