Şimdi yavaş yavaş daha derin mevzulara girme zamanı. Sakatlığını soruyoruz, "Sorun yok, iyiyim, oynayabilirim" diyor. Şaşırıyoruz, çünkü Del Bosque'nin onu Ankara maçında dinlendireceğini öğrenmiştik, bunu hatırlatıyoruz. Aynı türküyü söylüyor: "Ben hazırım!" G.Saray derbisini ve dolayısıyla yeni İnönü'deki muhteşem atmosferi hatırlattığımızda, şaşkına döndüğünü belirterek başlıyor sözlerine ve bakın neler söylüyor: "Valerenga maçında da dolu tribünler önünde oynamıştık. Yani Beşiktaş seyircisinin ateşli olduğunu biliyordum ama bu maç beklediğimden çok farklıydı. Gerçekten şok oldum. İnanılmaz ateşliydiler. Hep böyle midirler?"
"G.Saray'dan iyiyiz"
G.Saray'ı soruyoruz Norveçli'ye ve ilginç bir cevap alıyoruz. Beşiktaş'ın G.Saray'dan çok daha güçlü bir takım olduğunu, derbinin ölçü olmadığını söylüyor. Beşiktaş'ın her hafta daha iyi olacağını da ekliyor. Şampiyonluk yarışında G.Saray'a pek şans vermiyor Carew ve bu konunun F.Bahçe ile Beşiktaş arasında halledileceğini düşünüyor. F.Bahçe'nin şimdiden şampiyon ilan edilmesinin yanlış olduğunun altını çizdikten sonra, "Liglerin gerçek şampiyonları, ocak-mayıs periyodunda belli olur. İkinci yarının ilk maçından itibaren bazı şeyler değişebilir, değişecektir. Gerçek dansçılar sahneye çıkmadan konser asla bitmez." Söz F.Bahçe'ye gelmişken hayran olduğumuz Alex'i soruyoruz, Carew oralı bile olmuyor, "Tanımıyorum" diyor. Aklımıza, hazırlık kampında Del Bosque'nin, yine bizim sorduğumuz bir soru üzerine "Daum'u tanımam" demesi geliyor, ben soruyu tekrarlamaya hazırlanırken Vahap giriyor araya: "Yani Brezilya Milli Takımı'nda falan da oynuyor, hiç mi duymadın adını?" İşte size cevap: "Hayır! Hiç duymadım. Burada duydum." Bu konuyu fazla karıştırmayıp, Sakarya'da attığı penaltıları hatırlatıyoruz. "Düşmana vurur gibi vurmak" deyimini masanın üzerine serip, kendisinin de penaltıda topa öyle vurduğunu söylüyoruz.
'Penaltılar sırrım!'
Gülüyor... Bundan sonra yine aynı şekilde mi atacağını merak ediyoruz, "Bu benim sırrım, bunu açıklarsam, kalecilere karşı söyleyecek sözüm kalmaz. Silahımı elimden almayın!" diye kapatıyor konuyu. Hakemleri ve rakipleri sormak istiyoruz. "Televizyonlar bana yapılanları gösterince bazı şeyler düzeldi. Şimdi daha az faul yapılıyor. Ben bu kadarına razıyım, çünkü boyum çok uzun, rakipler biraz da bunun için faul yapıyorlar. Başka türlü durdurmalarının zor olduğunu düşünüyorlar" şeklinde konuşuyor yıldız futbolcu.
Şimdi geldik kırılma noktasına, babalık davasını sorsak mı? Son derece rahat, "Öyle bir şey yok" diyor. "Nasıl yok, yani mahkeme yok mu? Yargılanmıyor musun, DNA testleri falan hepsi asparagas mı?" "Evet, onlar Norveç magazin basınının uydurması. Gerçek bu, böyle bir dava yok!" Nefis boğaz manzarasını bırakıp, Dolmabahçe'de bir kaç fotoğraf daha çekip gitme zamanı geldi. Bir Mehmetçik görüyoruz Saray bahçesinde. Aslan gibi tutuyor nöbetini "Tertip, Carew'le resmini çeksek, senin askerlik yanar mı?" diyoruz, "Yanar ağabey" diyor. O yerinden kıpırdamıyor, biz Carew'i yakın bir yerde durdurup ondan habersizmiş gibi çekiyoruz resimleri. Bu kadarcık şey içinde koca askerlik yakılmaz herhalde.
Kaynak: Sabah