"Futbolu severek oynuyorum"
Deneyimli futbolcularımızdan Ekrem Dağ, Yavru Kartal dergisindeki iki küçük Beşiktaşlı'nın sorularını yanıtladı.
02 Aralık 2011 11:53
Kaynak : bjk.com.tr
Yavru Kartal Çocuk Kulübü üyelerimiz, futbolcumuz Ekrem Dağ ile röportaj yaptı.
Yavru
Kartal Çocuk Kulübü üyelerimiz Elif Çelik ve Berk Doğan sordu, futbol takımımızın tecrübeli ismi Ekrem
Dağ yanıtladı.
Ben Berk Doğan. 6 yaşındayım. Subaşı İlköğretim Okulu Ana Sınıfı’na gidiyorum. En sevdiğim ders matematik.
Futbol takımımızda en çok Quaresma’yı seviyorum. Yavru Kartal Dergisi’nde en sevdiğim
bölüm ise Resim Yarışması.
Ben Elif Çelik. 6 yaşındayım. Orhan Gazi İlköğretim Okulu Ana Sınıfı’na gidiyorum. En sevdiğim ders
müzik. Futbol takımımızda en sevdiğim futbolcu Ekrem Dağ. Yavru Kartal Dergisi’nde en çok Resim
Yarışması bölümünü seviyorum.
Biz Yavru Kartal Çocuk Kulübü üyeleri olarak tecrübeli futbolcumuz Ekrem Dağ’ı BJK Nevzat Demir
Tesisleri’nde ziyaret ettik. Futbolcu ağabeyimizle sohbet edip, beraber fotoğraflar çektirdik. Daha sonra röportajımıza başladık. İşte
futbolcumuza sorduğumuz sorular ve onun verdiği yanıtlar...
Berk Doğan: Yakında bir oğlunuz olacak. Onun da futbolcu olmasını
ister misiniz? Ailenizde başka futbolcu var mı?
Oğlumun futbolcu olması kendi kararı. Eğer isterse tabii ki desteklerim ama illa
futbolcu olsun diye tutturan babalardan olmak istemiyorum. Çünkü ben de kendim sevdiğim için futbola başladım. Babam da bu kararımdan sonra destekledi
beni. İdmanlara götürdü, çıkışta aldı. Biz 6 kardeşiz ve benden başka futbolcu yok. Hatta sporla alakası olan kimse yok.
Elif
Çelik: Mardin doğumlusunuz ama küçük yaşta Avusturya’ya yerleştiniz. Daha sonra tekrar Mardine gittiniz mi?
Evet, en son
2006 yılında gittim. Ama sadece bir günlüğüne. İlerde daha uzun süre kalıp, orada vakit geçirmek istiyorum.
Berk Doğan:
Annenizin yaptığı, en sevdiğiniz yemek hangisi?
Mumbar. Annem gerçekten çok güzel yapıyor. Şimdiler de genellikle pizza gibi
fast-food tarzı şeyler yiyoruz. Ama annemden bahsedince aklıma hemen mumbar geliyor. Bir de her gün yiyemediğim için, yediğim zamanlar tadı bir başka
oluyor.
Elif Çelik: Neden Avusturya’dan Türkiye’ye dönme kararı aldınız?
Futbol için. Hedefim büyük takımlardan birinde oynamaktı. Bunun için ilk önce Gaziantepspor’a
geldim. 3 sene orada oynadıktan sonra da Beşiktaş’a transfer oldum ve hedefimi gerçekleştirdim.
Berk Doğan: Nasıl iyi
bir futbolcu olabilirim?
Futbolu çok severek oyna. Mahallede arkadaşlarınla ya da bir futbol okulunda olsan bile futbolu çok sev.
O zaman başarılı olursun.
Elif Çelik: Futbola kaç yaşında başladınız?
7-8 yaşlarımda, okul takımlarında
oynamaya başladım. Bir kulübün altyapısına geçtiğimde ise 10 yaşındaydım.
Berk Doğan: 8 yaş futbola başlamak için erken mi
sizce?
Geç bile... Çünkü altyapıyı küçük yaşta almak önemli. Tabii çalıştığınız antrenörlere de bağlı. Ben yurtdışında, çok iyi
antrenörlerle çalıştım ve onlardan çok şey öğredim.
Elif Çelik: Futbolcu olmak için en temel şart nedir?
Arkadaşlarına uymamak. Çünkü bir sporcunun hayatıyla, başka mesleği yapan birinin hayatı farklı olmalı. Bunun arkadaşınızın iyi veya kötü birisi
olmasıyla alakası yok. Sadece dışarda arkadaşlarınızda daha az zaman geçirmeniz gerekiyor, eğer iyi bir futbolcu olmak gibi bir hedefiniz varsa.
