8 yıl hiç yedek kalmadım! Kara Kartal'ın Mısırlı yıldızı Ahmed Hassan çarpıcı açıklamalar yaptı

Ahmed Hassan Mısır Milli Takımı'nın kampına gitmeden ilginç açıklamalarda bulundu... Sezon başında G.Birliği'nden Beşiktaş'a gelerek sezonun en flaş transferi olan, şimdilik fazla ilk 11 şansı bulamamasına rağmen attığı 7 golle alkışlanan Ahmed Hassan herkesin merak ettiği soruları cevaplandırdı. İşte 19 yaşında seçildiği Mısır milli formasını 100. kez giymesine 4 maç kalan yıldız futbolcunun söyledikleri...

* Türkiye ile Mısır'ın futbolunu ve ligini karşılaştırır mısın?

Türkiye'de kurumsallaşmış bir yapı var. Mısır, Afrika'nın futbolda en iyi ülkelerinden biri. Türkiye daha profesyonel bir ülke. Hem futbolcu, hem de idari anlamda çok büyük profesyonellik var. Mesala bizde havuz sistemi, Digitürk yok. Kulüpler, federasyon, Türkiye'deki kadar kurumsallaşmış değil. Ortak yönümüz şu. Her iki ülkenin insanı, futbolcusu memleketini çok seviyor ve memleketinden ayrılmak istemiyor. Bu da dışa açılımı zorlaştırıyor. Her iki ülke oyuncularının gözü dışarda olsa bulundukları seviyeden en az iki kat daha mesafe katederler.

* Öğrenim durumun nedir?

El Ezher Üniversitesi'nda İslam Hukuku okudum. Dünya çapında bir üniversite. Türkiye'den ve dünyadan birçok öğrencinin okuduğu bir üniversite. Master yapmadım çünkü futboldan dolayı vaktim çok olmadı. Sonra zaten Kocaeli'ye geldim.

* Nasıl oldu da Mısır'dan Türkiye'ye geldin?

Güvenç Kurtar beni kasetlerden izlemiş. Kocaeli'yle anlaşınca menajerim Alper aracılığıyla beni çağırdılar. Ben de ilk transferimi yaptım. Ben burada mutluyum. Mısırlı oyunculara Türkiye'ye tavsiye ediyorum. Mısır'da çok iyi oyuncular var. Örneğin 26 yaşında stoper Beşir Tabeyi, libero Gabbani var. Milli takımın liberosu. Çok iyi oyuncular var. Türkiye bize her konuda yakın. Aynı dini paylaşıyoruz. Yemek kültürüne, insan ilişkelirine alışmak kolay. İlk başta biraz sıkıldım. Şimdi burası memleketim gibi geliyor. Denizli'de El Saka ile Muhammed Yousef vardı. Denizli'ye geçtim. Oradan da G.Birliği'ne transfer oldum. Ve şimdi Beşiktaş'tayım. İngiltere Ligi'ni çok beğenirim. Her şey kısmet ama birgün İngiltere Priemer Ligi'nde oynamayı istiyorum.

* Niçin Beşiktaş'ı tercih ettin?

Beşiktaş beni çok istedi. Kararlıydılar. Lucescu'nun da çok istediğini söylediler. Bu karallıkları ve işi bitirmek için gelişleri beni etkiledi. Örneğin Hüsnü Güreli'nin Ankara'ya kadar benim için gelmesi, çok önemliydi. Bu yüzden Beşiktaş'ı tercih ettim.

* Beşiktaş'ta yedek kaldın. Geldiğine pişman mısın?

Kesinlikle pişman değilim. Bazı zamanlar problem yaşayabilirsin, bazen yaşamazsın. Bu hayatta var olan birşey. Beşiktaş'a geldiğim için mutluyum. Buraya gelirken "Büyük kulüpte sıcaklık bulamazsın" dediker. Ama tam tersine beni sahiplendiler. Takım arakadaşlarım, taraftar bana sahip çıktı. Sokağa çıktığımda büyük bir ilgi ve sevgiyle karşılaşıyorum. Evimde gibiyim. Benim için insanların bana bakışı çok önemli. Futbol bir yerde bitecek. Geriye sadece dostluklar kalacak. Bir de sevgi...

* Şu anda mutlu musun?

Hangi futbolcu yedek kalmaktan mutlu olur. Mutsuz değilim ama çok mutlu da değilim. Ben 8 yıl hiç yedek kalmadım. Ama bu benim problemim. Hocanın sistemine yeni yeni adapte olmaya başladım. Uyum sağlayıp sağlamadığıma hocam karar verir. Hiç bir problemim, hiçbir kırgınlığım yok.

* Oruç tutman sorun oluyor mu?

Kesinlikle olmuyor. Lucescu bunun kararını bize bıraktı. "Siz profesyonelsiniz ve kenidinizi biliyorsunuz" dedi. Ben yıllardır tutuyorum. Oruç bana güç veriyor. Tutmazsam kendimi mutsuz ve zayıf hissederim. G.Birliği maçı öncesi iftarı El Saka ile birlikte sandviçle yaptık. Ben etkilenmiyorum ama belki bazı futbolcular fiziksel olarak etkilenebilir. Ancak inancımı yerine getirmenin verdiği güç, açlığın zafiyetinden çok çok fazla... Lucescu'nun yaptığı gibi insanların inisiyatifine bırakmak en sağlıklısı.

 

Karakartal'a devam... Karakartal Mobil Uygulamaları