Kartal gibi olsak
Yazarlarımızdan Özgün Başpınar çalıştırıcımız Carlos Carvalhal'ı sahaya çıkarttığı 11 ile eleştirirken Almeida konusunda önemli noktalara değindi.
20 Şubat 2012 08:29
Maç nerede?
İnönü’de.
Rakip kim?
Gençlerbirliği.
Ligde durum ne?
Play off’a kalıp
biraz olsun şampiyonluk iddiamız olması için galibiyetten başka alternatifimiz yok.
O zaman bu onbir ne?
4 defansın önünde 3 ön
libero, onların önünde Fernandes, uçta da Quaresma ve Almeida!
Kardeşim, bu onbirle deplasmanda Braga maçına çıkılır! Oyunu tutar, kontratak oynar, gol yemeyip sürpriz goller atmaya çalışırsın. O zaman
bu diziliş doğru olur.
Bu sistem orada başarılı oldu diye, İnönü’de Gençlerbirliği karşısına böyle çıkılmaz ki!
Burası İnönü. Burada Beşiktaş Karakartal’a dönüşmeli, rakibi ezmeli, boğmalı, geldiğine pişman etmeli. Taraftar keyifle maç izlemeli, en azından derbi maçlar dışında Kartal rakibini eze eze yenmeli.
Nerdeee?
Hayır, neden korkuyoruz onu anlamıyorum? Neden sezon başından beri böyle sıkıcı oyunlar oynayarak sadece Fernandes – Sivok Yan Top A.Ş. ile gol bulmaya
çalışıyoruz? Neden bu kadar ofansif oyuncuya sahipken rakibin üzerine yağmur gibi yağamıyoruz?
Bakın, sezon başından beri yerin dibine
soktuğumuz Almeida bile, çift forvetli sistemde ne kadar mükemmel bir asistçiye dönüştü! Bu maçta
verdiği nefis tek pasların toplamını, sezonun tüm maçları boyunca vermemiştir. E, koy işte yanına Pektemek’i, Almeida pas versin, Pektemek yazsın, hem oyunumuz güzelleşsin, hem gol sayımız artsın.
Yapmazsan böyle olur işte. Gençlerbirliği gelir, kendi sahanda sana iki tane çakar. O zaman
gözün açılır. Çift forvetli, tamamen ofansif onbire döner, solbekini bile Veli yaparsın. İyi de edersin. O zaman atak oynarız, gol yesek de atarız,
maçı çeviririz. Kadromuz müsait, tribünümüz doğuştan forvet çünkü! Beşiktaş böyle oynamalı, ölümüne
saldırmalı, taraftarını da coşturmalı.
Maçın anafikri buydu. Bir de kısa pasajlar vardı. Olumlulardan başlayalım.
Almeida ve Pektemek İnönü’deki bütün maçlarda çift forvet oynamalı. Çok iyiydiler. İlk kez
Almeida’nın bonservisinin neden o kadar ettiğini anladık. Hızlı kararlarla verdiği tek paslar, dünya çapındaydı. Bitiriciliği ne kadar eksikse
pasörlüğü o kadar fazlaydı. Demek ki ondan bu şekilde yararlanmalı.
Quaresma ilk kez
saçmalamadı. Gereksiz noktalarda, gereksiz top kayıpları yapmadı. Çok mükemmel oynamasa da, maksimum faydayla oynadı. Hep böyle sade ve efektif
oynamalı.
Veli tam bir görev adamı. Nerede oynarsa oynasın, canını dişine takıyor ve yüzde yüzünü veriyor. Sol bekte harikalar yarattı.
Helal olsun. Ben İsmail’e tercih ederim onu…
Gözümüz yollarda beklediğimiz Ersanımız, rezaletti. Maçın başında rakibe yaptığı
asist yetmedi, 90 dakika boyunca sürekli göbekten adam kaçırdı, ıskalar yaptı, ağır kaldı. Bence Carvalhal, onu sol bekte denemeli. Tekniği çok yüksek, mücadeleci de, fakat hamle zamanlaması
zayıf ve kademe anlayışı eksik. Bu yüzden göbekte tehlike yaratıyor. Bunları geçen sene de söylüyordum ama bizim basınımız böyle maalesef. Biraz göze
batan futbolcuyu yere göğe sığdıramıyoruz ve futbolcu da eksiklerini görüp, gidermeye çalışmıyor.
Buna en iyi örneklerden birini de
kalemizde seyrediyoruz. Cenk’e uzaktan baksan, Mike Tyson’ı dövecek gibi duruyor ama her maç ayrı bir pot kırıyor. Kendine güvenin azı da
fazlası da zararlı! Gereksiz yere kendine güvenirsen, böyle hiç pozisyon olmayan bir noktada, altın yumurtlayan tavuk durumuna düşersin. Geçen hafta
iki asist bir gol sunmuştun Sivas’a, Gençler’i de boş geçmedin. Aferin Cenk, sen çalışmayı bırak şişinmeye bak! Zorla kaleci transferi
yaptıracaksın seneye!
Ve Fernandes!!! Tamam kardeşim, haklısın. Türk hakemleri gerçekten rezalet! İşgüzar Barış Şimşek’in önünde 10
dakika dayak yedin, sesi çıkmadı. Sen tepki verince kallavi hesabı cebinden çıkaran garson hızında kartını çıkardı. Herkesin de bir sabrı var tabii
ama hiç mi ders çıkarmıyorsun yaşadıklarından? Türkiye’de hakemler Beşiktaş’a kart çıkarmak için aportta bekliyor! Daha iki hafta önce
aynı şeyi yaşadın, Fener maçında oynayamadın. Şimdi Galatasaray maçında da yoksun! E, ne zaman olacaksın? Ben yönetimin yerinde olsam, sana öyle bir
ceza veririm ki, bir daha rakibin sopayla gelse üzerine yürümezsin!
Şimdi önce Braga, sonra
Galatasaray maçları var. Takımdaki eksikler yavaş yavaş yerine oturacak. Ama iki maçın da telafisi yok. Braga maçında kontrollü ve risksiz, Seyrantepe’de ise galibiyet için oynamalıyız. Carvalhal, onbirleri çok iyi belirlemeli. İyi belirlerse, iki zafer maçıyla moraller yerini bulur, Beşiktaş iki ligde de iddiasını korur.