Berk Doğan: Türk futbolu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Bence öncelikle altyapı eksikliği var. Ayrıca bir
hedef yakalandığında; medya olsun futbolseverler olsun hemen çok büyük başarılar bekliyorlar. Bu yanlış bence. Halbuki zamana bırakıp, başarıya yavaş
yavaş ulaşmayı beklemek daha mantıklı. Biz bunu yapamadığımız için sıralamada geri kalıyoruz. Çünkü Türk futbolcusu çok yetenekli ama her şeyi bir
günde halletmeye çalışmak her şeyi bozuyor.
Elif Çelik: Beşiktaşla ilk oynadığınız maçta neler hissettiniz?
Benim için çok duygusal bir gündü. Beşiktaşlı olduğum için, inanılmaz güzel duygular hissettim. Daha önce Gaziantepspor’da, Beşiktaş’a
karşı oynamak da apayrı bir tecrübeydi. Ardından tuttuğun takımın formasını giymek herkese nasip olmuyor.
Berk Doğan: Beşiktaş taraftarı Türkiye’nin en büyük taraftarı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Onların önünde oynamak da herkese nasip olmuyor. Onların sayesinde oynadığımız oyundan daha çok zevk alıyoruz.
Elif
Çelik: 17 numaralı formayı giymenizin özel bir anlamı var mı?
Hiçbir anlamı yok. Ama gelecek sezon 47 numarayı giymeyi
planlıyorum. Geçenlerde Mardin Beşiktaşlılar Derneği’nden biriyle karşılaştım. “Seni o kadar seviyoruz, destekliyoruz. Neden plaka
numaramızı formanda taşımıyorsun?” dedi. Daha önce hiç düşünmemiştim ama gelecek sezon yapacağım.
Berk Doğan: Futbolcu
olmasaydınız ne olurdunuz?
Bunun cevabı her sene değişiyor (gülüyor). Şu anda bir dondurmacı dükkanım var. Ayrıca emlak işlerine
de ilgi duyuyorum. Ama küçükken tek hedefim futbolcu olmaktı.
Elif Çelik: En sevdiğiniz futbolcu kim?
Brezilyalı Ronaldo’yu eskiden beri çok beğeniyorum.
Berk Doğan: Takımda en çok kimlerle anlaşıyorsunuz?
Aslında herkesle iyi anlaşıyorum. Ama Almanca konuşabilmem nedeniyle Ernst ve Hilbert’le
daha çok zaman geçiriyorum. Eşim de sadece Almanca bildiği için ailecek görüşüyoruz.
Elif Çelik: Bir maçta yaşadığınız en
ilginç olay neydi?
Gaziantepspor’da oynarken, bir Manisaspor maçında
kırmızı kart gördüm. Aslında adama dokunmadım bile ama televizyondan sanki ona kafa atmışım gibi görünüyordu. Bunun üstüne 4 maç ceza aldım. Hem de
Türkiye’deki ilk maçımdı.
Berk Doğan: İstikrarlı bir futbolcusunuz. Bunun sırrı nedir?
Profesyonel
olmak sanırım. Gece hayatım yok, çok sevdiğim bir ailem var. Ayrıca işimi severek yapıyorum. Ciddiye alıyorum ve istikrarımı bu şekilde koruduğumu
düşünüyorum.
Elif Çelik: Günde kaç saat antrenman yapıyorsunuz?
Gününe göre değişiyor. Kamp olduğu
zamanlarda çift idman yapıyoruz ve 6-8 saati buluyor. Ama normal günlerde 3 saat antrenman yapıyoruz.
Berk Doğan: Futbolu
bırakınca Türkiye’de mi yaşayacaksınız yoksa Avrupa’da mı?
Şimdilik Türkiye diyorum ama gelecek ne getirir bilmiyorum.
Mardin’de de yaşamayı düşünüyorum ama sanırım yaşım epey ilerleyince böyle bir tercih yaparım.
Elif Çelik: Futbol dışında zamanınızı nasıl geçiriyorsunuz?
Diğer işim olan dondurmacı dükkanına
da gidiyorum ama daha çok ailemle zaman geçiriyorum. Beraber yemeğe çıkıyoruz, geziyoruz. Çocuklarımla beraber ormana gidih ata biniyoruz. Tabii
zamanım olursa eğer. Açıkçası şu aralar maç trafiğimiz çok yoğun ve çok fazla kamp yapıyoruz. Bu sebeple boş zamanlarımı daha çok evde geçiriyorum.
Teşekkür eder, başarılar dileriz.