Bir sezon böyle geçti
İyi ki varsın Galatasaray! Geçen sene Gökhan Zan bu sene de Serdar.
Kaynak : Bugün
Bu sezonki başarısızlığın birçok nedeni var aslında ama Beşiktaş’a geçmeden önce kendimizden başlayalım. Sezon öncesi yazımızda içimiz kan ağlayarak da olsa Fenerbahçe’nin favori olduğunu söylemiş, herkesin favorisi Galatasaray’dan ise ne köy ne de kasaba olur demiştik. Ara transferde en zayıf halkası defans bölgesini Neill ile güçlendiren Galatasaray, Türkiye’yi hiç tanımayan Frank Rijkaard önderliğinde çok kötü bir sezon geçirdi. Belki de sezon öncesi tahminlerimize bizi yanıltmayan bir tek o oldu.
Bursaspor’un şampiyonluğunu ise ne ben, ne ben bu işin kralıyım diyen kimse tahmin edemezdi, hatta son haftaya girilirken kendi camiaları bile ikinciliği kabul etmişken kazandıkları şampiyonluk ve Turkcell Süper Lig’in kaderini değiştirdikleri için kendilerini tebrik ediyoruz. Beşiktaş taraftarı ile yıldızı barışamasa da (fiziğin ana kurallarından biridir, benzer kutuplar birbirini iter), yapı olarak bize benzeşen (hatta zaman zaman taklit ediyor da olsalar), taraftar olarak bu şampiyonluğu hak edecek bir sezon geçirdiler. Onları da ayrıca tebrik ediyorum.
Yine sezon öncesi tahminlerimiz de Fenerbahçe’yi zorlayabilecek takımın Beşiktaş olduğunu söylemiş, yapılabilecek doğru bir 10 numara transferi ile Beşiktaş’ın ipi Fenerbahçe’nin önünde göğüsleyebileceğini tahmin etmiştik. Bu umutlar ile transfer edilen Tabata, bence bu bölgeye uygun olabilecek bir isim olmasına rağmen, sürekli gündemde tutulan transfer ücretinin ağırlığını taşıyamayınca Beşiktaş’a hiçbir faydası olmadı. Sezon içindeki akışta da zaman zaman zirveyi zorlayan Beşiktaş’ı belki biraz da siyah beyaz duygusallığa kapılarak ön plana çıkardık ama hem Mustafa Hoca’nın ve oyuncuların formsuzluğu, hem sakatlıklar hem de trajik hakem hataları ile Beşiktaş maalesef lige erken havlu attı.
Kendi tahminlerim açısından başarısız sayılabilecek bir sezon sonrası Beşiktaş’ın neden başarısız olduğu konusunu biraz mercek atına alalım.
Rüştü: Tecrübeli file bekçisi aslında elinden geleni yaptı diyebiliriz. Rüştü futbolu bırakıyorum diyene kadar Beşiktaş’ın kalesinde kalabilecek kapasiteye ve kaliteye sahiptir.
Hakan Arıkan: İkinci file bekçimiz sıfatında Hakan için aslında alınacak çok yol var. Şu an için asla ama asla Beşiktaş’ın birinci kalecisi olamaz. Yan toplardaki zayıflığı, topu oyuna sokarken hala büyük takım kalecisi olduğunun farkına varamamış oluşu ve cepheden elen topları refleksleri iyi olmasına rağmen tamamen kontrol edemediği durumlarda rakip forvetlerin önüne bırakması en büyük eksileri. Bir kaleci için oldukça iyi bir fiziği ve genç yaşı ile bu eksilerini kapatabilirse belki (bence biraz zor) Beşiktaş’taki ilk isim olabilir.
Ferrari: Transferi yapıldığı zaman ilk birkaç hafta uyum sürecinde bize olumlu sinyaller vermese de, takımı ve ülke futbolu tanıdıkça kalitesini herkese gösterdi. Kafasını sahaya verebilirse Türkiye’nin tartışmasız en iyi stoperidir. Son zamanlarda hakkında çıkan gece hayatı söylentileri beni hiç ilgilendirmiyor, ben sporcunun sahadaki futbol duruşuna ve futbol centilmenliğine bakarım. Saha dışında hiçbir oyuncunun topluma örnek olmak gibi bir görevi olamaz. Pascal’a yapılan oyunların bir benzeri de onun üzerinde oynanıyor, kesinlikle Beşiktaş’ın vazgeçilemez yabancılarından biridir.
