Gerekirse Avrupa'ya gitmeyelim
Kulüpler Birliği Başkanı Yıldırım Demirören Türk futbolunun geleceği ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
29 Ocak 2012 10:56
Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali
Aydınlar'ın 58'inci madde, kulüpler arası gerginlikler, Türk futbolunun geleceği ve kendi duygu dünyasıyla ilgili sözleri büyük yankı yarattı.
O açıklamalar, sadece sosyal medyanın 1 numaralı konusu olmakla kalmadı, NTV ve CNN-Türk başta bütün önemli haber sitelerinin de manşetini
süsledi. Bana da gün boyu herkes aynı soruları yöneltti. Başkan gerçekten bırakıyor mu, bu sezon hangi şartlarda tamamlanacak, gelecek yıldan itibaren
kulüplerimizin Avrupa maçları ne olacak ve Türk futbolunun geleceği nasıl şekillenecek? Arayanlar, Federasyon Başkanı Aydınlar'la, Yardımcısı Lütfi
Arıboğan'la, FB Başkan Vekili Nihat Özdemir'le yaptığım görüşmelere ilişkin izlenimlerimi soruyorlardı.
Elbette bu konuya devam
edeceğiz...
Olayın perde arkasını, hiç ara vermeden ortaya çıkarmaya çalışacağız.
Aydınlar'ın ne yapacağına ilişkin görüşümü de
yarın yazacağım.
Bugün söz sırası olayın en önemli taraflarından Kulüpler Birliği'nde...
Başkan Yıldırım Demirören'le konuştum.
Aklımdaki bütün soruları kendisine de yönelttim.
Son zamanlarda Beşiktaş Başkanlığı şapkasının dışında, ayrı bir profille sivriliyor
Demirören. Açıkça ve cesurca inisiyatif aldı. Birkaç kez Başbakan'la da görüştü, sonuç üretti. Siyah Beyazlı camiadan da tepki toplamayı göze aldı.
İşte, Beşiktaş'ın ve Kulüpler Birliği'nin Başkanı Yıldırım Demirören'in AKŞAM'a yaptığı çok tartışılacak açıklamalar:
-
Futbolumuzun bu kaostan çıkabileceğini düşünüyor musunuz?
Evet, bu krizden çıkış var. Benim gördüğüm, herkesin kendi formasını
acilen çıkarması gerektiğidir. Hepimiz taraftara oynamayı bırakalım. Başlangıç bu. Ardından, Türk futbolunu tartışmaya açalım.
-
Zaten o tartışılmıyor mu şu anda?
Hayır, şu anda varsa yoksa 58'inci madde... Puan silme mi küme düşme mi? Fenerbahçe mi Trabzon
mu? Bunlar tartışılıyor. Oysa bu konular talidir. Büyük resim kaçırılıyor.
GEREKİRSE HİÇBİRİMİZ AVRUPAYA GİTMEYİZ
- Peki... Güncel meselede Mehmet Ali Aydınlar'ın durumu önemli. Sizce ne
yapmalı?
Mehmet Ali Bey götürebilecekse götürsün. Götüremeyecekse başka birini bulalım.
- Riskli bir
süreçteyiz, UEFA ile ilişkiler nasıl rayına oturacak, onlar resmin neresinde olacak?
Futbol camiasının ortak kararına göre strateji belirleyeceğiz. Kararlarımızı alacağız. UEFA ile karşı
karşıya geleceksek hep beraber gelelim.
- Peki bu sezon nasıl tamamlanacak?
Bu sezon her şartta tamamlanır. 58
ile ilgili düzenleme zaten federasyonun yetkisinde. Kullanabilir. Mesele Türk futbolunun nereye gideceği... Tek Fenerbahçe değil ki... Futbolumuzun
rotasına bakalım. Suçlu suçsuz avına çıkmanın zamanı değil. Hepimiz yanıyoruz.
- Genel kurul bir kurtuluş formülü gibi
görünüyordu, ne oldu, nasıl tıkandı?
Aslına bakılırsa, çıkacak düzenleme kaostan kurtarmayacaktı. Krizi bitirmiyordu. Eğer orada
kavga patlamasaydı 58 değişirdi. Kavga çıktı, orada bitti, bunu kimse görmüyor. Biz o sabah 9.00'da toplanma kararı almıştık, Mehmet Ali Bey bir saat
gecikti, o da olumsuz etkiledi. 58 geçici bir rahatlıktı, olmadı. Ben diyorum ki gelin futbolu masaya yatıralım.
- Gelinen
noktada, doğru olan nedir, tam yetkili olsanız ne yapardınız?
En doğrusu, mahkeme sürecini beklemektir. İdeal olan bu. Mahkeme
karar versin, boynumuz kıldan ince.
- Yapılabilir mi? 5-6 yıllık bir takvimden bahsediyoruz. Futbolda kanaatle karar verme
uygulaması var...
Önce Türk futbolunu kurtaralım. Gerekirse 1-2 yıl fedakarlık yapalım.
- Nasıl yani... UEFA
hiçbir Türk takımını Avrupa'ya almayabilir...
Mücadele yöntemini belirleriz. Genel kurulda karar alırız. Gerekirse hiçbirimiz
Avrupa'ya gitmeyiz.
- Maddi manevi bedeli var. Siz bunu Beşiktaş kulübü
olarak göze aldınız mı?
En baştan aldık. Mecburiyetimiz olmamasına rağmen kupayı da iade ettik, gerekirse Avrupa'ya da gitmeyelim
diye önerdik.
(Beşiktaş'ın kupayı iade etmesi ve Serdal Adalı'nın yöneticilikten istifa
etmesinin UEFA nezdinde çok olumlu karşılandığını belirtmeliyiz.)
- Ya diğer kulüpler... Uzlaşma sağlanabilir mi?
Tartışalım. Aksi halde böyle giderse Türk futbolu batağa saplanacak ve hiçbirimiz Avrupa'ya gidemez hale geleceğiz. O halde radikal bir adım
atabiliriz.
GALATASARAY SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK MI?
- Galatasaray Sert açıklamalar
yapıyor...
Taraftara oynuyorlar. Galatasaray sütten çıkmış ak kaşık mı? Onlar Türk sporunun, futbolunun içinde değiller mi?
Olgunlaşalım artık. Hepimiz olgunlaşalım. Formaları çıkaralım. Taraftara, futbolcular oynar, taraftara takım oynar, yönetimler değil.
- Son olarak Federasyon Başkanı'nı sormak istiyorum. Genel Kurul'daki konuşmasını siz ayakta alkışladınız. Kendisi son derece dürüst
bir isim olarak biliniyor. Sizin gözünüzde Aydınlar nasıl biri?
Dört dörtlük biridir. Çok iyi niyetlidir. Yıprandım,
yoruldum diyor, çok haklı.
En baştan beri kanaatle karar verebilirdi. Türk futbolunu düşündü, iyi niyetle çalıştı.
Kimse zarar
görmesin diye çabaladı. Ben de ona 50 kere söyledim. 'Sana yazık oluyor, işadamısın, zarar göreceksin. Genel Kurul'a gitme. Gidersen o salonda istifa
etmek zorunda kalabilirsin' dedim. Türk futbolu bugün milat yaşıyor. Kötüden iyiye, krizden istikrara döndürebiliriz. Ben iyimserim ama işbirliği
şart. Korkmayalım.