"Dünyanın en iyi taraftarı bizde"
Alman futbolcumuz Michael Fink, tüm karşılaşmalarda aynı ciddiyeti gösterdiğini ve maçı 2-3 gün önceden oynamaya başladığını söyledi.
02 Mart 2010 12:23
Kaynak : Anadolu Ajansı
Takımımızın Alman futbolcusu Michael Fink, tüm karşılaşmalarda aynı ciddiyeti gösterdiğini ve maçı 2-3 gün önceden oynamaya başladığını söyledi.
Michael Fink, Beşiktaş Dergisi'nin mart ayı sayısında yer alan röportajında, her maça
performansını yüzde yüz yaymak istediğini belirterek, ''Benim futbol anlayışım, her maça ayrı ayrı hazırlanmak, her maça yüzde yüz olarak
performansımı yayabilmek. Bu benim profesyonellik ve futbol anlayışım olduğu için tüm maçlarda aynı ciddiyeti gösteriyorum. Tabii ki bazı maçlarda gol
atarak daha çok sivrilebiliyorsunuz ama benim hedefim elimden gelenin en iyisini her maç verebilmek'' dedi.
Maçlara konsantre olmak için
yaptığı özel şeylerin olup olmadığı sorusuna Fink, ''Rakibimizin kim olduğunu ve oyuncularını kafamda canlandırıyorum. Maçı 2-3 gün önceden oynamaya
başlıyorum. Nokta atışı olarak da, maçtan 2-3 dakika önce tam konsantre oluyorum. Hiç kimseyle konuşmuyorum, göz göze bile gelmiyorum, el temasıyla
bile vücuduma kimseyi dokundurtmuyorum'' diye konuştu.
Fink, takımdaki vatandaşı Fabian
Ernst ile Almanya Ligi'nden birbirlerini tanıdıklarını kaydederek, ''Aynı düşünce yapısında oyuncularız. Tabii ki aynı dili konuşmamız da artı bir
etken. Sanıyorum bu nedenlerle başarılıyız. Biz orta saha oyuncularıyız. Ama bilhassa defansif yönümüz ağır basıyor. Öncelikle gol yememeyi hedefleyen
bir yapımız var. Fırsat buldukça da ataklara katılıyoruz. Belki şu oyun tarzımızla ben biraz daha defansif olarak katkı sağlıyorum, Fabian biraz daha
ileriye çıkıyor'' ifadelerini kullandı.
2009-2010 sezonunda Beşiktaş'ın ilk golünü
attığının hatırlatılması üzerine Alman futbolcu, ''Beşiktaş'ta ilk resmi maçımdı. O maçta attığım gol, belki de açıklayamayacağım kadar beni mutlu
etti. Unutamayacağım bir andı'' şeklinde konuştu.
-FENERBAHÇE'YE ATTIĞI GOL-
Fink, ligin ilk yarısında
Fenerbahçe'ye attığı gol için de şunları söyledi:
''Çok önemli bir maçtı. O ana kadar golü bulamamıştık, stresliydi. İkinci yarıydı.
Seyircimiz gol bekliyordu, bizler gol atmak istiyorduk. Öyle bir atmosfer vardı. O anı anlatmak gerekirse de; İbrahim Üzülmez soldan topla geliyordu, ben de pozisyonu takip ediyordum. Sonra bir baktım,
bütün arkadaşlarım markajda ve ben orada boşum. Elimi kaldırdım, Üzülmez de beni gördü. Ortalayınca top öyle bir geldi ki, vurmam gerekiyordu. Ben de
gözümü karartıp tüm konsantrasyonumla vurdum. Takım için de taraftarımız için de çok güzel bir andı.''
O maçta giydiği formayı saklamasıyla
ilgili bir soruya Fink, ''O maçta, o kadar güzel bir ortam vardı ki, formamı anı olarak saklamayı düşündüm. Ömrümün sonuna kadar da saklayacağım''
diye cevap verdi.
Daha önce jübilesini İstanbul'da yaşamak istediğini açıkladığının hatırlatılması üzerine Alman futbolcu, ''Evet, doğru.
Bu düşündüğüm şeylerden biri. Ama hayatımın nasıl değişeceğini, senelerin neler getireceğini bilemiyorum. Burada mutluyum. İstanbul güzel bir şehir.
Her şey bu şekilde devam ederse neden olmasın'' dedi.
Fink, son olarak siyah-beyazlı taraftarlara değinerek, ''Taraftara koşmak, onların
beni, benim onları alkışlamam çok güzel. Zaten her zaman söylediğim gibi dünyanın en iyi, en etkili taraftarına sahibiz'' diyerek sözlerini tamamladı.