Sivok: Ferrari’nin yanında oynadığı zaman çok daha rahat ve verimli oynuyor ama zaman zaman yaptığı kritik hatalar Beşiktaş’ın canını az yakmadı. Toraman’ın olduğu bir bölgede ikinci yabancı hakkını bu bölgede kullanmaya bence gerek yok.
İbrahim Toraman: Cesur yürekli kaptan bence Beşiktaş’ın parlayan yıldızı. Terim döneminde kişisel kaprisler dolayı milli takımdan da uzaklaştırıldı. Tartışmasız Türkiye’nin en iyi yerli ismidir.
İbrahim Üzülmez: İhtiyar delikanlı bu yaşına rağmen yine sahada en çok savaşan oyuncuların başında idi. Gençler ona biraz ayak uydurabilse belki bu sezon bu farklı olabilirdi Beşiktaş için ama olmadı. O da Rüştü gibi futbolu bırakana kadar bu formayı ıslatmaya devam etmelidir.
İsmail Köybaşı: Onun da transferinde ödenen ücret başına bela oldu. Yönetimin hatasının yükü bu çocuğun sırtına kaldı. Defansif olarak çok ciddi eksiklikleri var ama öğrenmeye aç bedenini yetenekli ayakları ile birleştirir ise İbrahim Ağabey’in yerine rahatlıkla doldurabilir.
Ekrem Dağ: Benim bir numaraları adamım. Kimilerine göre yetersiz görünse de hem sağ bek hem sol bek, hem sağ açık hem sol açık hem de ön libero mevkilerinde rahatlıkla oynatabileceğiniz bir oyuncu. Elinde ne varsa takımı için verebiliyor. Bir hocanın takımında Ekrem gibi 2-3 oyuncu olsa, maç içinde hiç oyuncu değiştirmeden istediği kadar taktik varyasyon yapabilir. İyi ki bizimlesin Ekrem.
Ernst: Üstün Alman teknolojisi sezona fırtına gibi başladı ama sonra o da yavaş yavaş takıma uyum sağladı. Temposu son dönemlerde sakatlığının da etkisi ile düşse de orta sahanın bel kemiğidir. Önümüzdeki sezon yabancı hakkımızın birini çok rahatlıkla kullanabilir. Takım da biraz ona uyum sağlar ise sezon başı dönemimi çok rahat yakalar.
Fink: Sınırlı kapasitesini Alman disiplini ile birleştirince takıma katkısı olmadı denemez ama sınırlı yabancı hakkımızın olduğu düşünür ise Ernst yanına alınabilecek bir transfer ya da Necip ile yeri çok rahatlıkla dolabilir.
Necip: Genç kartal daha çok tecrübesiz ama topla olan samimiyeti ve savaşçı kimliği ile Beşiktaş’ın aradığı orta saha olabilir. Daha çok yolu var ama ben de bu çocuk ile çok umut var.
Uğur İnceman: Olsa da olur diyeceğim ama olmasa daha iyi olurdu. Onun gibi daha onlarcası hem altyapıda hem Anadolu’da var. Kesinlikle Beşiktaş’ın oyuncu değil.
Tello: Delgado’nun yokluğunda Tabata’dan da gerekli verim alınamayınca zorunlu olarak sol kanattaki görevini bırakıp göbeğe kaydırıldı. Geçen seneyi mumla arattı ama gerçek yerinde oynar ise kesinlikle Beşiktaş’a çok faydalı olur. Bence kalmalıdır.
Holosko: Sezona çok kötü başlayan genç açık, sakatlık sonrası da bir türlü kendine gelemedi. Yeteneği ve sürati tartışılmaz ama bence yerine daha iyisi bulunabilir.
