Sonuçta olan her zaman ki gibi Beşiktaş’a oluyor. Bu teslimiyetçiliği anlamak mümkün değil. Yönetim Tigana’ya tamamen teslim olmuş durumda, oyunculuk dönemlerinde çok sevdiğim Ali Gültiken, koltuğumu kaybederim korkusu ile otel rezervasyonları hariç hiçbir şeye karışmıyor. Kim ne derse desin, Tigana ve bu yönetim gidici, Beşiktaş kalıcı olandır. Beşiktaş’ın değerleri tek tek elden gidiyor ve kimse buna dur demiyor. Hagi’nin bile Türkiye’ye gelir gelmez ilk sorduğu adam İbrahim Akın kadroda yok, neymiş efendim çalışmıyormuş, gönderilmesi gündemdeymiş. Her şey bu kadar basit mi, sadece hocası beceriksiz ve İbrahim Akın’ı iyi kullanamadığı için (İbrahim’in de hataları olmuştur ama bu hataları da Tigana ve Ali Gültiken’nin düzeltmesi gerekir, sonuçta bu iş için para alıyorlar), bu inanılmaz yetenek potansiyeli Beşiktaş’tan uzaklaştırılmak üzere. Belki iki ay sonra ülkesine dönecek olan Tigana, Beşiktaş’ın geleceğini umursamıyor ama iyi niyetinden hiç şüphe etmediğimiz ama bir o kadar da başarısız olan başkan da uyuyor mu?
Vestel maçı yorumlarını beklerken sizi biraz derinlere götürdüm ama biliyorum ki siz de her Beşiktaş’lı gibi; şansız bir şekilde sakatlanan Nobre olsaydı, üç gün önce oynadığımız kupa maçı bizi fizik olarak düşürdü gibi olası Galatasaray maçı sonrası puan kaydı nedenlerini duyacağınız zaman mideniz bulanacaksa bu yazıyı anlayan ve destekleyen kısımdasınız, yani sadece bakan değil, her şeyi gören Beşiktaş’lılardansınız.