Seçimdeki oyum kime?
Robinho, Klose, Keane, Adebayor derken bir baktık ki Fatih Tekke imzayı basıvermiş...
02 Eylül 2010 15:49
Kaynak : Bugün
Taraftar ikiye bölünmüş durumda, nerden çıktı Tekke diyenler, yerinde transfer diyenler. Beşiktaş'ta maalesef kutuplaşma son yıllarda zirve yapmış durumda, insanlar neredeyse sadece ben
demiştim bu adamlar iş çıkmaz diyebilmek için beğenmedikleri transferleri kötü çıkması için dua edecek duruma geldi.
Neyse, biz son günün
modası referandum ile devam edelim, herkes bir şekilde oyunu açıklıyor ya, hadi biz de oyumuzu açıklayalım;
Ben Tekke'nin alınmasının doğru
bir seçim olduğunu düşünüyorum.
Neden mi?
1-) Yabancı sınırlamasından kadroyu nasıl kuracağımız şaşırdığımız bu sene, salt Türk
pasaportu olduğu için ilk 11'e yazılan Nobre ile başlamak yerine Fatih Tekke ile de başlayabileceğiz.
2-) Tabii ki, gazetelerde okuduğumuz
dünya yıldızlarının gelmesini ben de isterdim ama bir sene içinde maddi olarak bu kadar açılmanın pek bir anlamı olmayabilirdi, hele hele her
galibiyetin nakit para demek olduğu Şampiyonlar Ligi'nde olmadığımızı da düşünür isek.
3-) Bu sene takımda Q7 gibi bir kanat olduğunu
düşünüp Nobre'nin bile ciddi miktarda gol atacağını düşünüyordum ki, kafasına ve ayaklarına Nobre'den çok daha hâkim Tekke kesinlikle takıma
faydalı olacaktır.
4-) Tekke'ye ödenen rakamları öğrenince, nerdeyse takımda kalması halinde aynı parayı alacak olan Uğur İnceman'ın
takımdan gönderildiğini hatırlar isek, Tekke bedavaya yapılmış bir takviyedir.
5-) Evet, futbolda yaş önemlidir ama salt bir oyuncunun
yaşına bakarak bir transfere hatalı demek bir futbol cahilliğidir ama maalesef ülkemizde sadece yaşı küçük olduğu için genç yetenek diye ortalarda
dolaşan onlarca oyuncu (bkz. Serdar Özkan) olduğunu hatırlar isek, benim için yaş, sıralamada yetenekten ve takıma yapacağı katkıdan sonra gelir.
6-) 100. yıldaki şampiyon kadroyu hatırlayacak olursak, yaşlı takım eleştirileri o takıma da yapılmış ve ilerleyen yıllarda sırf takımı
gençleştirmek adına o güzelim kadro bozulmuştu. Bir takımın yaşı hele hele Türkiye gibi bir ligde yani devamlılığın olmadığı bir ligde benim için
nerdeyse hiçbir şey ifade etmiyor. Her iki-üç sene de bir yapılanmaya giden takımlarımız olduğu için bir takımın yaş ortalamasının bir anlamı
kalmıyor. Özet olarak kimse beni 20 küsür yaşındaki İsmail'in, 40 yaşına merdiven dayamış İbrahim
Üzülmez'in yerine oynaması için şuan ikna edemez.
7-) Olası bir Bobo'nun yokluğunda çok
ciddi bir forvet sıkıntısı yaşayacak olan Beşiktaş için Fatih Tekke çok yerinde bir hamledir.
Takımda kaleye sırtı dönük oynaması bilen tek forvetin Bobo olduğunu da hesaplar isek, transferin
doğruluğunu bir kez daha görmüş oluruz.
8-) Milli takımdaki örgütleşme sonucu hiçbir zaman hak ettiği formayı alamayan Tekke kesinlikle
Türk futbolunun son yıllardaki en değerli santraforlarından biridir. Tabii ki geçen yıllar Tekke'nin yeteneklerinden bir şeyler alıp götürmüştür ama
kimse de ondan çıkıp 34 maç oynayıp 30 küsur gol atmasını beklemiyor. Kulübede oturup sırasını bekleyecek olan Tekke kesinlikle Beşiktaş'a güç katacaktır.
Bu listeyi aslında daha da uzatabiliriz ama bence şimdilik bu
kadarı yeterli. Son dakika yapılan Aurelio ve Tekke transferleri kesinlikle takımdaki ihtiyaç duyulan
kilit iki bölgeyi güçlendirmek adına yapılmış akıllı transferlerdir.
Her transfer illa ki ilk 11'de oynayacak diye yapılmaz, 3
kulvarda hedefleri olan Beşiktaş'ın kulübesinin de güçlü olması çok önemlidir.
Bu sene uygulanan transfer politikası nerdeyse mükemmele yakın hareketlerden oluşuyor. Öncelikle sürekli eleştirdiğimiz ve karşısında durduğumuz
yönetimi tebrik edelim. Önce tribünleri coşturacak isimleri takıma kattılar sonra da acaba tribünden bir tepki gelir mi diye düşünmeden Q7 ve Guti gibi isimlerin ardından Aurello ve Tekke'yi takıma kazandırdılar.
Şu an takımın tek negatif
gözüken yeri uyguladığı ofsayt taktiğidir. Bundan 3 sene geriye gidecek olursak Tigana'da sezona aynı taktik ile başlamış, ilerleyen haftalarda bu
inadından vazgeçmişti, umarım Schuster'de bu anlayıştan kısa sürede vazgeçer. Eğer bir de bu taktikten vazgeçer isek, transfer sezonu bitmesine rağmen
defansa inanılmaz bir transfer (!) daha yapar Ferrari'yi takıma kazandırmış oluruz.
Siyah
Beyaz Aydınlık Günlerde Görüşmek Üzere