Delgado: Bir sezondur kenarda beklemiş olsa da ben onu unutmadım. Unutmadım derken katkısından bahsetmiyorum, geçen sene gelen şampiyonluğun onun sakatlandığı döneme denk gelmesi bir tesadüf değildi. Bölgesine gelen alternatifler başarısız olduğu için ve genelde hafızalarımız kısa süreli olduğu için Delgado’nun insanı çıldırtan futbolu unutuldu ve attığı birkaç jeneriklik gol akıllarda kaldı. Kesinlikle gönderilmeli ve transfer bütçesinin önemli bir kısmı ile yerine oyuncu alınmalıdır.
Tabata: Astronomik transfer ücreti bu çocuğu yedi bitirdi. Bu saatten sonra ondan fayda beklemek çok zor gibi gözüküyor.
Nihat: İspanya gol krallarının Türkiye’de şansı yaver gitmiyor. Beşiktaş’ın çocuğu Nihat ilk sezonu oldukça kötü olsa da, bence önümüzdeki sezon takıma katkı sağlayacaktır. Onda hem bu yetenek hem de bu yürek var.
Serdar Özkan: İyi ki varsın Galatasaray! Geçen sene Gökhan Zan bu sene de Serdar. Siz bizi Serdar’dan kurtardınız, Allah da sizi ondan kurtarsın. Teşekkürler…
Nobre: Hep söyledik, Beşiktaş’ın ne golcüsü olabilir ne de başka bir şeyi. Tabata’nın ücretini dillerine dolayanlar nedense Nobre’nin aldığı parayı hiç konuşmazlar. Tek ama tek artısı Türk statüsünde olmasıdır. Ücretinde yapılacak çok ciddi bir revizyon ile (bir de bu çocuğu Ernst’in yanında denemek lazım, en iyi yaptığı işin rakibe baskı olduğu düşünür ise Uğur İnceman’dan kötü olmayacağı kesin) takımda kalabilir.
Bobo: Bobo, Bobo, Bobo. Son yıllarda Beşiktaş aslında en büyük buluşudur. Tek sıkıntısı her zaman kafasını sahaya verememesi ve ileride çok yalnız kalması. Takım iyi giderse, o da yaptığı işten keyif alıyor ve durdurulması imkansız bir hale geliyor. 10 numaraya ve yanına yapılabilecek iyi bir transfer ile Beşiktaş’ın en büyük kozu olur.
SONUÇ
6 yabancının oynayabileceği bir Beşiktaş düşünür isek; 10 numara bölgesine ve sağ kanada yapılacak iki çok iyi yabancı işleri düzene koyabilir. Ferrari, Ernst, Tello ve Bobo’nun yanına gelecek bu iki kaliteli yabancı ayak takımın çehresini ciddi anlamda değiştirir. Basından takip ettiğimiz kadarı ile adı geçen Aurelio transferi de çok yerinde olabilir. Sırası ile Fink, Tabata, Holosko, Delgado ve Sivok gönderilmesi gerekse de 6+2 sistemi gereği istenirse bu beş isimden ikisi takımda tutulabilinir.
NOT:
Çok uzun bir yazı oldu ama yazının yayına gireceği sıralarda Aziz Yıldırım trajikomik açıklamalarda bulunuyordu. Sezonun genel değerlendirmesin de o konulara da değineceğiz ama şimdilik bu kadar.
- Neeee, Bursa’dan gol haberi mi var?
- Evet, Buvsa 2-2 olmuş, Fenev şampiyon… :)
Siyah Beyaz Aydınlık Günlerde Görüşmek ÜzereKarakartal mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
En çok okunan haberler
AVRUPA'DAN FUTBOL

Suudi Arabistan'dan Raphinha için 80 milyon euro!

Schalke, Loris Karius ile nikah tazeledi

Jose Mourinho, Borussia Dortmund'dan istedi!

Atletico Madrid, Sörloth'un bonservisini belirledi!

Rafael Leao'dan Al Hilal'e ret!

Real Madrid'den Calafiori için ilk adım

Nathaniel Brown'a dev kulüpler talip

Arsenal Kenan Yıldız'a talip
Altay Bayındır, Manchester United'a veda ediyor

Acun Ilıcalı, Hull City taraftarlarıyla Antalya'da buluştu!

Manchester City'den Elliot Anderson için 92.5 milyon euro'luk hazırlık!
En çok yorumlanan haberler

















